Dokumacılık çok eski sanatlardan biridir. İlk insanlar vücutlarını dış etkenlerden korumak için hayvan derilerini kullanmışlardı. Önce hayvan postları ve deriyle daha sonra da bitki sap ve lifleriyle dokuma yapmayı öğrenmişlerdir. Bitki saplarıyla başlayan dokumacılık, yün ve pamuktan dokumalarla günümüze kadar gelmiştir. Gerçekten de dokumacılık, insanların üzerinde çalıştıkları en eski işlerden birisidir. Türkiye’ye model olmuş değerli bir marka olan KOMEK’te ise dokumalar; Karapınar, Sille, Ladik ve Sızma başta olmak üzere farklı motif, renk ve çözgülerle yöresel/ serbest kompozisyonda ihraç ediliyor. Kök boyalarla renklendirilen dokumalar Ertuğrul Gazi Kurs Merkezi’nde dokuma tezgahlarında işlenerek, çeşitli yörelerden gelen taleplere açılıyor.
Halı Atölyesi sorumlusu Ümmühan Aksel, atölyenin çalışma koşullarını açıkladı. Aksel, “2013 yılından itibaren çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Öğrencilerimiz yaptıkları işlerden metrekare hesabıyla ücretlerini alıyorlar. 25 kursiyerle çalışmalara başladık. Yarısını istihdam ettik, yarısını da sigortalı bir şekilde devam ettik. Şu an 6 çalışma arkadaşımızla dokumaları yapıyoruz. Arkadaşlarımız ilk önce tezgahı tanıyarak başlıyor. Sonrasında da dokuma sanatının püf noktalarını onlara gösteriyoruz. Düğüm atma, düz atkı vurma, ters atkı vurma, kesme gibi noktaları detaylı şekilde öğreniyorlar. Bende onlara yardımcı oluyorum. 2 aylık bir eğitimden sonra düzenli olarak çalışmaya devam ediyorlar. Bir halının dokunma süresi 15-20 gün aralığında değişiyor. Kilimde bu daha az sürebiliyor” diye konuştu.
“UZUN SÜRE DOKUMA YAPMAK BANA ÇOK ŞEY KATTI”
Ümmühan Aksel, şöyle konuştu; “Çocuk yaşlardan beri dokumacılıkla uğraşmayı seviyordum. Sonrasında bunu meslek haline getirdim. 30 yıldır bu alanda çalışıyorum. Gerekli belgelerimi aldıktan sonra atölyede eğitmen olarak göreve başladım. Uzun süre dokuma yapmak bana çok şey kattı. İşimi seviyorum”
Halıların pazarlanmasına yönelik, Aksel, “Sipariş üzerine çalışmalarımız oluyor. Müşterilerimiz, renk, desen, şekillerini seçiyor bize bildiriyor. Bizlerde talep üzerine halılarımızı dokuyoruz. Müşterilerin taleplerine karşılayabilmek adına sıcak satışlar bizim için daha avantajlı çünkü müşterilerin ne istediğini birebir öğrenebiliyoruz ve karşılayabiliyoruz” diye konuştu.
“KİMYASAL BOYA KULLANMIYORUZ”
Dokumacılığın kaybolmaya yüz tutmuş bir meslek olmaya başlamasından yakınan Aksel, artık makine halılarının kullanıldığını ve dokuma halıların pek tercih edilmediğini söyledi. Ürünlerin sağlık açısından güvenirliğine dikkat çeken Aksel, “İplerimiz tamamen yünden oluşuyor. Kimyasal boya kullanmıyoruz.
“YURT DIŞINA AÇILMAYI HEDEFLİYORUZ”
Kök boya kullanmaya özen gösteriyoruz. Sağlığa uygun ürünler ortaya çıkarıyoruz” dedi.
Son olarak Halı Atölyesi için hedeflerinden bahseden Aksel, “Yurt dışına açılmayı istiyorum. Daha çok öğrencimizin çalışmasını ve her il ve ilçemizde böyle kurs merkezleri açılmalı” açıklamalarında bulundu.
“KADINLARIMIZ ÇALIŞARAK EKONOMİYE DESTEK OLUYOR”
Kurs çalışanlarından Firdevs Alp, 3 yıldır halı dokuma yaptığını ve kurs eğitmenlerinin gözetiminde deneyim elde ettiğini söyledi. Alp, “Kilim dokumak bana zevk veriyor. Elimizde bir meslek oldu. Sürekli gelmeyi istiyorum. Burada keyifli vakit geçiriyorum. Çok rahat çalışma ortamımız var. Aile gibiyiz. Belediyemizin çalışmalarından da çok memnunum. Kadınlarımız çalışarak ekonomiye destek oluyor. Bununla gurur duyuyorum” dedi.
“BURADAKİ BULDUĞUM AİLE ORTAMINI BAŞKA YERDE BULAMADIM”
Emine Önder, atölyede çalışmadan önce farklı işlerde görev aldığını belirterek, “Burada bulduğum aile ortamını başka yerde bulamadım. Birden fazla işte çalıştım ama burası hem keyifli hem de bana terapi gibi. Bu tür merkezlerin sayısı çoğalsın. Kadınlarımız iş hayatına atılsın. Bende komşularımın tavsiyesi üzerine geldim. İyi ki gelmişim diyorum. Herhangi bir eğitimim olmadan hocamın sayesinde deneyim elde ettim. Çalışma şartlarımız çok uygun. Aileme rahatlıkla vakit ayırabiliyorum. Sağlığım elverişli olsaydı halı-kilim üzerine bir atölye açmayı isterdim. Çünkü bu tarz şeylerde devletimizden destek geliyor. Bu benim hayalimdi her zaman ama burada olmaktan çok mutluyum” diye konuştu.
“16 YILDIR BURDAYIM KOPAMIYORUM”
Kurs çalışanlarından Fatma Köse, “16 yıldır çalışıyorum. Buraya geldim hoşuma gitti ve çalışmaya devam ettim. Herhangi bir deneyimim yoktu. Burada deneyim elde ettim. Kısa süreli bir eğitimden sonra kendime ait bir tezgahım oldu. Hocamızın sayesinde de kolay bir şekilde işi kavradım. İlk yıllarda çalışma alanında kendime güvenim yoktu. Şu an ise istediğim desende, şekilde ürün çıkarabiliyorum. İşimi severek yapıyorum. İş arkadaşlarımla olan aramızdaki ilişki sayesinde buradan kopamıyorum. Çalışma ortamımız çok rahat bu anlamda belediyemizin çalışmalarını tebrik ediyorum. Kadınlarımız evde oturmasın. Çalışma hayatına atılsınlar. Bu sayede de hem belediyemize hem devletimize katkıda bulunsunlar” dedi.
Atölyenin en genç çalışanı Merve Sarı (23), “Öncesinde herhangi bir deneyimim yoktu. Burayı tercih etmemdeki ilk etken, kendi ayaklarımın üzerinde durarak deneyim elde etmekti. Sonrasında buraya alıştım ve aile gibi olduk. Kadınlarla çalışmak çok rahat. İstediğim gibi hareket edebiliyorum ve çalışıyorum. Hayalimde öğretmen olmak vardı. Bunun için çabalıyorum, aynı zamanda çalışıp kendi paramı kazanıyorum. Kadınlara yönelik oluşturulan bu merkezler çok güzel. Her biri yeteneklerinin farkına varıyorlar. Halı modeline odaklandığımda her sıkıntımı unutuyorum. Çalışmak bana terapi gibi geliyor. Ailemde bu konuda çok mutlu. Burası bana iyi geliyor. Çalışmayı seviyorum” açıklamalarında bulundu.
Hatice Altınkeser, “Halı dokumak bana çok iyi geliyor. Küçük çocuğum var. Bu yüzden her yerde çalışamıyordum. Buradaki şartlar o kadar uygun ki çocukla ilgilenmek eskisi gibi zor olmuyor. İşe başlayan bir daha bırakamıyor. Aile ortamı oluşturduk ve çok mutluyum. Gittiği yere kadar devam etmek istiyorum. bize bu imkanı sağlayan herkese çok teşekkür ederim” dedi. (Salih GEÇER - Hamide YILDIRIM)