Konya
Parçalı az bulutlu
8°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,2414 %0
52,9766 %0.02
6.626,24 % 0,01
Ara
Konya Postası Gazetesi Güncel Yeni enerji yasası yatırımları hızlandıracak

Yeni enerji yasası yatırımları hızlandıracak

Enerji yatırımlarında ÇED süreci artık ön şart değil; izinler eş zamanlı yürütülebilecek.

Okunma Süresi: 3 dk

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilen ve 24 Temmuz’da Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7554 sayılı yasa, maden ve çevre mevzuatında önemli değişiklikler getirirken, yenilenebilir enerji yatırımlarına da ivme kazandıracak düzenlemeler içeriyor. Yasanın sektöre etkilerini değerlendiren Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ENSİA) Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı, yasanın enerji yatırımlarında özellikle izin süreçlerini sadeleştirmesiyle dikkat çekti.

ÇED Sürecindeki Değişiklikler Yatırım Sürecini Kısaltacak

Alper Kalaycı, yeni yasa ile birlikte Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporunun artık yatırım sürecinin ön şartı olmaktan çıktığını, diğer izin süreçlerinin ÇED süreciyle eş zamanlı başlatılabileceğini belirtti.

“ÇED tamamlanmadan imar planı, ruhsat gibi adımlara geçilemiyordu. Şimdi bu süreçler eş zamanlı yürütülebilecek. Bu da yatırımcıların sahaya inmesini hızlandıracak,” diyen Kalaycı, düzenleme ile yatırım sürecinin beş yıldan iki yılın altına düşebileceğini vurguladı.

Yabancı Yatırımcılar İçin Daha Elverişli İklim

Bürokratik engellerin azalmasının yabancı yatırımcılar için motive edici bir yatırım ortamı oluşturacağını söyleyen Kalaycı, enerji yatırımlarında sıkça karşılaşılan uzun bekleme sürelerinin ortadan kalkmasının Türkiye’yi Avrupa’daki pek çok ülkeye göre daha avantajlı konuma getireceğini ifade etti.

Elektrik Piyasasında Yapısal İyileştirme Beklentisi

Enerji piyasasında uygulanan tavan fiyatlar, iletim ve dağıtım bedellerindeki sık değişikliklerin yatırımcıyı zorladığına dikkat çeken Kalaycı, bu alanlardaki iyileştirici adımların uluslararası yatırımcı ilgisini artırabileceğini dile getirdi.

2035 Hedefi İçin Her Yıl 8.500 MW Kurulu Güç Gerekiyor

Kalaycı, Türkiye'nin 2035 yılına kadar rüzgâr ve güneşte toplam 120 bin MW kurulu güç hedeflediğini hatırlatarak, bu hedefe ulaşmak için her yıl 3 bin MW rüzgâr ve 5.500 MW güneş enerjisi kapasitesinin devreye alınması gerektiğini söyledi.
Yasanın ardından ilgili alt mevzuatların da hızla çıkarılması gerektiğini vurgulayan Kalaycı, böylece uygulamanın yatırımcılar açısından netlik kazanacağını belirtti.

Orman Arazileri ve GES Kurulumları Konusunda Uyarı

Yasanın 15. maddesinde yer alan, orman vasıflı taşınmazlara yenilenebilir enerji tesislerinin kurulabilmesine ilişkin sadeleştirilmiş izin süreci konusunda çekincelerini dile getiren Kalaycı, şu değerlendirmede bulundu:

“Üzerinde orman olmasa da orman vasfı taşıyan araziler ile tarım alanlarında GES kurulmasını doğru bulmuyoruz. Geçmişte zeytinliklerin kesilerek GES kurulmasına karşı çıkmıştık. Enerji yatırımları doğaya zarar vermeden ve çevresel uygunluklardan taviz verilmeden hayata geçirilmeli.”

Kalaycı ayrıca, İzmir’de bu yıl yalnızca Haziran ve Temmuz aylarında 25 bin hektardan fazla orman ve mera alanının yandığını hatırlatarak, bu alanların yeniden yeşillendirilmesi gerektiğini, enerji santrali gibi yapılaşmalara kesinlikle açılmaması gerektiğini vurguladı.

Acele Kamulaştırma Süreçlerinde Dikkatli Yaklaşım Şart

Yeni yasayla acele kamulaştırma kararlarının daha hızlı alınabileceğini belirten Kalaycı, özellikle Ege Bölgesi’ndeki rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımlarında kamusal hassasiyetlerin dikkate alınarak sürecin şeffaf şekilde yürütülmesi gerektiğini söyledi.

“Yatırımcı şirketler ve kamu otoriteleri, süreci doğaya ve kamu vicdanına duyarlı şekilde yönetmeli,” dedi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *