Konya
Parçalı az bulutlu
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
50,0562 %0.06
56,3245 %0.18
6.608,15 %1.11
Konya Postası Gazetesi Güncel Zaman aşımı gerekçesiyle ödenmemesini hak ihlali saydı

Zaman aşımı gerekçesiyle ödenmemesini hak ihlali saydı

Anayasa Mahkemesi, kamulaştırma bedelinin 10 yıllık zamanaşımı gerekçesiyle ödenmemesine ilişkin başvuruda, mülkiyet hakkının ihlal edildiğine hükmetti

Zaman aşımı gerekçesiyle ödenmemesini hak ihlali saydı
Okunma Süresi: 3 dk

Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yer alan karara göre, Ankara'da bir kişiye ait 1962'de inşa edilen gecekondu, Kara Harp Okulu'nun genişleme arazisinde kaldığı gerekçesiyle 1974'te Milli Savunma Bakanlığınca kamulaştırıldı. Kamulaştırma bedeli olan 37 bin 14 lira mahkeme kararıyla gecekondu sahibi adına açılan hesaba yatırıldı. Kamulaştırmadan vazgeçilmesi üzerine bu bedel tahsil edilemedi. Bakanlığın isteği üzerine de 1982'de belediye gecekonduyu yıktı.

Gecekondunun ve ağaçların bedelinin tazmini istemiyle 1982'de açılan davada mahkeme, 1987'de 400 bin lira olarak belirlediği tazminat miktarının gecekondu sahibine ödenmesini kararlaştırdı.

Hükmedilen tazminatın ödenmemesi üzerine gecekondunun sahibi, 2016'da Ankara 32. İcra Dairesi Müdürlüğüne başvurdu. Daire, faiziyle birlikte 3 milyon 330 bin liranın ödenmesini kararlaştırdı.

Bakanlık tarafından Ankara 3. İcra Hukuk Mahkemesine yapılan itirazda, 10 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu belirtilerek miktar ödenmedi.

Kararın Yargıtay tarafından onanması üzerine gecekondu sahibi, hak ihlali iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.

Yüksek Mahkeme, Anayasa'nın 35'inci maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine hükmetti ve ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması adına yeniden yargılama yapılmak üzere, kararın Ankara 3. İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verdi.

Kararın gerekçesinden

Anayasa Mahkemesinin kararında, bu tip el atmalarda ihlalin tespit edilmesinin yeterli olmadığı belirtilerek, "Gerçek manada giderimden söz edilebilmesi için taşınmazın el koyma tarihindeki gerçek değerinin malike ödenmesi gerekir." hükmüne yer verildi.

Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987'de verdiği kararla hükmedilen tazminatın başvurucuya ödenmediği, daha sonraki başvuruda da 10 yıllık zaman aşımı nedeniyle ödemenin yapılmadığı ifade edildi.

Bu durumun Anayasa'nın 2'nci maddesinde belirtilen "hukuk devleti" ilkesiyle bağdaşmadığına işaret edilen kararda, "Hukuk güvenliğinin ve hukukun üstünlüğünün sağlanması için devletin işlem ve eylemlerine karşı yargı yolunun açık tutulması yeterli olmayıp yargı mercileri tarafından verilen kararların gecikmeksizin uygulanması da gerekir. Hukuk güvenliği ve hukukun üstünlüğü sadece hukuka aykırılıkların tespit edilmesiyle değil bunların tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasıyla sağlanabilir." değerlendirmesine yer verildi.

Başvurucunun mahkeme tarafından hükmedilen tazminatın ödenmesi istemiyle kararın kesinleşmesinin üzerinden yaklaşık 26 yıl sonra idari kuruma başvurmasının bir kusur olarak değerlendirilebileceği aktarılan kararda, "Bu durum idarenin mahkeme kararını icra etme sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır." tespiti yapıldı.

Kararda, şu ifadelere yer verildi:

"Somut olayda kamulaştırmasız el atma sebebiyle doğan zararına karşılık olarak mahkeme tarafından hükmedilen tazminatın başvurucuya zaman aşımı gerekçesiyle ödenmemesi Anayasa'nın 35'inci maddesiyle bağdaşmamaktadır. İhlalin giderimi amacıyla hükmedilen tazminatın ödenmemesi, mülkiyet hakkının ihlalinin devam ettiğini göstermektedir. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 35'inci maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız