Konya
Hafif yağmur
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,8444 %0.08
55,5090 %0.02
6.487,13 %-0.21
Konya Postası Gazetesi Konya Gençlere Ulaşmanın Anahtarı: Onları Dinlemek

Gençlere Ulaşmanın Anahtarı: Onları Dinlemek

Prof. Dr. Ramazan Altıntaş: Günümüz gençliğinin inanç sorunları; yalnızca dinî bilgilerin öğrenilmesiyle sınırlı olmayan, düşünceyi, ahlakı, aile ilişkilerini ve toplumsal hayatı içine alan geniş bir alanı kapsıyor.

Gençlere Ulaşmanın Anahtarı: Onları Dinlemek
KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 7 dk

Gençlerin inanç sorularına karşı küçümseyici, aşağılayıcı veya dışlayıcı bir tavır benimsemek yerine, onları anlamaya çalışan bir yaklaşım geliştirmek gerekiyor. İnanç eğitiminin amacı yalnızca bir düşünceyi kabul ettirmek değil, insanın doğru bilgiye ulaşmasına, öğrendiklerini anlamlandırmasına ve bilinçli bir değerlendirme yapmasına yardımcı olmak olmalıdır.

HİSDER (Hikmet İlim ve Sanat Derneği) 'in Karatay Belediyesi Şemsi Tebrizi Sosyal Tesisleri’nde düzenlediği Pazartesi Toplantıları’nda Necmettin Erbakan Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölümü Kelam Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan Altıntaş “Günümüz Gençliğinin İnanç Sorunları” hakkında dernek üyelerine bilgi verdi.

Günümüzde gençlerin dinî konulara yaklaşımında geçmiş dönemlere kıyasla farklı bilgi kaynaklarının etkisi altında şekillendiğine değinen  Altıntaş;  internet, sosyal medya platformları, video paylaşım ağları ve dijital tartışma ortamları, dinî konularla ilgili çok sayıda görüşün kısa sürede geniş kitlelere ulaşmasını sağladığını, ancak bu bilgi çeşitliliği, doğru bilgiye ulaşmayı kolaylaştırdığı kadar yanlış, eksik ve bağlamından koparılmış açıklamalarla karşılaşma ihtimalini de artırdığını belirtti.

Din Peygamberler Tarafından Gönderilen İlahi Kanunlardır

Dinin Allah tarafından peygamberleri aracılığı ile insanlara gönderilen ilâhî kanunlar olduğunu ifade eden Altıntaş, “Bu kanunlar hakikatin yegâne kaynağıdır ve insanları kendi tercihleriyle hem dünyada hem de âhirette mutluluğa götürmek için gönderilmişti. İslam hem dünyayı hem de ahireti dengede tutarak hayatın tüm alanlarına yön verir. iman, ibadet ve ahlakla beraber insanın ticaret gibi ilişkilerini de düzenler.” ifadesini kullanarak gençlerin bir yandan ailelerinden, okullarından ve sosyal çevrelerinden öğrendikleri dinî bilgileri anlamlandırmaya çalışırken diğer yandan dijital ortamda karşılarına çıkan farklı iddiaları değerlendiriyorlar Bu süreçte ortaya çıkan soruların tamamını inançsızlık eğilimiyle açıklamak mümkün değil. Bazı gençler inandıkları değerleri daha iyi anlamak, bazıları zihinsel tereddütlerini gidermek, bazıları ise kendilerine aktarılan bilgilerin dayanaklarını öğrenmek istediklerini, bu nedenle gençlerin sorularını yalnızca bir kuşak çatışması veya dinî duyarlılığın azalması çerçevesinde değerlendirmek yerine, bilgiye erişim biçimlerinin değişmesi ve bireysel düşünme ihtiyacının artması bağlamında ele almak gerektiğine vurgu yaptı.

İnanç Dünyasında Yeni Sorular, Yeni Arayışlar

Günümüz gençliğinin inanç sorunları, yalnızca dinî bilgilerin öğrenilmesiyle sınırlı olmayan, düşünceyi, ahlakı, aile ilişkilerini ve toplumsal hayatı içine alan geniş bir alanı kapsadığına değinen Altıntaş,  internetin ve sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte gençlerin dinî konularda birbirinden farklı ve zaman zaman birbiriyle çelişen açıklamalarla karşılaştığını,  bir tarafta geleneksel dinî anlatımlar, diğer tarafta modern felsefi yaklaşımlar, bilimsel gelişmeler ve dijital tartışmalar bulunduğunu, bu ortamda gençlerin zihninde Allah’ın varlığı, evrenin yaratılışı, kader ve özgür irade, dünyadaki kötülüklerin anlamı, ölümden sonraki hayat ve dinin günlük yaşamla ilişkisi gibi sorular öne çıktığını, gençlerin sorularını yalnızca bir inanç eksikliği şeklinde değerlendirmemek gerektiğini ortaya koyarken soru sormanın kimi zaman kişinin inandığı değerleri daha derinlemesine anlama çabasının bir parçası olduğunu söyledi: “Kur’an-ı Kerim’in insanı düşünmeye ve aklını kullanmaya çağıran yaklaşımı da bu noktada önem kazanıyor.

Gençlerin inanç dünyasında öne çıkan tartışmalardan biri, akıl ile dinin birbirine karşıt olup olmadığı meselesidir. Bilimsel gelişmelerin hız kazandığı bir dönemde bazı gençler, dinî açıklamalarla bilimsel bilgiler arasındaki ilişkiyi anlamaya çalışıyor. Özellikle evrenin oluşumu, insanın yaratılışı ve tabiatın işleyişi gibi konular, din ve bilim tartışmalarının merkezinde yer alıyor. Bu tartışmalarda bilimsel verilerle felsefi yorumları birbirinden ayırmak önem taşıyor. Aynı şekilde dinî bir konuda ortaya atılan her görüşün doğrudan dinin kendisiyle özdeşleştirilmemesi gerekiyor.” dedi.

Deizm, Nihilizm, Agnostisizm ve İnançsızlık Tartışmaları

Altıntaş, “Son yıllarda gençlerin inanç dünyası ele alınırken deizm, nihilizm, agnostisizm ve inançsızlık kavramları sıkça gündeme geliyor. Deizm genel olarak Tanrı’nın varlığını kabul etmekle birlikte vahiy ve kurumsal din anlayışına farklı yaklaşan düşünceleri ifade ediyor. Bununla birlikte deizme yönelen veya dinî konuları sorgulayan gençlerin tamamının aynı gerekçelerle hareket ettiğini söylemek mümkün değildir. Bazı gençler dinî kaynakların güvenilirliğini sorgularken bazıları din adına konuşan kişilerin davranışlarını eleştiriyor. Bazıları ise dinî hükümlerin gerekçelerini ve farklı yorumlar arasındaki ayrılıkları anlamak istiyor. Bu nedenle inançla ilgili her soruyu aynı şekilde değerlendirmek doğru değildir. Bir gencin sorduğu sorunun arkasında bilgi eksikliği, felsefi merak, kişisel tecrübe veya toplumsal bir mesele bulunabilir. Kur’an-ı Kerim’de Hz. Peygamber’in insanlara hikmetle yaklaşması istenirken Hz. Muhammed’in örnekliği de güzel ahlak ve merhamet üzerinden değerlendirilir. Gençlerle kurulan ilişkide bu ilkelerin gözetilmesi, dinî bilginin doğru biçimde aktarılmasına katkı sağlayabilir. Kur’an-ı Kerim, insanlarla iletişimde hikmetli ve güzel bir dil kullanılmasını emrediyor: Rabb’inin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır.’ ayetiyle dinî anlatımda yöntemin ve üslubun önemine işaret ediyor. Gençlerin inanç sorularına karşı küçümseyici, aşağılayıcı veya dışlayıcı bir tavır benimsemek yerine, onları anlamaya çalışan bir yaklaşım geliştirmek gerekiyor. İnanç eğitiminin amacı yalnızca bir düşünceyi kabul ettirmek değil, insanın doğru bilgiye ulaşmasına, öğrendiklerini anlamlandırmasına ve bilinçli bir değerlendirme yapmasına yardımcı olmak olmalıdır.” sözleriyle konuya açıklık getirdi.

Günümüz Gençliğinin İnanç Dünyasına Yaklaşım

Gençlerin dinî sorularına doğru bilgi, akılcı açıklamalar ve sağlıklı bir din anlayışıyla cevap verilmesinin önemini üzerinde duran Altıntaş, KONDA ve Diyanet İşleri Başkanlığının 2024- 2025 yıllarında gençlerin inanç değerleri üzerine yaptığı anket sonuçlarına değinerek sorulara verilen cevapları değerlendirdi: “Geleceğimizin teminatı gençlerimizin inanç sorularına bilimsel ve aklî açıklama ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Günümüz gençliğinin inanç dünyası, değişen toplumsal şartlar, dijital iletişim araçları ve bilgiye erişimin kolaylaşmasıyla birlikte yeni tartışmaların odağına yerleşiyor. Allah’ın varlığı, kader, kötülük problemi, bilim ile din arasındaki ilişki, deizm ve dinî bilgilerin güvenilirliği gibi konular, gençlerin üzerinde düşündüğü temel meseleler arasında bulunuyor.” şeklinde konuştu.

Allah’ın Varlığı ve Kötülük Problemi

Gençlerin inançla ilgili sorularının önemli bir bölümünü dünyada yaşanan acılar, savaşlar, adaletsizlikler ve insanların karşılaştığı sıkıntılar oluşturduğu üzerinde duran Altıntaş, “Dünyada kötülük neden var?”, “Masum insanlar neden acı çekiyor?” ve “İnsanların yaşadığı haksızlıklar nasıl açıklanabilir?” gibi soruların cevabının gençlere verilmesi gerektiğini, Kur’an-ı Kerim, insanın karşılaştığı güçlükleri hayatın bir parçası olarak ele alırken sabır, dayanışma ve sorumluluk bilincini de öne çıkardığını, bu tür durumlarda dinî açıklamanın yanında empati, anlayış ve desteğinde önemli olduğuna değindi: “Bir Gencin sorusuna öfkeyle karşılık vermek, onu susturmak veya sorusunu inançsızlıkla eş tutmak, sağlıklı bir iletişim kurulmasını güçleştirebilir. Buna karşılık soruyu dikkatle dinlemek, bilinmeyen konularda araştırma yapmak ve doğru bilgiye dayanan açıklamalar sunmak daha yapıcı bir yaklaşım olacaktır.” sözleriyle  bu yaklaşımın dinî meselelerin önemini azaltmak anlamına gelmediğini; dinî bilginin doğru, güvenilir ve anlaşılır biçimde aktarılması sorumluluğunu öne çıkardığını dinî bir hükmün anlaşılması için ilgili ayetlerin bağlamına, hadislerin güvenilirliğine, yorum geleneğine ve konunun uzmanlarınca yapılan değerlendirmelere başvurmak gerektiğini, gençlerin dinî içerikleri değerlendirirken kaynağı kontrol etmeleri, alıntıların aslını araştırmaları ve uzman görüşlerini karşılaştırmaları önemli olduğuna değindi.

Prof. Dr. Ramazan Altıntaş, gençlerin sorularını bastırmak yerine anlamak, yanlış bilgiyi doğru bilgiyle karşılamak ve dinî değerleri ahlaki davranışlarla desteklemek, daha sağlıklı bir iletişim ortamı oluşturarak gençlerin inanç dünyasına ulaşmanın yolunun sorularını küçümsemekten değil, onları dikkatle dinlemekten; korkutmaktan değil, doğru bilgiyle açıklamaktan; yalnızca konuşmaktan değil, örnek olmaktan geçtiğine değinerek konuşmasını tamamladı. Sohbetin soru cevap kısmından sonra HİSDER Başkanı Prof. Dr. Önder Kutlu, Mehmet Topak, Ahmet Uğur ve Mehmet Tatlı tarafından Prof. Dr. Ramazan Altıntaş’a hediyesi, takdim edildi. Toplantı toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız