Konya
Hafif yağmur
7°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,2057 %0
53,0405 %-0.11
6.703,28 % -0,19
Ara
Konya Postası Gazetesi Konya Aydınlar Ocağı toplandı: 'Osmanlıca kitaplar meydanda yakıldı'

Aydınlar Ocağı toplandı: 'Osmanlıca kitaplar meydanda yakıldı'

Konya Aydınlar Ocağında bu hafta eski Müftü ve Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Dr. Ahmet Baltacı hizmet yıllarını anlattı.

KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 5 dk

Konya Aydınlar Ocağı’nın mutat olarak düzenlediği Selçuklu Salı Sohbetlerinde bu hafta eski müftü ve Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi, Selçuklu Eğitim Merkezi Kurucu Müdürü ve Türk Anadolu Vakfı Başkanı Dr. Ahmet Baltacı 90. Hizmet yılında hayatı ve hatıralarını anlattı.

Konevi Derneği Salonundaki programda açılış konuşmasını yapan Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü “İslâmî hizmetin bir doksan yıllık çınarını daha misafir etmeye nail olduk. Kendilerinden, Türkiye’nin bir döneminde dinî hizmetlerin nasıl icra edildiğini, neler yaşadıklarını dinleyeceğiz” dedi.

Programları hakkında bilgi de veren Güçlü “Yaz kış demeden her hafta sohbetlerimizi sürdürüyoruz ve 30.yılımıza geldik. Konya Aydınlar Ocağı Hazreti Peygamber Efendimizi rol model edinmiş, kimsenin arka bahçesi olmayan bir kültürel dernektir. Türkiye’yi ilgilendiren Her fikre ve düşünceye açığız” diyerek sözlerini tamamladı.

Aydınlar Ocağı Yönetim Kurulu Üyesi Tayyar Yıldırım’ın biyografisini okumasını müteakiben kürsüye gelen Dr. Ahmet Baltacı 1934 yılında Çumra’nın Alıssa köyünde dünyaya geldiğini belirterek “İslâmî duyarlılığı yüksek, medrese bulunan bir köyde büyüdüm. Babam, bizleri okutabilmek için 1938 yılında Konya’ya taşınmamıza karar verdi ve Uluırmak mahallesine yerleştik. Kıtlık yıllarıydı; gaz, kaput bezi, kömür ve ekmek karneyle verilirdi. 1946 yılında Hakimiyeti Milliye İlkokullundan mezun olduğum gün babam beni Tuzcular içindeki Bulgur Tekke Camiine götürerek Çimili Hakkı Efendi’nin hoca olduğu Kur’an Kursuna (eti senin kemiği benim) diyerek kaydettirdi” dedi.

Hafızlık çalışmasını şevkle yaptığını ve semeresini aldığını belirten Baltacı, “Birlikte başladığım gruptan çok ileride, benden önce başlayanlardan da gerideydim. Dua için kendi grubumu beklesem gecikecektim. Benim azimli olduğumu görünce hocam, henüz tamamlamadığım halde benim duamı da öndeki grupla birlikte 1949 yılında yaptı. Bir insan Kur’an’ı bırakırsa Kur’an’da onu bırakır” diyerek devam etti.

Dorlalı Nasır Koçak Hocaefendi’den Arapça dersi aldığını anlatan Baltacı, “Nasır Efendi Dorla civarında vergi tahsildarı imiş. Fakat ağnam vergisi, yani koyun-keçi vergisi vardı. Vetgi 12 kuruş ise, koyun o kadar etmiyordu. Nasır Efendi de vergilerden halkın çektiği sıkıntı görüp görevi bırakmış. Onu değerli ve eğitimli yeşil bir atı varmış. Tahsilat yapıp heybeleri doldurmuş bir vaziyette yola çıkmış. Fakat at gitmek istediği köyün yoluna, ne kadar zorlasa da girmemiş. Çaresiz geceyi bir başka köyde geçirmiş ve sabah, gitmek istediği o köyün yolunda eşkıyaların iki kişiyi katlettiğini öğrenmişler. Hocam bu yüzden, (At ile avratta keramet vardır) derdi. Nasır Efendi bize çok emek verdi” dedi.

1951 yılında açılan İmam Hatip Okuluna, Nasır Efendi’nin tavsiyesi üzerine kaydolduğunu da vurgulayan Baltacı, “Hem hafız, hem de dini bilgi sahibi olunca okulda sıkıntı çekmedim. Hacı Veyiszade Efendi gibi Osmanlı bakiyesi çok değerli hocalarımız vardı. Her sınıfı iftiharla geçtim ama son sınıfta astronomi hocamızla sıkıntı yaşadık. O sırada arkadaşım Necati Gümüş ile İstanbul’a gittik. Mahir İz İstanbul İmam Hatip’te görevliydi. Bizi de kabul edince oraya nakil yaptırdık” diyerek devam etti.

Çocukluk yıllarında Konya’da pek çok caminin kapalı ve asliyeti dışında kullanıldığını vurgulayan Baltacı, “Bazı camilere saman ve hayvan malzemeleri konmuş, bazılarına hayvan bağlanmıştı. DP hükümeti bunların çoğunu düzeltmiş geriye İplikçi Cami kalmıştı. Ben mezun olup, askere gittikten sonra izne geldiğim de İplikçi Cami için açılış düzenlendi. Törende Konya Müftüsü beni görünce, İplikçi’nin ilk imamı olarak, gayri resmi görevlendirdi ve 17 gün burada vazife yaptım. Askerden gelince de aynı vazifeye devam ettim” dedi.

İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsüne talebe olunca İplikçi Camiinden ayrıldığını ve İstanbul’da Beyoğlu Kazancı ve Selime Hatun Camilerinde görev yaptığını anlatan Baltacı “Evvelce Konya Müftülüğü için müracaat etmiştim ama 1964 yılında Akseki Müftüsü olarak atandım. Osman Yüksel Serdengeçti ile de orada tanıştık. Bir gün (Meydanda Osmanlıca kitaplar yakılacak) diye bir haber geldi ve koştum; Serdengeçti de geldi ama yetişemedik. Bütün kitaplar yandı” dedi.

Akseki Müftülüğü sırasında, 1966’da Din İşleri Yüksek Kurulu Üyeliğine seçildiğini ve burada ilk yönetmeliklerin hazırlanmasında görev aldığını vurgulayan Baltacı “1968’de Danıştay kurul seçimlerini iptal edince vazifemiz sona erdi. DİB’de bir süre Arapça Mütercimliği yaptıktan sonra Eskişehir Müftülüğüne tayin edildim. Burada Müftülük Binasını yaptık. İmam Hatip Okulu Yaptırma Derneğinde görev aldım. 1970’de de Olgunlaştırma dairesi Başkanlığına görevlendirildim. Burada yayın hizmetlerini canlandırdık. Buhari Muhtasarı Tecrid-i Sarih tercümesinin ilk üç cildini Diyanet’e kazandırdık, ciltlerin tümünün ikinci baskısını yaptık” diyerek devam etti.

1972-73’de Adana Bölge Vaizi olduktan sonra 1978’e kadar Devlet Bakanları Süleyman Arif Emre, Mehmet Özgüneş ve Prof. Dr. Turhan Feyzioğlu’na danışmanlık yaptığını kaydeden Baltacı, “1978’de ikinci defa Din İşleri Yüksek Kurulu Üyeliğine seçildim. 1981-84 arasında da Berlin Din Hizmetleri Ataşeliği yaptım ve Almanya’da Diyanet İşleri (DİTİB) Türk İslam Birliği’nin kurulmasında görev aldım. Yurda döndükten sonra 1987’e kadar Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı olarak çalışıp müktesep hakla emekli oldum. DİB’in teklifi üzerine, 1990 yılında Konya’da açılan Haseki Tipi Selçuk Eğitim Merkezi’nin kurucu müdürü olarak, hizmet binasının yapımında, araştırma kütüphanesinin oluşmasında görev yaptım. 1999’da da yaş haddinden emekli oldum” dedi.

Türk Anadolu Vakfı ile ilgi çalışmalarında da bahseden Baltacı “1987 yılında Konya geldiğimde vakıf çalışmalarında bulunmakla ilgili teklif aldım ve katıldım. Halen de Vakfın Başkanı olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz” diyerek konuşmasını tamamladı.

Program sonunda Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü ve emekli Müftü Mehmet Doğru günün konuşmacısı Dr. Ahmet Baltacı’ya kitap ve belge takdim etti. 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *