2025 yılının, Türkiye iş dünyasının en zorlu yılı olduğunu belirten Kızıltaş, ve yıl içinde ki ekonomik dalgalanmalar, mali baskılar, küresel ticarette daralma ve finansmana erişimdeki zorluklara rağmen Türk iş insanlarının güçlü bir direnç gösterdiğini ifade etti. Ve bu direncin ardından 2025 yılına ‘’ sessiz devrim'' adını verdiklerini açıkladı.
Başkan Yardımcısı olarak sahaya da indiğini söyleyen Fatih Kızıltaş,'' Sahada çok sayıda işletme ile doğrudan temas kuran biri olarak, 2025’in en belirgin özelliğinin “kendini yeniden keşfeden iş dünyası” olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Birçok firma, alışılmış modellerle devam edilemeyeceğini fark ederek hem maliyet yönetimini hem de üretim modellerini yeniden tanımladı'' dedi.
2025 yılının orta düzeyde ki işletmeler için kırılma yılı olduğunu açıklayan Başkan Yardımcısı,'' Üretim bantları yeniden düzenlendi, verimlilik yazılımları devreye alındı, stok yönetimi yapay zekâ ile optimize edildi ve tedarik zinciri analizleri artık günlük kararların temel aracı hâline geldi.
2025’in en dikkat çekici tarafı, işletmelerin “zorunlu dijitalleşme” sürecinden “stratejik dijitalleşme” aşamasına geçmesiydi. Üretim planlamasında, talep tahmininde, kalite kontrolünde ve maliyet hesaplamalarında dijital araçların kullanımı artık lüks değil, yaşamsal bir gereklilik olarak kabul edildi.
Benim de yıl boyunca sıkça dile getirdiğim gibi, Türk iş dünyasının asıl gücü krizden kaçmakta değil, krizi yönetmekte ve hatta onu fırsata çevirmektedir. 2025 bu gerçeği yeniden kanıtladı'' ifadelerine yer verdi.
Kızıltaş, 2025 yılında işletmecilerin artan kredi maliyetleri ve daralan finansman kanallarının yerine özkaynaklarını güçlendirmeyi tercih ettiklerini sözlerine ekledi. Ve durum sonucunda da orta vadede şirketlerin dayanıklılığını artırdığını açıkladı.
Yıl boyunca birçok firma temsilcisi, ile görüştüklerini söyleyen Başkan Yardımcısı Fatih Kızıltaş, işletmecilerin sürdürülebilir büyüme için “kontrollü yatırım – güçlü nakit akışı” dengesini benimsediklerini ve bu yaklaşımın 2026 yılına çok daha hazırlıklı bir giriş yapılmasını sağladığımı belirtti.
Avrupa pazarındaki daralma, ihracatçı şirketleri alternatif coğrafyalara yönlendirdiğine değinen Kızıltaş, ‘’2025’in ikinci yarısından itibaren Afrika, Körfez ülkeleri ve Türk Cumhuriyetleri daha güçlü hedef pazarlara dönüştü.
Asriad çatısı altında yürüttüğümüz iş geliştirme faaliyetlerinde, bu bölgelerdeki iş insanlarıyla kurulan temasların hem yeni fırsatlar doğurduğunu hem de Türkiye’nin bölgesel rolünü artırdığını gözlemledik.
Kümelenmenin ve İş Birliğinin Yılı
Bu yıl, bireysel rekabetten ziyade iş birliği ve kümelenme modellerinin öne çıktığı bir dönem oldu. Sektör içi dayanışma, ortak satın alma, ortak lojistik ve bölgesel üretim kümeleri; rekabet avantajı oluşturmanın en etkili yolları hâline geldi.
Bu yaklaşım, yalnızca şirketleri güçlendirmedi; aynı zamanda yerel ekonomilerin dinamizmini artırdı. İş dünyasında giderek daha çok kabul gören bu model, 2026’nın da belirleyici unsurlarından biri olacak'' şeklinde konuştu.
2025 yılının en büyük mesajını ise şu sözlerle açıkladı,''
“Dayanıklılık, artık krizden çıkmak değil; kriz devam ederken üretmeye, yenilik yapmaya ve büyümeye devam edebilme kapasitesidir.”
Türk iş dünyası bu kapasiteyi fazlasıyla göstermiştir.
Üreten, araştıran, kendini yenileyen ve stratejik düşünen firmalar; bu yılın gerçek kazananları oldu'' ifadelerini kullandı.
Başkan Yardımcısı, konuşmasının ardından 2026 yılının iş dünyasında ki başlıklarını öngörülebilirlik, finansal istikrar, dijitalleşmeye devam, yeni pazarlar ve daha güçlü iş birlikleri olarak değerlendirdi. Ve sözlerine şu şekilde devam etti'' Bizler Asriad olarak, bu süreçte üyelerimizin ve ülkemizin üretim gücüne katkı sunmaya, iş dünyasını bilgilendirmeye ve uluslararası bağlantılar kurmaya devam edeceğiz. 2025 zor bir yıldı; ama aynı zamanda Türkiye iş dünyasının sessiz ama güçlü bir dönüşüm yaşadığı, yeni bir iş modeline geçtiği ve geleceğe daha profesyonel bir şekilde hazırlandığı bir dönem oldu.
İşte bu nedenle 2025, sadece bir yıl değil; iş dünyası için yeni bir dönemin başlangıcıdır'' dedi.