Konya
Az bulutlu
5°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
50,1575 %0.20
55,9367 %-0.62
6.556,39 %-0.60
Konya Postası Gazetesi Konya İkinci büyük problem Hindutva’dır

İkinci büyük problem Hindutva’dır

Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi’nin düzenlediği konferansta, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Selim Argun Dünya Müslümanlarının sorunlarını anlattı.

İkinci büyük problem  Hindutva’dır
Okunma Süresi: 4 dk

TYB Konya Şubesi Başkanı Ahmet Köseoğlu kültürel hayatın kesintiye uğramaması gerektiğine inandıklarını belirterek “Bu düşüncemizden hareketle, 15 yılı aşkın zamandır yaz aylarında da faaliyetlerimizi ısrarla yapıyoruz. Kültürel hayatın, sosyal ve içtimai hayatın bir kesintiye uğramaması gerektiğini düşünüyoruz” dedi. Konya İl Müftüsü Doç. Dr. Ali Öge ise TYB Konya Şubesi’nin sene boyunca güzel faaliyetlerini devam ettirdiğine vurgu yaparak “TYB programlarında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu programlar sadece Konya kültürüne ve ilmine bir değer katmakla kalmıyor; bugünkü programın başlığında da anlaşılacağı üzere Dünya Müslümanlarına, Dünya insanlığına, Dünyanın tamamına katkı sunan bir etki alanına sahip oluyor” şeklinde konuştu. Açılış konuşmalarının ardından Ali Tos Hoca Hocaefendi Aşr-ı Şerif Tilavet etti.

ARGUN: TYB KONYA BU İŞİ ÇOK İYİ YAPIYOR

Doç. Dr. Selim Argun sözlerine TYB Konya Şubesi’nin organizasyon kabiliyetini överek başladı ve şunları söyledi:  İki hususta teşekkür ederek başlamak istiyorum. Birincisi; böylesine önemli bir konuyu, ulus devlet kalıplarıyla düşünmeye başladığımız bir zaman diliminde yeniden bir ümmet vizyonuyla hasbihal etmek üzere gündemlerine aldıkları için TYB Konya Şubesi’ne teşekkür ediyorum. İkincisi de; işini çok sıkı tuttuğu, işini iyi takip ettiği ve bu işleri önem vererek organizene ettiği için de TYB yönetimine teşekkür ediyorum. Bizler görevimiz gereği yurt içinde yurt dışında konuşmalara davet ediliyoruz. TYB Konya Şubesi yaklaşık 7-8 ay öncesinden başlayıp periyodik olarak programı hatırlattı, gerek lojistik anlamda gerekse muhteva açısından disiplinli bir şekilde bu işi organize etti. Tarihte İslâm'ın varlığına kasteden büyük meydan okumalar olmuş; Haçlı savaşları Moğol istilaları, 19 yüzyıl sömürge dönemi gibi. Bunların hepsine karşı İslâm medeniyeti bir duruş ortaya koymak suretiyle, ulemanın bu problemleri iyi okuyabilmesi algılaması neticesinde varlığına kasteden fiziki olarak İslâm medeniyetini ortadan kaldırmak isteyen her türlü saldırıya cevap verebilmiş. Bugün de aynı şey geçerli. Günümüzde Müslümanların yaşadıkları meydan okumaları bir gözden geçirelim; bunların bir kısmı medeniyet içi meydan okumalar, bir kısmı da medeniyet dışı meydan okumalardır. Yani bir kısmı hariçten gelen tehlikeler, bir kısmı da bizim kendi içimizdeki problemlerdir. En önemlisi İslâm karşıtlığı problemidir. İslamofobi ifadesi tam olarak İslâm karşıtlığını ifade etmiyor. Çünkü İslâmofobi ifadesi, korkulması normalmiş gibi görünen fobilerden üretilmiştir. Amerika’da Cair Amerika adlı bir düşünce kuruluşu var.  Bu kuruluş, geçen yıl Amerika'da bine yakın kuruluşun İslâm karşıtlığı faaliyeti yaptığını tespit etmiş. Bunların arasında üniversiteler, büyük medya outletleri, düşünce kuruluşları, görsel medya şirketleri ve sosyal medya şirketleri de var. Peki, bu kuruluşların bütçesi ne kadar? 100 milyar dolar. Peki, bu fonu kim neden İslâm aleyhine faaliyet yapmak üzere fonluyor?  Bu önemli bir sorudur. Bunların ürettikleri işlem hacmi de bir buçuk milyar dolar. Sadece Amerika'dan bahsediyorum.  Neden ve kimler İslam karşıtlığından besleniyor? Bu işten kim istifade ediyor? Avrupa'da Fransa DEAŞ’a en fazla militan gönderen ülke ve Fransa'da 10 milyon Müslüman var. Yani Avrupa'da bir numaralı ülke. “DİB Avrupa'ya İmam göndermesin” diye bize açık açık söylüyorlar. “Bizim sadece Almanya'da bin tane camimiz var. Bu camilere Türkiye'den imam göndermezsek buralarda kim imamlık yapacak? İşte selefi ve vahhabi çizgideki insanlar gelecek, oradaki gençlerin aklına girecek; bunlardan bir kısmı Fransa'da olduğu gibi şiddeti referans alan terör örgütlerine katılacak. Bu sizin iç güvenliğinize halel getirecek. Diyanetin varlığı sizin din güvenliğinizin ve toplumsal güvenliğinizin bir sigortası, bunu neden görmek istemiyorsunuz?” diyoruz. “Biz bunu görüyoruz, ama sizin İslâm yorumunuz, sizin siyasi duruşunuz bize göre daha tehlikeli” diyorlar. “Siz iddia sahibi bir ülkesiniz. O iddianızdan dolayı bize göre DEAŞ’a katılanlardan daha tehlikelisiniz” diyorlar.” (Haber Merkezi)

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız