Konya
Az bulutlu
13°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,0523 %0
52,8780 %0.03
6.794,67 % 0,21
Ara
Konya Postası Gazetesi Konya Ağabeyinin yarım kalan hayalini kardeşi sürdürüyor

Ağabeyinin yarım kalan hayalini kardeşi sürdürüyor

Konya'da iki yıl önce motosikletiyle geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden 14 yaşındaki semazen Emir Kağan'ın hayalini, kardeşi Umut Nazım Bektaş gerçekleştirmek için çaba gösteriyor.

KAYNAK: AA
Okunma Süresi: 2 dk

Kültür ve Turizm Bakanlığı Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu'nda gönüllü semazen olan ağabeyinden öğrendiği semazenliği sürdüren 13 yaşındaki Bektaş, her semada Emir Kağan'ı hatırlıyor.

Bu yıl "Huzur Vakti" temasıyla gerçekleştirilen Hazreti Mevlana'nın 752. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri'nde yerini alan Bektaş, ağabeyi gibi sema salonunda aynı manevi atmosferi hissediyor.

- “Ağabeyimin hatırası olduğu için semazenliğe daha çok emek veriyorum”

8. sınıf öğrencisi Bektaş, sema yapmaya Emir Kağan'a özenerek başladığını söyledi.

Ağabeyi Emir Kağan'dan geriye kalan bu ulvi görevi devam ettirmeye çalıştığını belirten Bektaş, "Semayı o yanımdaymış gibi yapmaya çalışıyorum. Son semasını beraber yapmıştık ve sürekli beraberdik." dedi.

Bektaş, nereye gitse ağabeyi yanındaymış gibi hissettiğini, gücünü ve kuvvetini bundan aldığını dile getirdi.

Semazenliği çok sevdiğini vurgulayan Bektaş, "Ağabeyimin hatırası olduğu için semazenliğe daha çok emek veriyorum. Ağabeyimin semada kullandığı kişisel eşyaları şu anda bana biraz büyük geliyor. Ama sikkesi, tennuresi ve diğer eşyalarını büyüyünce semazenlik yaparken kullanmayı istiyorum." diye konuştu.

- “Rabb'im sanki o yıla tesadüf ettirdi”

Evladını kaybetmenin hüznüyle yaşayan 48 yaşındaki Ayşegül Bektaş ise oğlundan geriye kaldıramayacağı bir acının kaldığını anlattı.

Kaza günü oğlundan sabah yatağında yatarken öperek ayrıldığını belirten Bektaş, şunları kaydetti:

“Eve geldiğimizde yoktu. Daha sonra kaza yaptığı haberini öğrendik ve hastanede kaybettik. Şeb-i Arus'u her yıl farklı bir temayla kutluyoruz. 'Dostluk Vakti, 'İrfan Vakti', 'Huzur Vakti' gibi. Emir Kağan'ın vefat ettiği yıl da 'Vuslat Vakti' olarak kutlanıyordu. Rabb'im sanki o yıla tesadüf ettirdi. Emir'im de vuslata erdi. Cumartesi akşam semasını yaptı, pazar günü Rabb'im aldı.”

Bektaş, evladının hayatındaki her şeyin yarım kaldığını ve onun hatıralarıyla yaşadıklarını ifade etti.

Şeb-i Arus geldiğinde kendilerine bir hüzün çöktüğüne dikkati çeken Bektaş, "Eşyalarından sema kıyafetleri, kazadaki kıyafetleri kaldı. Hala açamadığım dolabı var. Oğlumu, Hazreti Mevlana'nın vefat ettiği Şeb-i Arus günü kaybettim. Benim oğlumun da ölüm yıl dönümü oldu. Ona bayram, bana acı oldu. Umut da çok güzel bir semazen ve ağabeyinin yolunda. Bizi de o mutlu edecek, bundan sonra onunla yaşayacağız." ifadelerini kullandı.

Baba Necdet Bektaş da Şebiarus'un kendileri için hüzün ayı olduğunu, Umut Nazım'ın hiç akıllarından çıkmayan ağabeyinin yolundan ilerlemesinin kendilerini çok mutlu ettiğini dile getirdi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *