Konya
Açık
26°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,8598 %0.02
53,5130 %0.03
6.145,96 % -0,62
Konya Postası Gazetesi Konya Dr. Osman Okka’nın 82.yaşında saygı gecesi düzenledi

Dr. Osman Okka’nın 82.yaşında saygı gecesi düzenledi

Akademisyen ve üst düzey bürokrat olarak yıllardır hizmet eden Prof. Dr. hayatı, hatıraları ve tespitlerini Osman Okka Aydınlar Ocağı’nda anlattı.

Dr. Osman Okka’nın 82.yaşında saygı gecesi düzenledi
KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 5 dk

“TARİH YENİDEN YAZILMALI” 

Konya Aydınlar Ocağı bürokrat ve akademisyen olarak yıllardır ülkemize hizmet eden Karatay Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Okka’nın 82.yaşında Saygı Gecesi düzenledi. Programda hayat hikâyesi ve hatıralarından kesitler anlatan Okka tecrübelerinin ışığında bazı tespitlerde de bulundu.

Selçuklu Salı Sohbetleri kapsamında Konevi derneği salonunda icra edilen programın açılış konuşmasını yapan Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü Osmanlı’nın dünyanın süper gücü olma özelliğini 322 sene devam ettirdiğini belirterek “Kanuni’den sonra onun gücünde bir sultan gelmeyince rehavetin ve güç zehirlenmesinin etkisiyle Osmanlı durağanlaştı. İlk üç yüz yılda Osmanlı Sultanlarına hürmet eden, (baba) diyen batılı krallar bundan sonra sömürüye başlayıp oraların zenginliklerini batıya taşıdı ve Sanayi devrimi, Rönesans hamlesiyle Osmanlı’yı yakalayıp geçti. Osmanlı bunu fark ettiğinde de karşı hamlelerle bertaraf ettiler. Üst üste kaybeden taraf (Bizi nasıl yendiler) düşüncesiyle taklitçiliğe başlar. Osmanlı’da da böyle oldu. Batı, Osmanlı’ya  devleti geliştirecek bilim adamlarını, aydınları değil, yanlış bilgi verecek, oyalayacak adamları gönderdi. Bunun üzerine Türk aydınında, münevverinde bir kompleks oluştu, kendi değerlerini, kültürlerini aşağılayan bir zihniyete dönüştüler” dedi.

Batı’nın Osmanlı’yı yenebilmek için geliştirdiği yüz projenin olduğuna vurgu yapan Güçlü “Bunları peyderpey uygulamaya devam ediyorlar. Geçen yıl bir gazete, 72.projenin uygulanmakta olduğunu yazmıştı. Cumhuriyet’ten sonra da batı değerleri üzerine yeni bir toplum inşa edilmek istendi. Bunun üzerine halk, çocuklarını okula göndermeyip batılılaşmaya uzak durmaya çalıştı ama devletle de iyi olmaya çalıştı. 1950’lerden itibaren biraz yumuşama ve milli değerlere dönüş oldu. 1945’li yılarda Celalettin Ökten gibi hocaların gayretiyle; Osman Okka, Hasan Celal Güzel, Mehmet Keçeciler gibi insanlar yetişti” diyerek konuşmasını tamamladı.

Daha sonra kürsüye gelen Prof. Dr. Osman Okka 25 Aralık 1945’de, günümüzde adı Güneydere olan Botsa köyünde dünyaya geldiğini belirterek “İlkokula köyümde başladım. Sonra Konya 27 Mayıs İlkokulu’na nakil olup buradan mezun oldum. Karma ortaokulundan sonra da Konya Lisesini bitirdim. Yüksek tahsil vakti yaklaşırken ben, köy çocuğu olmanın da tesiriyle traktör mühendisi olmayı düşünmüştüm. Sonra doktorluk da aklıma yattı. 1964’de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini kazandığımda; okulu bitirdiğimde ne olacağıma dair etrafımda kimsenin bilgisi yoktu” dedi.

Mülkiye’den 1968 yılında mezun olduktan sonra girdiği sınavı kazanıp 1970 yılına kadar Sayıştay Denetçisi olarak hizmet etiğini anlatan Okka, “Bu arada Asistanlık için de müracaatım olmuş ama kabul edilmediği şeklinde bilgi almıştım. Sonra uygun görüldüğü bilgisini aldım. Ama Sayıştay izin vermek istemedi. Rektöre telefon edip durumu anlatınca (İstifa et gel, yarın göreve başla) dedi. Böylece 1970-78 arasında Erzurum Atatürk Üniversitesinde Asistan ve Dr. Asistan olarak görev yaptım. Hocamız tıraş olurken yüzünü kestirmiş. O yıllarda yaraya penisilin tozu basılırdı, hocamız da öyle yapmış ama alerjisi varmış; iki saat sonra aniden vefat etti.  Böylece ders yükü üzerimde kalmış oldu. 1979’da Ankara Üniversitesi Muhasebe Finansman bölümünde doçent, 1986 yılında Gazi Üniversitesi Finansman bölümünde Prof. oldum” diye konuştu.

Amerika’da IOWA State University Industrial Engineering Department’de 1974-1976 arasında bulunduğuna vurgu yapan Okka “Burada beni takip eden bir yayınevi birkaç defa yazı gönderip kendileri tarafından yayınlanmak üzere Mühendislik Finansmanına dair kitap yazmamı istedi ama o zaman bunu yapmadım. Sonra 1980-84 arasında Konya Selçuk Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Akademisi Makina Mühendisliği bölümünde, 1984-1987 arasında da Ankara Gazi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünde görev aldım. Mülkiye’de Hasan Celal Güzel, Mehmet Keçeciler ile arkadaştık. 1984 yılında Hasan Celal Güzel beni görüşmeye davet etti ve 1990 yılına kadar Başbakanlık Danışmanlığı yaptım. Bu arada 1988’de Milli Eğitim Bakanlığı Danışmanı ve Yayınlar Dairesi Başkanı olarak hizmet ettim. Tarım Kredi Kooperatiflerinin bu kadar büyük bir teşkilat olduğunu bilmiyordum; 1984 yılında Merkez Birliği Yönetim Kurulu Üyesi olunca büyüklüğün farkına vardım ve 1991’e kadar hizmet etim. 1987’de Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Ticaret Turizm Eğitimi bölümünde de görev almıştım ve 91’e kadar devam etti. 1980’li yıllar benim robotik bir vaziyet aldığım dönem oldu” diyerek sözlerini sürdürdü.

1991-2011 arasında Selçuk Üniversitesi İİBF İşletme Bölümünde görev yaparken 1994’den itibaren 2003’e kadar Konya Çimento A.Ş. Yönetim Kurulu Üyeliğinde bulunduğunu aktaran Okka “Karatay Üniversitesini kurma fikrimizi paylaştığımız dönemin Konya Ticaret Odası Başkanı Hüseyin Üzülmez çok sıcak yaklaştı, girişimci bir kişiliği vardı ve KTO Karatay Üniversitesi kurulduktan sonra 2011’den itibaren İİBF İşletme Bölümünde görev aldım” diyerek hayat hikâyesini tamamladı.

Hatıralarından da örnekler veren Okka “İmam Hatip’lerin orta kısımları kapatılmıştı. Erzurum’da görevde olduğum yıllarda tekrar açılması için küçük bir heyet olarak Ankara’ya geldik. Bakanlığın önünde Konya’dan da gelen kalabalık bir grup vardı. Ben telefon edip görüşmek istediğimi söyleyince kalabalığın tamamı Erzurum heyeti zannedilmiş. Görüşmede dönemin bakanı, orta kısımları yeniden açacaklarını söyledi ve çıkarken kalabalığa müjdeyi ben verdim. Üniversitelere alımda da sıkıntı vardı ve sadece okul birincilerine bu imkân veriliyordu, o görüşmede sınıf birincilerinin alınması da sağlandı” dedi.

Milli Eğitim ve müfredata dair bir soru üzerine de “Evet, Milli Eğitim’de kırmızı kitap var ve o kitap, Bakanlığı döneminde Hasan Celal Güzel’deydi, şimdi kimde bilmiyorum. Ben Hasan Celal Güzel’in danışmanıydım ve yayınlarla ilgiliydim. Talim Terbiye’de Asuman Hanım vardı, kitapların basılması ve dağıtılmasından ben sorumluydum. Talim Terbiye ile ilgili aramızdaki mesafeyi de o götürüyordu. Yazılan Devrim tarihinin, yüzde 70, 80’i gerçek değildi; gerçek tarih değildi. Osmanlı’nın yıkılmasını hazırlayan Yahudilerdi. İttihat ve Terakki’nin çok azı Türk’tü ve yaklaşık yüzde 80’i Yahudi idi. Gerçek tarihe geçilme zamanı geldi” şeklinde cevap verdi. Program sonunda Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü 82.yaşına girmeye hazırlanan Prof. Dr. Osman Okka’ya çini eser ile kitap takdim etti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız