Karabağ Aşireti’nin Yolculuğu
Karatay Belediyesi Şemsi Tebrizi Sosyal Tesisleri’nde yapılan toplantıda konuşan Uçar, aşiretin göç serüvenine dikkat çekti:
“Karabağ aşireti Anadolu’ya geldikten sonra İran’a, Azerbaycan’a ve tekrar Anadolu’ya göç etmiş, Anadolu’nun pek çok bölgesinde yerleşim göstermiştir. Aydın, Manisa, Adana, Rakka, Tarsus, Karaman, Kars, Iğdır, Konya Cihanbeyli, Eskişehir, Afyon ve daha birçok yerde Karabağ isimli köyler kurulmuştur.”
Mezar Taşlarından Tarihe Işık
Aşiretin Anadolu’daki varlığını mezar taşlarından da takip ettiğini söyleyen Uçar, şu örneği verdi:
“Karabağlı Tataroğullarından Hacı Bekir Ağa’nın 1805 yılına ait mezarı köyün kuruluş tarihini anlamamız açısından önemlidir. Erzurum’dan Afyon Emirdağ’a, oradan da Konya’ya uzanan bir yerleşim süreci söz konusudur. Halk geçimini hayvancılıkla sağlamış, develerle tuz taşımacılığı yapmıştır.”
Kıbrıs ve İran Sürgünleri
Karabağlıların Osmanlı ve Safevi devletleriyle ilişkilerinde zorlu dönemler yaşadığını aktaran Uçar, “Vergilendirme ve iskân faaliyetlerine karşı çıkan aşiret mensupları 1572’de Kıbrıs’a sürgün edilmiştir. İran’a gidenler ise Safevi Devleti’nin kurulmasında rol oynamış, fakat Türkmenlerin yönetimden dışlanmasıyla 17. yüzyılda onlar da sürgün edilmiştir.” diye konuştu.
Bozulus Türkmenleri Bağlantısı
Sariye Uçar, Karabağ aşiretinin Bozulus Türkmenleri içinde yer aldığını belirterek Yusuf Halaçoğlu, İbrahim Şirin ve Tufan Gündüz’ün çalışmalarına atıfta bulundu:
“Osmanlı tahrir defterlerinde 16. yüzyılda Bozulus Türkmenleri dahilinde Karabağ aşiretinden söz ediliyor. Diyarbekir, Sivas ve Edirne yakınlarında konar-göçer bir hayat sürdükleri görülmektedir.”
“Karabağlı Olmaktan Gurur Duyuyorum”
Konuşmasını yöresel kültürel unsurlara değinerek tamamlayan Uçar, “Karabağlı olmaktan büyük gurur duyuyorum. Atalarımızın izlerini Anadolu’nun dört bir yanında görmek mümkündür.” ifadelerini kullandı.
Toplantı, soru-cevap bölümünün ardından Dernek Başkanı Prof. Dr. Önder Kutlu ve Mehmet Çelik’in Sariye Uçar’a plaket takdimiyle sona erdi.