Konya
Açık
8°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,0751 %0.04
53,0172 %0.22
6.656,24 % 0,00
Ara
Konya Postası Gazetesi Konya Aydınlar Ocağı’nda Uzunkaya rüzgarı

Aydınlar Ocağı’nda Uzunkaya rüzgarı

Konya Aydınlar Ocağı’nın tertip ettiği Selçuklu Salı Sohbetlerinde bu hafta 70.yaşına giren şair yazar Osman Uzunkaya hayatı ve hatıralarını anlattı.

KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 4 dk

Konevi Derneği Salonundaki programın açılış konuşmasını yapan Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü şair yazar Osman Uzunkaya’nın başarının sembolü bir isim olduğuna vurgu yaptıktan sonra “Abraham Lincoln otuz yaşından itibaren sürekli kaybetmeye başlar ve yaptığı birçok işte, girdiği seçimlerde başarılı olmaz. Ama altmış yaşına geldiğinde Amerika Başkanı seçilerek asla vazgeçmemenin karşılığını alır. Zira başarının temelinde azim vardır ama hırs yoktur. Azim ve hırsı birbirine karıştırmamak lazımdır. Hırs, yedikçe devenin ağzını kanatan harese dikeninden üretilmiş bir kelimedir. Deve bu dikenli otu yedikçe ağzı daha çok kanar ve onu ölüme kadar götürebilir” dedi.

Daha sonra kürsüye gelen şair yazar Osman Uzunkaya şahsı için düzenlenen program sebebiyle Aydınlar Ocağı Başkan ve yönetim kurulu ile katılımcılara teşekkür ettikten sonra “1955 yılında dünyaya geldim. Babam kadrosuz imamlık yapıyordu. Annem Yunus Emre hayranıydı ve onun eserlerini okurdu. Ben de ondan etkilenmiş olmalıyım ki çocukluk yaşlarımdan itibaren şiire karşı ilgi duymaya başladım” dedi.

1963 yılında Konya’ya taşınarak Sedirler mahallesine yerleştiklerini ve ilkokulun ilk üç sınıfını burada okuduğunu, babasının ise bir başka köye imam olarak gittiğini anlatan Uzunkaya, “Ben de son iki sınıfı Yağlıbayat’ta okudum. 1968’de Konya’ya tekrar döndük ama babam beni ortaokula yazdırmak yerine Kur’an Kursu ve mobilyacı çıraklığına gönderdi.  Sonra babam başka bir köye imam olarak giderken ben ortaokula kaydolup iki sene yurtta kaldım. Üçüncü yıl anneannemle kaldık. O sene kara kışta ninem hastalandı ve evde kaynatıp ona içirecek bir şey yoktu. Çöpe atılmış portakal kabuklarını kaynatıp içirdim” diye konuştu.

Karatay Lisesine kaydolmasına rağmen geçim zorluğu nedeniyle birinci sınıfta okulu terk edip, 1974’de Zafer’de yapımına başlanan GİMA mağazasının inşaatında amelelik yaptığını da anlatan Uzunkaya “Aynı zamanda daktilo kursuna yazıldım. Lise yıllarında şiir yazmaya da başlamıştım ve ilk yazılarımı Yeni Meram gazetesine gönderdim, burada yayımlandı. Bu arada Ova Tuz’da puantör olarak işe başladım. 1975’de de askere gittim. Döndükten sonra aynı firmanın bir başka kuruluşunda iş başı yaparken Akşam lisesine de kaydoldum. Bu arada İş ve İşçi Bulma Kurumuna da müracaat etmiştim. Krom Magnezit Fabrikasının sınavını kazanıp orada çalışmaya başladım. 1980 yılında da Manada Yücelmek adlı ilk şiir kitabım basıldı” dedi.

Çalışarak okumanın zorluğuna da işaret eden Uzunkaya “Akşam iş çıkışı, Mevlana meydanında servisten inip okula yürüyordum. Gece de okuldan sonra, Sedirler’deki, evimize yürüyerek gitmek zorundaydım. Aslında Hukuk okumak istiyordum ama 9 Eylül Üniversitesi İktisat Fakültesini kazandım.  Burada iki yıl okudum ama şartlarım elverişli değildi ve kaydımı dondurmak zorunda kaldım. Sonra bir af çıkınca Anadolu Üniversitesine devam ederek oradan mezun oldum.  Bu mezuniyetten sonra da iş yerimde şefliğe yükseltildim. Hayatının bir dönemini bedel olarak ödemeyenler, kalan hayatlarını bedel olarak ödüyorlardı. Ben de bu bedeli galiba o dönemde ödemiş oldum” diyerek devam etti.

Selçuk Üniversitesine Yüksek Lisansını yaptıktan sonra doktora yapmayı da istediğini ama ilk listede yer alamadığını anlatan Uzunkaya, “Kurum doktorumuz rahmetli Hulusi Baybal Efendi beni Ahmet Taşgetiren’e yönlendirdi. O da Çemberliştaş’taki Birlik Vakfında Şerafettin Yiğitbaşı ile görüştürdü ama yabancı dil notum düşük olduğu için buna imkân olmadı. Bu arada Bozüyük Seramik Sanayiinde çalıştım. Burası özelleşince Botaş Eskişehir İşletme Müdürlüğüne nakledildim. Burada çalışırken 2002 yılında Hasretimsin adlı şiir kitabımı yayımladım. ESGAZ’ın özelleştirilmesiyle de enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına müşavir olarak atandım. İki yıl sonra da emekli olarak Konya’ya taşındım” dedi”

Emeklilik yıllarındaki çalışmalarına dair bilgiler de veren Uzunkaya “Gazi Lisesinde iki yıl Okul Aile Birliği Başkanlığı yaptım. 2017’de de Yeni Haber’de köşe yazarlığına başladım. 2018’de Hayat Aşktan İbaret, 2019’da Yüreğim Kâbe’de Kaldı adlı kitaplarım basıldı” diyerek konuşmasını tamamladı.

Şiirlerinden örneklerde sunup, istek üzerine bir de ilâhi seslendiren şair yazar Osman Uzunkaya’ya hediyesini Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü takdim etti. 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *