Konya
Açık
-1°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
50,1797 %0.00
56,0657 %0.08
6.557,11 %0.01
Konya Postası Gazetesi Konya KONYA MAKAM-I ULEMADIR

KONYA MAKAM-I ULEMADIR

Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi’nin dijital platformda gerçekleştirilen konferanslar serisinin bu haftaki konuğu Prof. Dr. Mehmet İpşirli oldu

KONYA MAKAM-I ULEMADIR
Okunma Süresi: 3 dk

Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi’nin 2022 yılı Konferanslar dizisi hafta sonunda dijital platformlar yapıldı.

Washington’da yaşayan Prof. Dr. Bilal Kuşpınar yönetiminde icra edilen konferansa İstanbul’dan katılan Prof. Dr. Mehmet İpşirli Osmanlı İlmiyesini anlattı.

Prof. Dr. İpşirli’nin biyografisi ve çalışmaları hakkında bilgiler veren Kuşpınar “Kendisinden yakinen istifade ettiğimiz, alanında çığır açan değerli hocamıza teşekkür ediyorum” dedi.

Osmanlı İlmiyesine Konya’nın büyük katkı verdiğini anlatan İpşirli, “Selçuklu devrinde Konya ilmin en önemli merkeziydi. Makam-ı ulema olarak bilinirdi. Birçok âlim orada yetişmiştir. Osmanlı’da da büyük vazifeler almışlardır” tespitinde bulundu.

Prof. Dr. Mehmet İpşirli Osmanlı İlmiyesi’nin çok geniş bir konu olduğunun altını çizerek “Bu konuda en büyük çalışmayı rahmetli İsmail Hakkı Uzunçarşılı yaptı ve büyük rağbet gördü. Üzerinde çalışılmaya değer bir konudur. Hem köklü ve geleneği olan bir devlet, hem de kurduğumuz bütün devletlere baktığımız zaman; Osmanlı İlmiyesinin, ulemasının çok önemli bir yeri olduğunu görüyoruz” dedi. Bu konuda birkaç saha bulunduğuna dikkat çeken İpşirli “Birincisi, İlmiyede aktörler var. Bunların başında ulema gelir. Bunun dışında Osmanlı’nın belli başlı kurumları var; şeyhülislamlık, kazaskerlik başta olmak üzere kadılık, müderrislik bunlardandır. Bir de yerleşmiş olan ilkeler ve yaşanan problemler var. Hiçbir şey planlandığı gibi düzgün gitmiyor. Bununla ilgili çalışmalar var” diye konuştu. Osmanlı İlmiyesi adlı çalışmasının birinci kısımda, aktörlerin en belirgin temsilcisi olan ulema üzerinde durduğunu anlatan İpşirli “Ulema, ilim kökünden geliyor, âlimin çoğuludur. İslâm dünyasına mâl olan kavramlar vardır. Meselâ medrese Arapça da, Farsça da, Türkçede Urducada da aynıdır. Ulema da bu şekildedir. Hatta batı dillerine, İngilizceye giren İslami kavramlar da var. Ulema İslam’ın başlangıcında Kuran’da da bir kaç yerde geçer. Olumlu manada, yer yer eleştirel olduğunu da görüyoruz. İslâm Tarihinin başlangıcında farklı kavramlarda kullanılıyordu. Hadisle ilgilenenler için muhaddis, fıkıhla uğraşanlar için fakih deniyordu. Müfessir, mütekellim gibi kavramlar da vardı. Ulema bütün bunları kapsayan, yaygın kullanılan bir kavramdır. İlim sahibi ve topluma hizmet eden bir zümredir” diyerek sözlerini sürdürdü.

Ulemanın ağır sorumluluklar taşıdığına vurgu yapan İpşirli “Ulemanın en önemli özelliği bildiklerini toplumla paylaşmasıdır. Ulemadan beklenen birinci görev emr-i bil maruf, nehy-i anil münker görevi, yani doğrulukların alabildiğine topluma tanıtılması, toplumun kötülüklerden uzaklaştırılması en temel misyonudur. Bir de ulemadan ilmiyle amil olması beklenir ki bu son derece önemlidir. Zira Peygamber efendimiz ‘Kim bildikleriyle amel ederse Allah ona bilmediklerini de öğretir’ buyuruyor” dedi. (Haber Merkezi)

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız