Konya Ovası, sonbahar, kış ve ilkbahar aylarında yaşanan yetersiz yağışlar ve yaz aylarındaki aşırı sıcaklıklar nedeniyle ciddi bir kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya. Baraj, göl ve göletlerdeki su seviyeleri kritik seviyelere düşerken, yeraltı su kaynakları da tükenme noktasına yaklaşıyor.
DSİ Verileri Endişe Verici
Devlet Su İşleri (DSİ) verilerine göre, Türkiye'nin en büyük tatlı su kaynağı olan Beyşehir Gölü'nde doluluk oranı geçen yıla göre yüzde 8 azalarak yüzde 55'e geriledi. Su seviyesindeki düşüş o kadar belirgin ki, gölün yüzeyi artık su bitkileriyle kaplanmış durumda. Bölgenin önemli içme suyu kaynaklarından Altınapa Barajı'nda yüzde 25, Bağbaşı Barajı'nda ise yüzde 8 oranında hacimsel azalma yaşandı. Diğer barajlardaki durum ise daha da kritik: Apa Barajı'nda doluluk oranı yüzde 1, Bozkır Barajı'nda yüzde 6 ve İvriz Barajı'nda yüzde 9 olarak ölçüldü.

Uzmanlardan Çölleşme Uyarısı
Konya Teknik Üniversitesi (KTÜN) Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fetullah Arık, içinde bulunduğumuz dönemi "yakın tarihin en kurak dönemi" olarak nitelendirdi. Arık, son 30 yılın en düşük kış ve ilkbahar yağışlarının yaşandığını, yaz yağışlarının ise son 35 yılın en düşüğü olduğunu belirtti. Bu durumun, baraj ve göllerdeki su seviyelerini tehlikeli derecede azalttığını ve bazı su kaynaklarının artık yaşamı bile destekleyemeyecek durumda olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Arık, kuraklığın yanı sıra aşırı sıcaklıkların buharlaşmayı artırdığını ve bu durumun su seviyelerindeki düşüşü hızlandırdığını söyledi. Konya Kapalı Havzası'ndaki yıllık ortalama 380-400 milimetre olan yağış miktarının, bu yıl 300 milimetrenin altına düştüğünü vurgulayan Arık, "Zaten 250 milimetre sınırı artık çölleşmenin sınırı olarak görülür. Yani çölleşmeye doğru yaklaşıyoruz," diyerek ciddi bir uyarıda bulundu. Uzmanlar, yüzyılın sonuna kadar hava sıcaklıklarında 3,5 ila 7 derece arasında artış beklendiğini belirtiyor. Bu da bölge için kuraklık riskinin devam edeceğine işaret ediyor.