
“BU BİR ÖVGÜ YA DA ELEŞTİRİ KİTABI DEĞİL”
Kitabın çıkış noktasının Konya’nın geleceğine ilişkin bir soru olduğunu belirten Latif Cem Baran, “Bu kitabı kaleme alırken çıkış noktam çok basit ama bir o kadar önemli bir soruydu: Konya 2030 yılında nasıl bir şehir olacak?” dedi.
Baran, kitabın herhangi bir kişi, kurum veya siyasi yapıya karşı hazırlanmadığını vurgulayarak, “Konya 2030 bir övgü kitabı değildir. Bir eleştiri kitabı da değildir. Tam tersine bu çalışma, Konya’nın geleceğini kişilerden ve günlük siyasi tartışmalardan bağımsız biçimde ele alma çabasıdır” ifadelerini kullandı.
Şehirlerin yatırım, üretim, teknoloji, turizm, kültür, nitelikli insan kaynağı ve yaşam kalitesi alanlarında birbirleriyle yarıştığını kaydeden Baran, Konya’nın bu yarışta nerede duracağının bugünden tartışılması gerektiğini söyledi.

“PLANSIZ BÜYÜMEK, GELİŞMEK DEĞİLDİR”
Konya’nın geleceğinde planlamanın önemine dikkat çeken Baran, “Benim temel iddiam şudur: Plansız büyümek, gelişmek değildir” dedi.
Nüfusun, sanayinin ve yatırımların artmasının tek başına yeterli olmadığını ifade eden Baran, bütün bu gelişmelerin ortak ve sürdürülebilir bir planlamanın parçası olması gerektiğini belirtti. Baran, Konya 2030 vizyonunda planlama, demokratik katılım, şeffaflık, hesap verebilirlik, rekabetçi ekonomi ve güven kavramlarını önemsediklerini dile getirdi.
Konya’nın geleceğine ilişkin kararların kent halkının katılımıyla alınması gerektiğini vurgulayan Baran, mühendis, mimar, şehir plancısı, hukukçu ve akademisyenlerin katkısının yanı sıra vatandaşların da karar süreçlerinde paydaş olması gerektiğini söyledi.

“ŞEHİR HAFIZASINI KAYBEDEMEYİZ”
Konya’nın kentleşmeden ulaşıma, lojistikten turizme, iklim ve su yönetiminden kültürel hayata, afetlere hazırlıktan demografik değişime kadar birçok önemli meseleyle karşı karşıya olduğunu belirten Baran, bu konuların birbirinden bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
Konya’nın tarihi ve kültürel kimliğinin gelecek vizyonunun vazgeçilmez bir parçası olduğunu kaydeden Baran, “Dönüşüm adı altında şehir hafızasını kaybedemeyiz. Çünkü tarihi yapılarımız, mahallelerimiz ve kültürel değerlerimiz yalnızca geçmişten kalan eserler değil; Konya’yı Konya yapan değerlerdir” diye konuştu.
Konya’nın üretim, sanayi, tarım, ticaret ve turizm alanlarında güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Baran, ancak bu süreçte şehrin karakterinin korunması gerektiğini söyledi.
Baran, hedeflerinin kültürüne bağlı, tarihini koruyan, güvenli, rekabetçi, şeffaf ve demokratik bir Konya olduğunu belirterek, “Bunun yolu da ortak akıldan, doğru planlamadan ve kararlılıktan geçiyor” dedi.
Konuşmasının sonunda Konyalılara çağrıda bulunan Baran, “Konya’nın geleceğini konuşalım. Farklı düşünelim, farklı öneriler ortaya koyalım, gerektiğinde birbirimize istişare edelim. Ama tartışmamızın merkezinde kişiler değil, Konya olsun. Çünkü Konya hepimizin. Ve Konya’nın geleceği de hepimizin ortak sorumluluğudur” ifadelerini kullandı.