Konya
Açık
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,6052 %0.08
55,7200 %-0.05
6.574,04 %0.01
Konya Postası Gazetesi Konya HİSDER’den Mehmet Akif İnan’a Anlamlı Vefa

HİSDER’den Mehmet Akif İnan’a Anlamlı Vefa

Hikmet İlim ve Sanat Derneği (HİSDER) tarafından düzenlenen Pazartesi Toplantıları’nda, Türk edebiyatı ve düşünce hayatının önemli isimlerinden Mehmet Akif İnan anıldı.

HİSDER’den Mehmet Akif İnan’a Anlamlı Vefa
KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 5 dk

Hikmet İlim ve Sanat Derneği’nin (HİSDER) Karatay Belediyesi Şemsi Tebrizi Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirdiği Pazartesi Toplantıları’nın bu haftaki konuğu, Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hikmet Salahaddin Gezici oldu. Doç. Dr. Gezici, slayt sunumu eşliğinde gerçekleştirdiği konuşmasında, 6 Ocak 2000 tarihinde vefat eden şair, yazar, öğretmen ve sendikacı Mehmet Akif İnan’ın fikri mirasını, edebiyat anlayışını ve sendikal mücadelesini dernek üyeleriyle paylaştı.

"MEHMET AKİF İNAN SÖZLERİNİ EYLEM SAFHASINA KOYMUŞTUR"

Mehmet Akif İnan’ın kendisinin de isim babası olduğunu ve yetişmesinde büyük etkisinin bulunduğunu belirten Doç. Dr. Hikmet Salahaddin Gezici, İnan’ın medeniyet vizyonunu şu sözlerle aktardı:

"Türk edebiyatında ‘Yedi Güzel Adam’ adıyla anılan edebî çevre içinde yer alan Mehmet Akif İnan, yalnızca şiirleri ve yazılarıyla değil; kültür, inanç, tarih ve medeniyet üzerine geliştirdiği duyarlılıkla da yakın dönem düşünce hayatında önemli bir yer edindi. O, sözlerini eylem safhasına koymuş bir münevverdir. Medeniyeti geçmişten devralınan bir miras olmanın ötesinde; insanın kendisini, toplumunu ve dünyayı anlamlandırma biçimi olarak değerlendiren bir fikir çizgisinin temsilcilerinden biri oldu. İnan’ın şiirlerinde gelenek, aşk ve manevi arayış; düşünce yazılarında ise kültürel kimlik, eğitim, tarih bilinci ve aydının sorumluluğu ön plana çıktı."

ŞANLIURFA’DAN FİKİR DÜNYASINA UZANAN BİR ÖMÜR

Ataları 6 asır önce Konya’dan Urfa’ya göç eden Mehmet Akif İnan’ın 1940 yılında Şanlıurfa’da doğduğunu hatırlatan Gezici, Urfa’nın kültürel ikliminin usta kalemin düşünce dünyasını şekillendirdiğini ifade etti. Gezici, konuşmasında İnan'ın yetişme sürecine ilişkin şunları söyledi:

"İnan'ın hayatı, yalnızca bir edebiyatçının yetişme süreci olarak değerlendirilmemelidir. Onun hayatı, Türkiye'de gelenekle modernleşme arasında ilişki kurmaya çalışan, kültürel kimlik meselesini önemseyen ve aydının toplumsal sorumluluğunu öne çıkaran bir kuşağın hikâyesidir. Lise öğrenimini Kahramanmaraş'ta tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu ve öğretmenlik mesleğine yönelerek farklı eğitim kurumlarında görev yaptı. Bu süreçte hem öğrencileriyle doğrudan bağ kurdu hem de edebiyat ve düşünce alanındaki çalışmalarını sürdürdü."

"EĞİTİM, MEDENİYETİN GELECEK KUŞAKLARA AKTARILMASIDIR"

Mehmet Akif İnan’ın eğitimci kimliğinin, şairliği ve yazarlığı kadar kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Gezici, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Edebiyat, öğrencinin dünyayı algılama biçimini geliştiren, insana farklı hayatları tanıtan ve tarihsel hafızayı canlı tutan bir eğitim aracıdır. Bir öğretmenin etkisi, sınıfta anlattığı konularla sınırlı kalmaz; öğrencilerine kazandırdığı okuma alışkanlığı, düşünme biçimi ve kültüre yaklaşımı uzun vadeli bir etki oluşturur. Mehmet Akif İnan, eğitim sisteminin genç kuşaklara yalnızca mesleki bilgi kazandırmakla yetinmemesi, aynı zamanda tarih bilinci ve kültürel birikim konusunda da sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savunmuştur."

EDEBİYATTAN SENDİKACILIĞA UZANAN MÜCADELE

Aynı zamanda Eğitim-Bir-Sen Konya 2 No'lu Şube Başkan Yardımcılığı ve Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdür Yardımcılığı görevlerini yürüten Doç. Dr. Gezici, Mehmet Akif İnan’ın 1992 yılında Eğitim-Bir-Sen’in kuruluşuna öncülük ettiğini ve Memur-Sen’in teşekkül sürecinde etkin rol oynadığını kaydetti. İnan’ın sendikacılık anlayışının sadece ekonomik haklarla sınırlı olmadığını vurgulayan Gezici, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Mehmet Akif İnan geride yalnızca şiirleri ve eserlerini değil, eğitim çalışanlarının haklarını savunmayı medeniyet ve sorumluluk bilinciyle birleştiren güçlü bir sendikacılık mirasını da bıraktı. İnan’a göre sendikacılık; çalışanların onurunu korumak, dayanışmayı güçlendirmek ve millî-manevi değerler doğrultusunda bilinçli bir toplum oluşturmaktır. Öğretmen, yalnızca ders anlatan kişi değildir; dilin, kültürün, düşünme biçiminin ve toplumsal sorumluluğun yeni kuşaklara aktarılmasında kilit rol oynar."

"EDEBİYATI BİR MEDENİYET MESELESİ OLARAK GÖRDÜ"

İnan'ın Hicret, Tenha Sözler ve Edebiyat ve Medeniyet Üzerine gibi temel eserlerine de değinen Gezici, şairin gelenekten kopmadan bugünün insanına ulaştığını belirtti:

"1991'de yayımlanan Tenha Sözler ve Hicret gibi eserleri şairin edebî kimliğini anlamak bakımından büyük önem taşır. 'Edebiyat ve Medeniyet Üzerine' eseri ise edebiyatın toplumsal ve kültürel birikimle ilişkisini değerlendirmek için temel bir kaynaktır. İnan'ın şiirlerini önemli kılan, bireysel duygularla kültürel hafıza arasında kurduğu bağdır. Bir fikir adamının gerçek mirası, yalnızca adının yaşatılmasıyla değil, ortaya koyduğu düşüncelerin yeni kuşaklarda oluşturduğu etkiyle güçlenir."

"KUDÜS ŞAİRİ" OLARAK ANILDI

Mehmet Akif İnan’ın Filistin meselesine ve Kudüs’e olan hassasiyeti nedeniyle "Kudüs Şairi" olarak nitelendirildiğine dikkat çeken Doç. Dr. Hikmet Salahaddin Gezici, toplantıda İnan’ın ünlü "Kudüs" şiirini seslendirdi. Medeniyet duruşunun haksızlıklar karşında tavır almakla ölçüldüğünü vurgulayan Gezici, 1940 yılında Şanlıurfa’da başlayıp 60 yıllık ömrün ardından yine Şanlıurfa’da tamamlanan merhum İnan’ın ruhuna Fatiha okuyarak sunumunu bitirdi.

Soru-cevap bölümünün ardından programın sonunda, HİSDER Başkanı Prof. Dr. Önder Kutlu, Ali Osman Mermer ve Mevlüt Küçükbarutçu tarafından Doç. Dr. Hikmet Salahaddin Gezici’ye günün anısına dernek plaketi takdim edildi. Anma etkinliği toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız