Profesyonel Koç, Kişisel Gelişim Uzmanı Uzman Eğitmen Pınar Yıldız, insanın olduğu her yerde her an iletişimin olduğuna dikkat çekti. Profesyonel hayatta doğru iletişimin temel kurallarını sıralayan Yıldız, “Doğru iletişim dik bir şekilde, göğüs dışarıda, omuzlar dik ve beden dili ile uyumlu olması halinde daha etkili olur” dedi.
İletişim bizim karşımızdaki kişiyi, karşımızdaki kişinin de bizi anlamasına yarayan süreçtir diyen Yıldız, “İnsanın olduğu her an ve her yerde bir iletişim vardır. İki insanın birbirinin farkında olmaya başladığı anda iletişim başlar. İletişim doğumdan itibaren başlar ve yaşamımızın her anında devam eder. Kişi sadece karşındaki veya karşısındakilerle değil kendisi ile de sürekli iletişim halindedir” dedi.
İLETİŞİM BİR BÜTÜNDÜR!
İletişimsizlik diye bir şey yoktur ifadelerini kullanan Yıldız, “İnsanlar her halükarda birbirleri ile iletişim kurarlar. İletişim bir bütündür.(Söz-Ses-Beden Dili). İletişimde ilişki içeriğe anlam katar. Örneğin sabah işe başladınız ve etrafınızdaki kişilere selam verdiniz diyelim. Farkına varıp ta farkında olduğunuzu belirttiğiniz zaman, karşınızdakine şu mesajı vermiş oluyorsunuz sen varsın ve farkına varılmaya değersin. Bu hareket insan olma yönünde ilişkiler geliştirmeye başlar. Bir de bunun tam tersini düşünelim diyelim ki karşınızdakini görmezden geldiniz. Bu da karşınızdakine senin farkındayım ama sana değer vermiyorum demektir. Bu davranışta sizi karşınızdaki ile hasım olma yönünde ilişkiler geliştirmeye başlatır” diye konuştu.
ANLA, ANLAT VE ANLAŞ!
“Kurulan iletişimin kalitesi geliştirilebilir bir beceridir. Kimin söylediği, kim olarak söylediği, ne söylediği ve nasıl söylediği önemlidir” diyen Yıldız, şunları dile getirdi:
“Hayatımızda iletişim kurduğumuz her an ve insanlarla iletişimimizin devam ettiğim tüm alanlarda kendimizi doğru ifade etmeye ihtiyacımız vardır. Biz karşımızdakilerle sadece konuşarak ve sözcükler vasıtasıyla iletişim kurmuyoruz. Vermiş olduğumuz tüm bedensel, sözel davranışlar karşı taraftan da bize aynı şekilde iletişim mesajı olarak geri bildirim yapıyor. İletişimde söz kaynaktan gittiği an itibari ile yüzde 7 etki ediyor. Yani söyleyişte sözcüğün önemi yok mu? tabii ki var. Bunları sözcük anlamından ne kadar güzel söylediğin ve doğru ifade edebildiğin kısmı söylediğimiz sözcükten daha önemli. Sözcüğün doğru ses tonu ve vurgusuyla etkisi yüzde 38 etki ederken, sözcüklerimizin ses tonu ve vurgusuyla verdiğimiz mesajın beden dili ile de uyumlu olması iletişimde yüzde 55 oranında etki etmektedir. Ses tonumuz ve vurgularımız beden dili ile uyuşmuyorsa orada sıkıntı var demektir. Peki nasıl uyuşur? Daha dik bir şekilde, göğüs dışarıda, omuzlar dik ve beden dili ile uyumlu olduğu noktada doğru iletişime geçmiş olunur. İki insan birbirinin farkına varmaya başladığı andan itibaren gözden, kulaktan, burundan, dokunmadan her iki tarafa da bir sürü mesajlar gelir. Temiz bir yüz görüntüsü, sıcak bir gülümseyiş, uygun kıyafet, sağlıklı tokalaşmak, doğru vücut duruşu karşımızdakine güven hissi uyandıran etkenlerdir. İletişimin ön koşullarından biri de dinlemenin önemini kavramak ve gereklerini yerine getirmek yönünden davranışlar sergilemektedir. Sağlıklı bir iletişim için önce anla, anlat ve anlaş.” (Fatih ERSOY)