Konya
Açık
31°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,7590 %0.06
55,1696 %0.05
6.788,85 %1.26
Konya Postası Gazetesi Konya Konya İnşaat Mühendisleri Odası'ndan deprem uyarısı: Milyonlarca yapı risk altında

Konya İnşaat Mühendisleri Odası'ndan deprem uyarısı: Milyonlarca yapı risk altında

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Erdem Naltekın, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümünde yaptığı açıklamada, Türkiye’de milyonlarca yapının risk altında olduğunun bilindiğini ancak riskli yapıların tamamının tespit edilemediğini belirterek güncel, bilimsel ve kamuya açık yapı envanteri oluşturulması çağrısında bulundu.

Konya İnşaat Mühendisleri Odası'ndan deprem uyarısı: Milyonlarca yapı risk altında
KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 4 dk

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Erdem Naltekın, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmeye devam ettiğini belirterek yapı güvenliği konusunda kapsamlı ve kalıcı adımlar atılması gerektiğini vurguladı.

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde yaşamını yitirenleri rahmet ve saygıyla anan Naltekın, Marmara Depremi’nin Türkiye’nin deprem politikalarının yeniden ele alınması gerektiğini ortaya koyan önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Naltekın, asıl sorunun depremin kendisinden çok, gerekli önlemler alınmadığında yıkıcı sonuçlara yol açan yapı üretimi ve kentleşme anlayışı olduğunu söyledi.

Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaşanan Bingöl, Van, Elazığ, İzmir ve 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin yapı stokunun kırılganlığını bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Naltekın, “Bugün artık soru depremin nerede, ne büyüklükte ve ne zaman olacağı değildir. Asıl yanıtlanması gereken soru şudur: Ülkemizde yapıların birçoğunun riskli olduğunu, büyük bir depremde yapı stokumuzun ağır darbe alacağını biliyoruz ama bu yapıların hangileri olduğunu biliyor muyuz?” dedi.

RİSKLİ YAPILAR BİLİNİYOR, ANCAK TAMAMI TESPİT EDİLEMİYOR

Naltekın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre Türkiye genelinde yaklaşık 36 milyon bağımsız bölüm bulunduğunu, bunların yaklaşık 6 milyonunun risk altında olduğunu ve 2 milyon bağımsız bölümün acil olarak dönüştürülmesi gerektiğinin belirtildiğini aktardı.

Kentsel Dönüşüm Başkanlığının 2025 Yılı İdare Faaliyet Raporu’na da değinen Naltekın, 2025 yılında 6306 sayılı Kanun kapsamında 30 bin 7 yapı için riskli yapı tespiti yapıldığını, bu yapıların 194 bin 381 bağımsız bölüm içerdiğini söyledi. Aynı yıl 11 bin 940 riskli yapının yıkıldığını belirten Naltekın, 2012-2025 döneminde ise 319 bin 551 binada riskli yapı tespiti yapıldığını, 291 bin 144 binanın yıkıldığını kaydetti.

Naltekın, mevcut rakamların Türkiye’nin önündeki dönüşüm ihtiyacının büyüklüğünü ortaya koyduğunu belirterek, “Ülkemizin ihtiyacı, yalnızca riskli olduğu ihbar edilen veya çeşitli çalışmalar sonucunda tespit edilen yapıların kayıt altına alınması değildir. Türkiye’nin bütün yapı stokunun bilimsel, güncel, şeffaf ve sürekli yenilenen bir envanterinin oluşturulmasıdır.” ifadelerini kullandı.

YAPININ YAŞI KADAR GEÇMİŞİ DE ÖNEMLİ

Yapı güvenliğinin yalnızca binanın yapım yılına göre değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Naltekın, yapıların hangi yönetmeliğe göre tasarlandığı, nasıl projelendirildiği ve inşa edildiği kadar kullanım sürecinde taşıyıcı sisteme müdahale edilip edilmediğinin de önemli olduğunu söyledi.

Zemin katlardaki duvarların kaldırılması, kolon ve kirişlere müdahale edilmesi, kaçak kat ve eklentiler yapılması ile kullanım amacının değiştirilmesinin yapı güvenliğini doğrudan etkileyebildiğini belirten Naltekın, yapıların kullanım sürecinde düzenli ve sistematik teknik denetimden geçirilmemesinin önemli bir güvenlik açığı oluşturduğunu ifade etti.

YENİ BİNALAR İÇİN DE ETKİN DENETİM ÇAĞRISI

Mevcut yapı stokunun dönüştürülmesinin yanı sıra yeni yapıların geleceğin riskli yapılarına dönüşmesinin de önlenmesi gerektiğini vurgulayan Naltekın, güvenli yapı üretiminin doğru zemin araştırması, doğru projelendirme, nitelikli malzeme ve uygulama ile etkin yapı denetiminin birlikte yürütülmesine bağlı olduğunu kaydetti.

Naltekın, yapı denetiminin ticari bir faaliyet olarak değil, kamu hizmeti ve yaşam hakkıyla doğrudan ilişkili bir alan olarak ele alınması gerektiğini belirterek proje ve uygulama süreçlerinde mühendislik hizmetlerinin eksiksiz verilmesi, şantiye şefliğinin etkin uygulanması ve yapı denetiminin bağımsız ve etkin hale getirilmesi gerektiğini söyledi.

“ARTIK DAHA FAZLA BEKLEMEK İSTEMİYORUZ”

17 Ağustos 1999’dan bu yana geçen 27 yılın Türkiye’nin deprem gerçeğini anlaması için yeterince uzun bir süre olduğunu ifade eden Naltekın, bilim insanları, mühendisler, meslek odaları, üniversiteler ve kamu kurumlarının yıllardır uyarılarda bulunduğunu belirtti.

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası olarak güncel, bilimsel, şeffaf ve kamuya açık bir yapı envanterinin derhal oluşturulmasını isteyen Naltekın, Ulusal Yapı Stoku Bilgi Sistemi kurulması, riskli yapıların risk düzeyine göre önceliklendirilmesi, dar gelirli yurttaşlara yönelik erişilebilir kamu kaynaklarının sağlanması ve kentsel dönüşümün rant odaklı uygulamalardan çıkarılarak risk odaklı kent ve bölge ölçeğinde yürütülmesi çağrısında bulundu.

Naltekın ayrıca yapıların kullanım sürecindeki güvenliğinin periyodik kontrollerle izlenmesini ve yeni yapı üretiminde proje, uygulama, şantiye şefliği ve yapı denetimi süreçlerinde mühendislik hizmetlerinin eksiksiz verilmesini istedi.

Naltekın, 17 Ağustos 1999’da yaşamını yitiren yurttaşları anmanın en anlamlı yolunun aynı acıların yeniden yaşanmasını önlemek için vakit kaybetmeden harekete geçmek olduğunu vurguladı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız