Çelik, mevcut maaş artışlarının gerçek hayat şartlarını karşılamadığını söyledi. KAMU-SEN Konya İl Temsilcisi İsmail Çelik, kamu çalışanları ve emeklilerin yaşadığı ekonomik kayıplara dikkat çekmek amacıyla bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, 2025 yılı enflasyon oranlarıyla birlikte memur ve emekli maaşlarının alım gücünün ciddi biçimde düştüğü vurgulandı. Çelik, resmi verilere göre 2025 yılı enflasyonunun yüzde 30,89 olarak gerçekleştiğini hatırlatarak, “Aynı dönemde memur maaş artışı yüzde 22,5’te kalmıştır. Bu tablo açıkça göstermektedir ki maaşlar enflasyon karşısında erimiştir” dedi.
ENFLASYON FARKI ZAM DEĞİLDİR
Son yıllarda maaş artışlarının sürekli enflasyonun altında kaldığını ifade eden Çelik, enflasyon farkının bir zam olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Çelik, “Enflasyon farkı maaşları sadece gerçekleşen enflasyona eşitleyen bir telafi ödemesidir. Zam ise alım gücünü artırmalıdır. Mevcut sistemde gerçek anlamda bir zamdan söz etmek mümkün değildir” diye konuştu. 2024 ve 2025 yıllarında yaşanan kayıplara dikkat çeken Çelik, maaşların toplamda 18 puanın üzerinde enflasyonun gerisinde kaldığını, bu kayıpların sonradan verilen farklarla telafi edilmeye çalışıldığını belirtti.
MEMURLAR YOKSULLUK SINIRININ ALTINDA
2026 yılının ilk maaşlarının alınacağını hatırlatan Çelik, yapılan artışlara rağmen memur maaşlarının yetersiz kaldığını söyledi. Buna göre, en düşük dereceli bekar memur maaşının yüzde 22,4 artışla 47 bin 500 TL’den 58 bin 200 TL’ye yükseldiğini, ortalama memur maaşının ise yaklaşık 64 bin 100 TL olduğunu ifade etti. “Bugün yoksulluk sınırı 100 bin lira civarındayken, ortalama memur maaşı 64 bin liradır. Bu maaşlarla memurların altı ay boyunca geçinmesi beklenmektedir. Bu, gerçekçi değildir” diyen Çelik, emekli maaşlarının ise açlık sınırının altına düştüğünü belirtti.
EMEKLİLİK SİSTEMİ ÇÖKTÜ
Emeklilik sisteminin 2008 öncesi ve sonrası olarak ikiye bölündüğünü ifade eden Çelik, ek ödeme ve ilave ek ödemelerin emekli aylıklarına yansıtılmamasının sistemi işlevsiz hale getirdiğini söyledi. Özellikle 2023 yılında ödenmeye başlanan ilave ek ödemenin emekli maaşına dahil edilmemesinin büyük mağduriyet yarattığını belirten Çelik, “Bugün en düşük memur emeklisi maaşı asgari ücretin altına düşmüştür. Bu nedenle kimse emekli olmak istememektedir” dedi.
‘VERGİ VE ÜCRET ADALETİ ÇAĞRISI’
Kamu çalışanlarının yalnızca düşük maaş politikalarıyla değil, aynı zamanda ağır vergi yüküyle de karşı karşıya bırakıldığını dile getiren Çelik, gelir vergisi dilimlerinin maaş artışlarının gerisinde kaldığını söyledi.
Çelik, “Gelir vergisi dilimleri ekonomik gerçeklere göre yeniden düzenlenmeli, memurlar için gelir vergisi oranı yüzde 15’te sabitlenmelidir. Vergide adalet olmadan ücrette adalet sağlanamaz” ifadelerini kullandı.
‘EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET SAĞLANMALI’
Kamuda ücret adaletinin bozulduğunu savunan Çelik, aynı işi yapan ancak farklı statülere sahip çalışanlar arasında büyük ücret farkları oluştuğunu, bunun da çalışma barışını zedelediğini söyledi. Yardımcı hizmetler sınıfı, idareciler, öğretmenler, akademisyenler ve uzmanlık gerektiren meslek gruplarının mali ve özlük haklarının iyileştirilmesi gerektiğini belirten Çelik, “Görev, yetki ve sorumlulukla orantılı, bilgi ve tecrübeyi ödüllendiren bir ücret sistemi kurulmalıdır” dedi. Basın açıklamasının sonunda taleplerini sıralayan Çelik, memur ve emekli maaşlarına ek zam yapılmasını ve refah payının kalıcı hale getirilmesini istedi. İlave ek ödemenin ve tüm ek ödemelerin emekli maaşına yansıtılması gerektiğini vurguladı. “Biz enflasyon kadar zammı kabul etmiyoruz. İnsanca yaşam, adil ücret, vergide adalet ve istihdamda güvence istiyoruz” diyen Çelik, yetkilileri çalışan ve emeklileri yoksulluk girdabından kurtaracak sosyal politikalar üretmeye davet etti.