Recep Taş, Konya İli Kırmızı Et Üreticileri Birliği başkanlığına aday olduğunu açıkladı. Birliğin kurucu üyeleri arasında yer alan ve yaklaşık 20 yıldır başkan yardımcılığı görevini sürdüren Taş, düzenlediği iftar programı ve basın toplantısında adaylık kararını kamuoyuyla paylaştı.

“YAKLAŞIK 20 YILDIR ÜRETİCİLERİMİZİN SORUNLARINI YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ”
Birliğin 2005 yılında kurulduğunu hatırlatan Taş, uzun yıllardır üreticilerin sorunlarını yakından takip ettiklerini belirterek, “Yaklaşık 20 yıldır bu birlik içinde başkan yardımcılığı görevini yürütüyorum. Bu süre zarfında üreticilerimizin sorunlarını yakından görme, çözüm yolları üretme ve sektörümüzün gelişmesi için çalışma fırsatı buldum. Bugün sizlerin huzurunda Konya İli Kırmızı Et Üreticileri Birliği başkanlığına aday olduğumu açıklıyorum.” dedi.
ARTAN MALİYETLER ÜRETİCİYİ ZORLUYOR
Hayvansal üretimin toplumun protein ihtiyacının karşılanması açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Taş, son yıllarda artan maliyetlerin üreticileri zorladığını ifade etti. Yerli üretimin artırılmasının hem üretici hem de tüketici açısından önemli olduğunu belirten Taş, özellikle yem maliyetlerinin üretimin sürdürülebilirliği açısından kritik bir unsur olduğunu dile getirdi.
“TOPLU YEM ALIMLARINDA ÜRETİCİ LEHİNE FİYAT POLİTİKALARI OLUŞTURACAĞIZ”
Başkan seçilmesi halinde üreticilerin maliyetlerini düşürmeye yönelik çalışmalar yapacaklarını belirten Taş, “Yem fabrikalarıyla üretici adına sözleşmeler yaparak toplu yem alımlarında üretici lehine fiyat politikaları oluşturmayı hedefliyoruz. Ayrıca üreticilerimizin karşılaştığı sorunların çözümü için sektör temsilcileriyle iş birliği yapacak, hayvan sağlığı konusunda danışmanlık hizmetleri sunacak ve üreticilerimize yönelik eğitim seminerleri düzenleyeceğiz.” diye konuştu.

“YERLİ ÜRETİMİ ARTIRACAK KALICI POLİTİKALAR ŞART”
Türkiye’de kırmızı et üretiminde ithalatın sık sık gündeme geldiğini ifade eden Taş, yerli üretimi artıracak kalıcı politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. 2010 yılında Türkiye’de yaklaşık 1 milyon 250 bin ton et tüketildiğini, bunun 950 bin tonunun yerli üretimle karşılandığını belirten Taş, o dönemde yaklaşık 300 bin tonluk açığın bulunduğunu hatırlattı.
Bugün ise canlı hayvan ve et ithalatının arttığını belirten Taş, istikrarlı üretim politikalarının uygulanmaması halinde Türkiye’nin dışa bağımlılığının daha da artabileceğini söyledi. Süt üretiminin desteklenmesinin hayvancılık sektörünün sürdürülebilirliği açısından kritik olduğunu ifade eden Taş, “Ana olmadan dana olmaz, dana olmadan et olmaz. Süt üreticisini kaybedersek hayvancılık zinciri de zarar görür.” dedi.

SON İKİ YILDA 3 BİN 500 ÜRETİCİ SEKTÖRDEN AYRILDI
Hayvancılık sektöründe genç nüfusun giderek azaldığını belirten Taş, ekonomik şartlar nedeniyle birçok üreticinin sektörden çekildiğini söyledi. Son iki yılda birlik bünyesinde yaklaşık 3 bin 500 üyenin sektörden ayrıldığını ifade eden Taş, üreticilerin sürdürülebilir şekilde üretim yapabilmesi için maliyetlerin düşürülmesi gerektiğini vurguladı.
2025 yılında yaşanan şap hastalığının da sektörü olumsuz etkilediğini belirten Taş, bazı bölgelerde hayvan kayıpları yaşandığını ve süt üretiminde düşüş görüldüğünü kaydetti.
Taş, konuşmasının sonunda üreticilerin daha güçlü ve sürdürülebilir bir üretim yapısına kavuşması için çalışacaklarını belirterek, “Ben ve yönetim ekibim sahip olduğumuz bilgi ve tecrübe ile üretici kardeşlerimize daha iyi hizmet etmek için bu göreve talibiz.” ifadelerini kullandı.
