Konya
Açık
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,2009 %0.06
55,0419 %-0.67
6.512,28 %-1.08
Konya Postası Gazetesi Konya İftar davetlerinde iki farklı yöntem vardı

İftar davetlerinde iki farklı yöntem vardı

Osmanlı döneminde iftar davetlerinde iki farklı yöntem görülürdü

İftar davetlerinde iki farklı yöntem vardı
Okunma Süresi: 2 dk

Bunlardan ilki yardımlaşma amaçlı konak davetleridir. Konak davetleri sadrazamların, şeyhülislamların ve zengin ahalinin oluşturduğu bir ramazan geleneğidir. Bu davetler kapıları herkese yani davetli-davetsiz, zengin-fakir, tanıdık-tanımadık ve hatta gayrimüslimler açık konaklarda gerçekleşirdi.

Gerard Nerval, Doğuya Seyahatinde İstanbul’un İftar davetleriyle ilgili gözlemlerini şöyle açıklar;

Ramazan’da herkes her eve girebiliyor ve orada yenilen yemekleri yiyebiliyordu.

Fakir ve zengin bütün Müslümanlar güçleri nispetinde bu dini görevi yerine getirmeye çalışıyordu.

Üstelik evlerine gelen kişilerin Müslüman olup olmadıklarına da bakmıyorlardı. ” .

Bir diğer davet geleneği de konaklar dışında orta halli ailelerin iftar misafirleridir.

Normal bir ailede iftar yemekleri bol yapılırdı.

Bunun nedeni iftara kaç kişinin geleceğinin belli olmamasıdır.

İFTAR SAATİ YAKLAŞTIKÇA

TANRI MİSAFİRİ DÜŞÜNÜLÜRDÜ

Tıpkı konaklardaki gibi iftar saati yaklaşınca gelebilecek tanrı misafirleri düşünülürdü.

Artan yemeklerde yine ihtiyaç sahiplerine dağıtılırdı. Ev davetlerini önemli kılan bir diğer gelenek usta-çırak ilişkisinin görülmesidir.

Günümüz sanayisinin olmadığı Osmanlı döneminde mesleki ustalar toplumda ön plana bulunurdu. Çıraklar ramazanda ustalarını muhakkak iftara davet ederlerdi. Ustaların da bu daveti kabul ederek çırağının evinde oruç açması beklenirdi.

Bunun dışında devlet dairelerinde çalışanlar için kurum müdürlerini veya daha üst mertebeden çalışanları iftara çağırmak önemli bir gelenekti.

Günümüzde usta- çırak ilişkisinin zayıflaması ve devlet dairelerindeki ast-üst ilişkilerin resmileşmesi samimiyeti ortadan kaldırarak ramazanda iftara davet etme geleneğini zedelemiştir.

Ancak bu geleneğin tamamıyla yaşatılmadığını söylemek mümkün değildir.

TOP ATIŞI

BAYRAMLARDA GEMİLERDEN GÜNDE BEŞ VAKİT TOP ATIŞI YAPILIRDI

Kurban ve Ramazan bayramlarında gemilerden günde beş vakit top atışı yapılırdı.

Ayrıca Ramazan günleri de Anadolu Hisarından ezan, iftar ve imsak vakitlerinin ilanı için top atılırdı.

Top atışı geleneği Osmanlı için zamanla ekonomik bir yük olmaya başlamıştır.

Cumhuriyet döneminde de devam eden gelenek bugün eski canlılığını yitirmiştir.

Ramazan’ın gelişini, namaz vakitlerini ve oruç vakitlerini bildiren top atışlarına günümüzde ihtiyaç kalmamıştır.

Günümüzde takvimsel hesaplamalar sayesinde bahsedilen vakitler önceden belirlenmekte ve teknolojik gelişmelerle birlikte insanların haber alamama durumları ortadan kalkmıştır.

Günümüzde yapılan top atışlarının yoğunluğu en aza inmiştir.

İftar vakitleriyle sınırlandırılan bu atışlar geleneği yaşatmak adına usulen devam etmektedir.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız