Konya
Az bulutlu
4°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
50,1575 %0.20
55,9367 %-0.62
6.556,39 %-0.60
Konya Postası Gazetesi Konya BİR TAS ÇORBA, MİS GİBİ KOKAN BULGUR PİLAVININ HAZ

BİR TAS ÇORBA, MİS GİBİ KOKAN BULGUR PİLAVININ HAZ

Eskiden iftar vakti, bir tas çorba, mis gibi kokusu yayılan bulgur pilavı, kokulu pide ve salata ya da yeşillikle süslenmiş sade sofralarının verdiği hazzı bugünün zengin sofralar da almamız mümkün değil.

BİR TAS ÇORBA, MİS GİBİ KOKAN BULGUR PİLAVININ HAZ
Okunma Süresi: 3 dk

Akşama kadar Müslüman gibi oruç tutup, akşam iftar  sofrasında, neyi yiyeceğimizi şaşırır haldeyken o eski ramazan sofralarının tatlarını nasıl bulabiliriz?

Özellikle iftar davetlerinde, öylesine çok çeşidin arasında boğuluyoruz ki ne çorbanın sıcaklığını ne pidenin kokusunu ne salatanın tadını vs. algılayabiliyoruz.

Sonuç; patlayıncaya kadar mideyi doldurmuş ama hiçbir yiyeceğin gerçek anlamda tadını alamamış halde sofradan kalkmak oluyor.

Ramazan’ın bolluğu diyerek kendimizi kandırmayalım. Ülke ve insanlar zenginleşiyor, zenginleştikçe hayatımızın tatlarını birer birer kaybediyoruz.

Ramazan’ın bereketini sadece mide ile ilişkilendirmek ne kadar doğru olabilir?

O, arınmanın, affın, mağfiretin, kulluğun, sevginin, merhametin kat kat bereketle verildiği bir aydır.

Öte yandan maddi bereketin sadece kendi hanemize değil, fakir fukaranın, ihtiyaç sahiplerinin evlerine yayılmasının gerektiği bir aydır.

Ülkemizin ve İslam aleminin Ramazan ayı mübarek olsun.

BAŞARILIZADE MUSTAFA EFENDİ, KURTULUŞ SAVAŞI ÖNCESİ AKŞEHİR’DE ORDUNUN

ÜÇ AYLIK YİYECEK GİYECEK İHTİYACININ KARŞILANMASI

AMACIYLA KURULAN HEYETTE GÖREV ALMIŞTIR.

Başaralızade Mustafa Efendi Konya’da Kuva-i Milliye hareketinin ilk kurucuları arasında yer almış maddi olarak da büyük yardımlarda bulunmuş.

O yıllarda şehrin zenginleri arasında ilk sıralarda yer alan, Devleti için maddi ve manevi olarak yardım etmeyi seven bir kişiymiş.

Başarılızade Mustafa Efendi, Kurtuluş Savaşı öncesi Akşehir’de toplanan ordunun yaklaşık üç aylık yiyecek giyecek ihtiyacının karşılanması amacıyla kurulan heyette görev almış. Nakti olarak o zamanın en büyük yardımını yapmış.

Atatürk savaş sonrası ödenmek şartıyla halktan ekonomik gücü nispetinde nakit para yardımı toplanmasını istemiş. Bu isteğe de duyarsız kalmamış ailemiz adına en büyük yardımı yapmış.

Devlet adına yaptığı bu hizmetler ve yardımlar sonunda Atatürk’ün yakın dostu ve arkadaşı olmuş.

Bu bilgileri Başaralızade Mustafa Efendi’nin 12. çocuğu 95 yaşında halen hayatta ve Konya Huzurevinde yaşamakta olan Bekir Sıtkı Başaralı’dan aldım. Babasının anlattığı olayları ve yaşadıklarını bana anlattı, ben de sizlerle paylaşıyorum.

Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı öncesi ve sonrası Konya’ya geldiğinde zaman zaman Başaralı Oteli’nde yakın arkadaşları ile birlikte kalır misafir edilirlermiş.

BAŞARALI OTELİ O YILLARDA KONYA’NIN İLK OTELİ

Başaralı Oteli o yıllarda Konya’nın ilk oteli olduğu için Mustafa Kemal Atatürk’le birlikte Fevzi Çakmak, İsmet İnönü bazı paşalar ve komutanlar otelde konaklamışlar.

Mustafa Abdülhalik Renda kurtuluş savaşı öncesi Başaralı otelinde bir müddet yöneticilik ve idarecilik yapmış. Daha sonra Halep ve Konya Valiliği görevlerinde bulunmuş. 2.3.4.5.7.ve 8. dönemlerde Mecliste Milletvekili olarak görev yapmış. Uzun yıllar Maliye Bakanlığı dahil çeşitli Bakanlık görevlerinde bulunmuş.

Atatürk ilk Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Başaralızade Mustafa Efendi’ye Konya mebusu olması için teklif yapmış. O da “Sayın paşam ben tüccar ve iş adamıyım, benim yerime başka arkadaşlar gitsin” demiş.

“Benim görüşüme göre fakir halktan toplanan vergilerden Milletvekilleri her ay 500 lira maaş almasına da karşıyım. Bu işler para ile yapılmaz” diyerek kabul etmemiş.

Bu bilgiler Başarılızade Mustafa Efendi’nin hayatta olan 95 yaşındaki 12. Çocuğu Bekir Sıtkı Başaralı tarafından anlatılmıştır. (Haber Merkezi)

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız