Türkiye’nin sosyal güvenlik sisteminde finansal sürdürülebilirliği gösteren en önemli kriterlerden biri olan aktif/pasif oranı, son üç yılda ciddi bir gerileme gösterdi. Türkiye Gazetesi’nin haberine göre, aktif/pasif oranı 2’den 1,61’e düşerken, çırak, stajyer ve kursiyerler hariç tutulduğunda bu oran 1,49 seviyesine kadar geriledi.
Bu tablo, Türkiye’de artık her 1,49 sigortalı çalışanın bir emekliyi finanse ettiği anlamına geliyor. Uzmanlar, sosyal güvenlik sisteminin sağlıklı ve sürdürülebilir bir yapıya sahip olabilmesi için bu oranın en az 3 seviyesinde olması gerektiğini belirtiyor.
Cumhurbaşkanlığı’nın 2026 Yılı Programında da bu düşüşe dikkat çekilerek, sistemin güçlendirilmesi için bir dizi önlem planlandı. Programda, özellikle kolay işverenlik uygulamasının yaygınlaştırılması, mikro sigorta programlarının geliştirilmesi ve gelire dayalı prim bildirim kapsamının genişletilmesi gibi adımlar öne çıkıyor.
Yetkililer, kayıt dışı istihdamın azaltılması ve sigorta sistemine yeni katılımların teşvik edilmesinin, sosyal güvenlik sisteminin geleceği açısından kritik öneme sahip olduğuna dikkat çekiyor.
Ekonomistlere göre ise, demografik değişim, erken emeklilik uygulamaları ve istihdam yapısındaki dönüşüm, önümüzdeki yıllarda bu oranı daha da baskılayabilir. Bu nedenle alınacak yapısal önlemler, sistemin uzun vadeli sürdürülebilirliği için belirleyici olacak.