Konya
Kapalı
1°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,5511 %0.03
51,4620 %0.05
6.807,74 % -1,48
Ara
Konya Postası Gazetesi Konya HİSDER Pazartesi Toplantısı'nda Saniye Uçar

HİSDER Pazartesi Toplantısı'nda Saniye Uçar

Konya’da düzenlenen HİSDER Pazartesi Toplantıları’nda konuşan Sanat Tarihi Uzmanı Sariye Uçar, Karabağ aşiretinin Anadolu’daki tarihsel izlerini anlattı. Uçar, “Azerbaycan’dan Anadolu’ya göç eden Bozulus Türkmenlerine bağlı Karabağ aşiretine Anadolu’da ilk kez 1540 yılında rastlıyoruz. Bugün Anadolu’nun birçok yerinde Karabağ isimli köyler görmek mümkündür.” dedi.

KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 2 dk

Karabağ Aşireti’nin Yolculuğu

Karatay Belediyesi Şemsi Tebrizi Sosyal Tesisleri’nde yapılan toplantıda konuşan Uçar, aşiretin göç serüvenine dikkat çekti:
“Karabağ aşireti Anadolu’ya geldikten sonra İran’a, Azerbaycan’a ve tekrar Anadolu’ya göç etmiş, Anadolu’nun pek çok bölgesinde yerleşim göstermiştir. Aydın, Manisa, Adana, Rakka, Tarsus, Karaman, Kars, Iğdır, Konya Cihanbeyli, Eskişehir, Afyon ve daha birçok yerde Karabağ isimli köyler kurulmuştur.”

Mezar Taşlarından Tarihe Işık

Aşiretin Anadolu’daki varlığını mezar taşlarından da takip ettiğini söyleyen Uçar, şu örneği verdi:
“Karabağlı Tataroğullarından Hacı Bekir Ağa’nın 1805 yılına ait mezarı köyün kuruluş tarihini anlamamız açısından önemlidir. Erzurum’dan Afyon Emirdağ’a, oradan da Konya’ya uzanan bir yerleşim süreci söz konusudur. Halk geçimini hayvancılıkla sağlamış, develerle tuz taşımacılığı yapmıştır.”

Kıbrıs ve İran Sürgünleri

Karabağlıların Osmanlı ve Safevi devletleriyle ilişkilerinde zorlu dönemler yaşadığını aktaran Uçar, “Vergilendirme ve iskân faaliyetlerine karşı çıkan aşiret mensupları 1572’de Kıbrıs’a sürgün edilmiştir. İran’a gidenler ise Safevi Devleti’nin kurulmasında rol oynamış, fakat Türkmenlerin yönetimden dışlanmasıyla 17. yüzyılda onlar da sürgün edilmiştir.” diye konuştu.

Bozulus Türkmenleri Bağlantısı

Sariye Uçar, Karabağ aşiretinin Bozulus Türkmenleri içinde yer aldığını belirterek Yusuf Halaçoğlu, İbrahim Şirin ve Tufan Gündüz’ün çalışmalarına atıfta bulundu:
“Osmanlı tahrir defterlerinde 16. yüzyılda Bozulus Türkmenleri dahilinde Karabağ aşiretinden söz ediliyor. Diyarbekir, Sivas ve Edirne yakınlarında konar-göçer bir hayat sürdükleri görülmektedir.”

“Karabağlı Olmaktan Gurur Duyuyorum”

Konuşmasını yöresel kültürel unsurlara değinerek tamamlayan Uçar, “Karabağlı olmaktan büyük gurur duyuyorum. Atalarımızın izlerini Anadolu’nun dört bir yanında görmek mümkündür.” ifadelerini kullandı.

Toplantı, soru-cevap bölümünün ardından Dernek Başkanı Prof. Dr. Önder Kutlu ve Mehmet Çelik’in Sariye Uçar’a plaket takdimiyle sona erdi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *