55 YILLIK BİR DOSTLUĞUN HİKÂYESİ
Dr. Mustafa Güçlü, 1969 yılında Konya Lisesi’nde başlayan ve yarım asrı deviren dostluklarını anlatırken, Dr. Ömer Yıldırım’ın sadece bir hekim değil, bir "Çumra aşığı" olduğunu vurguladı. Yıldırım’ın sporcu, siyasi ve kültürel yönlerine değinen Güçlü, İstanbul’daki öğrencilik yıllarından Kars Kağızman’daki askerlik anılarına kadar pek çok kesiti dinleyicilerle paylaştı.

Güçlü, dostluklarının derinliğini şu sözlerle ifade etti:
“Hayatımızın büyük bir bölümünde dostluğumuz olan bir arkadaşımızı yâd ediyoruz. Ömer, uzun saçlı ve modern görünümlü bir 'Pehlivan' olarak hayatımıza girdi. O günlerin arkadaşlığı ve fedakârlığı başkaydı; çocuklarıyla birlikte zorlu yolları aşıp yanımıza gelmişti. Rabb’im şaka şeklindeki dualarımı kabul etmiş, bizi Kağızman’da da buluşturmuştu.”

"KULAĞINI SÖK DE GETİR"
Hekimlik hayatında hastalarına sadece tıbbi müdahale değil, adeta "psikoterapi" uygulayan Dr. Yıldırım’ın nüktedanlığına dair anlatılan anekdotlar salonu gülümsetti. Güçlü, Yıldırım’ın bir tesisatçıyla yaşadığı meşhur diyaloğu aktarırken şu ifadeleri kullandı:
“Evin musluğu bozulduğunda tesisatçı 'Musluğu sök de getir' diyerek gelmemişti. Gün gelip o tesisatçı hasta oğlu için yardım istediğinde Ömer taşı gediğine koydu ve 'Kulağını sök de getir' diyerek ona unutulmaz bir ders verdi.”

SON YOLCULUKTA ACI TESADÜF
Dr. Ömer Yıldırım’ın vefatından kısa bir süre önce katıldığı bir cenazede sarf ettiği sözlerin adeta bir veda olduğunu belirten Güçlü, "Bir dostuna 'Sıra sende mi bende mi?' diye latife yapmıştı. Aynı gün evinde geçirdiği talihsiz kaza sonucu aramızdan ayrıldı" dedi. Program, merhumun ailesine sunulan kitap takdimiyle sona erdi.