Konya
Kapalı
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,8605 %0.05
55,6913 %0.11
6.692,20 %-0.57
Konya Postası Gazetesi Konya Eğitim-İş Konya’dan okul güvenliği tepkisi: “Çocuklarımız ölmeden önce riski görün”

Eğitim-İş Konya’dan okul güvenliği tepkisi: “Çocuklarımız ölmeden önce riski görün”

Eğitim-İş Konya Şube Başkanı Bahattin Ertuğrul okullardaki şiddet olaylarıyla ilgili düzenlediği basın açıklamasında, “Çocuklarımız yaşamını kaybettikten sonra müdahale eden değil, yaralanmadan, ölmeden önce riski gören bir kamu politikası istiyoruz.” dedi.

Eğitim-İş Konya’dan okul güvenliği tepkisi: “Çocuklarımız ölmeden önce riski görün”
KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 4 dk

Gedavet Parkında düzenlenen basın açıklamasına Eğitim-İş Konya Başkanı Bahattin Ertuğrul, yönetim kurulu üyeleriyle öğretmenler katılırken, Yeni Parti Konya İl Başkanı Nejat Türktaş, il yönetim kurulu üyeleriyle STK temsilcileriyle diğer sendikalar katılarak destek verdi.

Basın açıklamasında Bahattin Ertuğrul şiddeti besleyen nedenleri görmeden yalnızca sonucuna müdahale ederek çocuklarımızı koruyamayız diyerek, “Manisa’nın Turgutlu ilçesinde, İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde yaşanan silahlı saldırıda 11 öğrencimiz yaralandı. Evlerinden eğitim görmek için çıkan çocuklarımız, daha okul sıralarına ulaşamadan silahlı şiddetin ortasında kaldı. Okul toplumdan yalıtılmış bir ada değildir. Çocuklarımızı okulun kapısından içeri girdikleri andan ibaret göremeyiz. Adaletsizlik duygusundan geleceksizliğe, sosyal medyada ve günlük yaşamda normalleştirilen şiddetten aile ve sosyal çevrede yaşanan sorunlara kadar çocuklarımızı etkileyen bütün koşullar birlikte değerlendirilmek zorunda. Şiddet bir anda ortaya çıkmıyor; onu besleyen nedenleri görmeden yalnızca sonucuna müdahale ederek çocuklarımızı koruyamayız. Yaşananları daha da vahim hale getiren ise bu okulun güvenlik açısından 1. derece riskli okul olarak değerlendirilmiş olmasıdır. Okulların çocuklarımız açısından “riskli alanlar” olarak sınıflandırılmak zorunda kalması başlı başına üzerinde durulması gereken ciddi bir sorundur. Ancak madem bu okul 1. derece riskli olarak tespit edilmişti, o halde bu riskin gerektirdiği güvenlik tedbirlerinin neden alınmadığını da sormak zorundayız. Daha okulun girişinde dahi çocuklarımızın güvenliğinin sağlanamamış olması İçişleri Bakanlığının ciddi bir zafiyetidir. Üstelik bu olay bir anda ortaya çıkmış, geçmişinde hiçbir uyarı bulunmayan bir tablonun sonucu değildir. Geçtiğimiz eğitim-öğretim yılında okullarda yaşanan saldırıların ardından önümüzde iki aylık bir yaz tatili vardı. Bu süre, eksikliklerin tespit edilmesi, riskli okulların belirlenmesi ve gerekli tedbirlerin eğitim-öğretim yılı başlamadan hayata geçirilmesi için kullanılabilirdi” diye konuştu.

“ÇÖZÜM, ÇOCUĞU YALNIZCA ÖĞRENCİ OLARAK DEĞİL, BİR BÜTÜN OLARAK GÖREN KAMUSAL POLİTİKALARDADIR”

Şiddete karşı çözümün bir bütün olarak gören kamusal politikalar olduğuna dikkat çeken Bahattin Ertuğrul, “Okullar açıldıktan bir hafta sonra 7 bakanlık kameraların karşısına geçip güvenlik değerlendirmelerinin yapıldığını, risklerin tespit edildiğini ve gerekli önlemlerin alındığını açıkladı ve bir protokol imzalandı. Bu açıklamaların üzerinden 15 saat geçtikten sonra, 11 öğrencimizin yaralandığı silahlı bir saldırının yaşanması tam bir ciddiyetsizlik ve sorumsuzluktur. Güvenli okul, yalnızca kapısında güvenlik görevlisi bulunan, geçici bahçe görevlisi bulunan okul değildir çocuğun kendisini ait hissettiği ve geleceğine umutla bakabildiği, öğretmenin saygınlığının ve mesleki güvencesinin korunduğu, zorbalığın ve dışlanmanın görmezden gelinmediği, yardım isteyenin sesinin duyulduğu okuldur. Kısacası çözüm, çocuğu yalnızca öğrenci olarak değil, bir bütün olarak gören kamusal politikalardadır. Bugün buradan protokole imza atan Bakanlıklara çağrımız açıktır: Sorumluluğu birbirinizin üzerine bırakmayın. Müfettiş görevlendirmekle yetinmeyin. Çocuklarımız yaşamını kaybettikten sonra müdahale eden değil, yaralanmadan, ölmeden önce riski gören bir kamu politikası istiyoruz. Çocuk eğitimden uzaklaştığında dosyasını kapatan değil, kapısını çalan bir kamu düzeni istiyoruz. Aile sorun yaşadığında yalnız bırakan değil, destekleyen bir kamu düzeni istiyoruz. Şiddet riski ortaya çıktığında kurumların birbirine yazı yazmasını bekleyen değil, birlikte harekete geçen bir kamu düzeni istiyoruz. Bir çocuğun eline silah geçtikten sonra değil, o silah çocuğun eline geçmeden önce tedbir alan bir kamu düzeni istiyoruz. Çünkü gerçek okul güvenliği budur.” ifadelerini kullandı.

“GÜVENLİ OKUL, SAĞLIKLI EĞİTİM TALEBİMİZİ YÜKSELTİYORUZ”

Güvenli okul ve sağlıklı eğitim talebimizi yükselttiklerine dile getiren Bahattin Ertuğrul, “Manisa’da yaralanan 11 evladımıza bir kez daha acil şifalar diliyor; ailelerinin, arkadaşlarının, öğretmenlerinin yanında olduğumuzu ifade ediyoruz. Eğitim-İş olarak bugün eğitimde şiddetin normalleştirilmesine ve okullarımızın şiddetin, korkunun ve suçun adresi hâline getirilmesine karşı ülkenin dört bir yanında alanlardayız. Çocuklarımızın güvenle eğitim gördüğü, eğitim emekçilerinin can güvenliği kaygısı taşımadan görev yaptığı okullar istiyoruz. Bunun için “Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim” talebimizi yükseltiyor, okullarımızda siyah giyiniyor, üç gün boyunca yakalarımıza kokartlarımızı takıyoruz. Çünkü çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin güvenliği sağlanana kadar bu meseleyi gündemde tutmaya, sorumlulara sorumluluklarını hatırlatmaya devam edeceğiz. Hiçbir anne baba çocuğunu okula gönderirken onun silah seslerinin ortasında kalıp kalmayacağını düşünmek zorunda değildir. Hiçbir çocuk okul yolunda kurşunlarla karşılaşmamalıdır. Sorularımızın cevabını, eksikliklerin giderilmesini ve çocuklarımızı gerçekten koruyacak politikaların hayata geçirilmesini istiyoruz. Ve bunun takipçisi olacağız. En büyük erdem sorumluluktur. Çocuklarımızı koruyamayan bu düzenin sorumluları “istifa” diyoruz” şeklinde konuştu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız