Konya
Açık
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,9309 %0.1
52,7827 %-0.04
6.872,78 % 0,91
Ara
Konya Postası Gazetesi Konya Eğitim-İş: Milyonlarca çocuğumuz derinleşen ekonomik krizle, yoksullukla karşı karşıyadır

Eğitim-İş: Milyonlarca çocuğumuz derinleşen ekonomik krizle, yoksullukla karşı karşıyadır

Eğitim-İş Konya Şube Başkanı Bahattin Ertuğrul 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 106. Yıldönümüyle ilgili yayımladığı mesajında, “Ülkesinin kurucusu tarafından kendilerine armağan edilen bir günde milyonlarca çocuğumuz; derinleşen ekonomik krizle, yoksullukla, laik ve bilimsel niteliği aşındırılan eğitim sistemiyle karşı karşıya.”

KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 3 dk

Bahattin Ertuğrul mesajında derinleşen ekonomik krizle çocuklarımız hiçbir bayramı mutlu bir biçimde kutlayamadığını dile getirerek, “23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla, egemenlik saraydan alınarak koşulsuz şartsız millete devredilmiştir. Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün, Cumhuriyetimizin temelini oluşturan bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesi asla bir tesadüf değildir. Başöğretmenimiz, ‘Ey yükselen nesil! İstikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz’ sözleriyle bu ülkenin ve Cumhuriyetimizin asıl sahiplerinin çocuklar olduğunu tüm dünyaya ilan etmiştir. Ancak bugün, ulusal egemenliğimizi ve çocuk bayramını kutlarken, Cumhuriyetin asıl sahipleri olan çocuklarımızın yaşam, sağlık, eğitim, barınma ve beslenme gibi en temel hakları dahi sistematik şekilde ihlal ediliyor. Biliyoruz ki; gerçek bir egemenlikten söz edebilmenin en temel koşulu, her bir çocuğumuzun özgür doğduğu, kamusal haklarına erişebildiği ve güvenle büyüyebildiği bir ülkeyi inşa etmektir. Ülkesinin kurucusu tarafından kendilerine armağan edilen bir günde milyonlarca çocuğumuz; derinleşen ekonomik krizle, yoksullukla, laik ve bilimsel niteliği aşındırılan eğitim sistemiyle karşı karşıya. Derinleşen ekonomik krizle beraber temel ihtiyaçları dahi karşılanamadığı için ailesi yanında desteklenen çocuk sayısı son dört yılda 137 binden 181 bin 202’ye çıkmıştır. Sadece MESEM ’de kayıtlı 561 bin 288 öğrenci bulunurken, kayıt dışı çalışanlar da dâhil edildiğinde, okul sıralarında olması gereken yaklaşık 3 milyon çocuk iş yerlerinde sömürüye maruz kalmaktadır. Kâğıt üzerindeki bu istatistiklerin yaşama yansıyan en acı sonucu ise açlıktır. Yetersiz beslenme, çocuklarımızın fiziksel ve zihinsel gelişimini doğrudan tehdit eden bir halk sağlığı krizine dönmüştür. Sendikamızın her ay açıkladığı ‘beslenme çantası maliyeti’ verileri, krizin faturasının çocukların kursağından kesildiğini ortaya koyuyor."

“Çocuk yoksulluğu sistematik olarak kuşaktan kuşağa aktarılmaktadır”

Ülkemizde gelinen süreçte çocuk yoksulluğunun sistematik olarak kuşaktan kuşağa aktarıldığına dikkat çeken Ertuğrul, “Mart ayı içindeki beslenme çantası maliyeti, bir önceki aya göre %6,15 artış göstererek bir çocuğun aylık beslenme maliyetinin asgari ücret içindeki payı %7,27’ye tırmanmıştır. Ailelerin beslenme çantası maliyeti altında ezildiği, okullarında açlıktan bayılan çocukların olduğu bir ülkede, “en az bir öğün ücretsiz yemek” talebinin görmezden gelinmesi kabul edilemez. Çocuklarımızın en temel ihtiyaçlarını dahi ‘maliyet kalemi’ olarak gören bu zihniyet, aydınlanma yuvası olan okulları sermayenin arka bahçesine dönüştürme gayretindedir. Eğitim sistemi kamusal bir hak olmaktan çıkarılmış; MESEM gibi uygulamalar eliyle sermayeye ucuz ve güvencesiz iş gücü sağlayan bir yapıya dönüştürülmüştür. Yüz binlerce çocuğumuz örgün eğitimden koparılmakta, “mesleki eğitim ve staj” kılıfı altında çocuk işçiliği devlet eliyle meşrulaştırılmaktadır. 2025 yılında sadece MESEM’ e kayıtlı en az 85 çocuk, iş cinayetlerinde yaşamını yitirmiştir. Gencecik bedenler iş cinayetlerine kurban giderken, çocuk yoksulluğu sistematik olarak kuşaktan kuşağa aktarılmaktadır. Güvencesizlik, geleceksizlik, yoksulluk ve öğretmenin değersizleştirilmesinin birleşimiyle çocuklarımız; fiziksel, psikolojik ve sosyal olarak bu yapısal şiddetin en savunmasız hedefi ve doğrudan mağduru haline gelmektedir. Dolayısıyla, Eğitim-İş olarak verdiğimiz laik, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelesi, yalnızca bugünü değil; 23 Nisan’ın gerçek ruhuna sahip çıkarak çocuklarımızın geleceğini aydınlatma kavgasıdır. Ortaya koyduğumuz bu olumsuz tabloya rağmen umutsuzluğa kapılmıyoruz. Eğitim-İş olarak; başta aydınlık yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımız olmak üzere tüm halkımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor, bugünü çocuklarımız için gerçek anlamıyla bir bayram haline getirene dek laik, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi ilan ediyoruz” diye konuştu. 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *