Eski Yugoslavya döneminde Müslüman Boşnakların dini ve milli bilincini uyandırmak için mücadele eden, bu uğurda iki kez hapse atılan Aliya İzetbegoviç, 19 Ekim 2003'te hayatını kaybetti.
Bağımsız Bosna Hersek'in ilk Cumhurbaşkanı olan İzetbegoviç, siyasi kimliğinin yanı sıra fikir adamı yönüyle de hafızalarda yer edindi. Aliya İzetbegoviç, geride "Doğu ve Batı Arasında İslam", "İslam Deklarasyonu", "Özgürlüğe Kaçışım", "Tarihe Tanıklığım" ve "Köle Olmayacağız" gibi önemli eserler bıraktı.
Babasının anısına açılan sergi dolayısıyla Konya'ya gelen İzetbegoviç'in kızı Sabina Berberovic, Türkiye'nin farklı şehirlerinde babası adına düzenlenen etkinliklerin kendisini duygulandırdığını söyledi.
Sergilerin özellikle gençler açısından önemli olduğuna işaret eden Berberovic, "Babamı anlatmak adına büyük bir emek verilmiş. Burada asıl önemli olan gençlerin gelip bu mücadeleyi görmesi ve gerçek bir hayat hikayesinden ders çıkarmalarıdır." dedi.
Babasını kaybettikten sonra onu daha derinlemesine anlamaya başladığını dile getiren Berberovic, "Anne ve babanız yanınızdayken onları çok fazla düşünmüyorsunuz ama ayrıldıklarında onları tefekkür etmeye başlıyorsunuz. Babamın vefatının üzerinden 23 yıl geçti. Onun bazı yönlerini yeni yeni keşfediyor ve hayatında başardıklarına şaşırıyorum." ifadelerini kullandı.
- "İnsanın onuru varsa sorumluluğu da vardır"
Aliya İzetbegoviç'in hem bir hukukçu hem de zor şartlar altında mücadele veren bir düşünür olduğuna dikkati çeken Berberovic, şunları kaydetti:
"Rahmetli babam kendisini tanımlarken, 'Ben İslamiyet için mücadele eden bir insanım' derdi. Bu mücadele içinde kendi özgürlüğünü bulmuş ve aynı zamanda kendi özgürlüğü içinde kendi dinini bulmuş bir insandı. Babam insan onuruna çok dikkat ederdi. İnsanın onuru varsa sorumluluğu, sorumluluğu varsa da mücadelesi vardır. Özgürlüğü ise adalet üzerine kurulu görürdü."
Dünyadaki mevcut tabloya ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Berberovic, insanlığın ciddi bir krizden geçtiğini belirterek, "Bugün dünyada barış yok. Hukuka aykırı savaşlar sürüyor ve bu durum, Gazze'de olduğu gibi, tüm insanlığı daha büyük yıkımlara sürüklüyor. Bosna Hersek küçük bir ülke olabilir ama doğruyu ve hakikati haykırma sorumluluğumuz var." diye konuştu.