Türkiye İstatistik Kurumu’nun bugün açıkladığı dönemsel GSYH verilerine göre Türkiye ekonomisi 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 3,7 büyürken, tarım sektörü olağanüstü iklim koşullarının etkisiyle yüzde 12,7 oranında daraldı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, verilerin ardından yaptığı değerlendirmede, daralmanın sektörel zayıflıktan değil, yıl içinde yaşanan sıra dışı iklim olaylarından kaynaklandığını vurguladı.
Bakan Yumaklı, yılın ilk yarısında yaşanan zirai don ve birçok bölgede etkili olan kuraklık nedeniyle özellikle tahıl, tarla ürünleri ve sert kabuklu meyvelerde rekolte kayıplarının üçüncü çeyrek itibarıyla belirginleştiğini belirtti.
“Bu durum, daha önce bitkisel üretim tahminlerinde görülen iklimsel etkinin GSYH verilerine yansımasından ibarettir. Gıda arz güvenliği açısından herhangi bir risk söz konusu değildir.” diyen Yumaklı, Türkiye tarımının güçlü altyapısı ve geniş üretim deseni sayesinde bu dönemsel kayıpları hızla telafi edebilecek kapasitede olduğunu ifade etti.
46,1 Milyar Liralık Zarar Tespiti ve Ödeme Tamamlandı
Bakan Yumaklı, zirai don kaynaklı zarar tespitlerinin tamamlandığını ve üreticilere toplam 46,1 milyar lira ödeme yapıldığını açıkladı.
Modern Sulama ve Su Verimliliği Çalışmaları Devam Ediyor
Tarımsal sulama yatırımlarının hız kesmeden sürdüğünü belirten Yumaklı, modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması ve su verimliliği politikalarının kararlılıkla uygulandığını kaydetti.
Yerli ve sertifikalı tohum kullanımının artırılması, hastalık ve zararlılara karşı erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi ve üretim kayıplarını azaltmaya yönelik uygulamaların aktif şekilde devam ettiğini ifade eden Bakan Yumaklı, üreticiyi merkeze alan destek politikalarının “kesintisiz ve kararlı şekilde” süreceğini söyledi.
“Türkiye tarımı güçlüdür. Bugün karşılaşılan mevsimsel etkiler geçicidir. Tarımsal üretimi artırmaya ve altyapımızı güçlendirmeye yönelik azim ve kararlılığımız kalıcıdır.” sözleriyle açıklamasını tamamlayan Bakan Yumaklı, vatandaşların kaliteli, güvenilir ve yeterli gıdaya erişiminin her koşulda devlet güvencesi altında olduğunun altını çizdi.