Konya
Parçalı az bulutlu
5°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
50,1575 %0.20
55,9367 %-0.62
6.556,39 %-0.60
Konya Postası Gazetesi Güncel Türkiye'de tsunami olabilir

Türkiye'de tsunami olabilir

Boğaziçi Üniversitesi Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Doç. Dr. Kalafat, Türkiye'de Muğla-Antalya bölgesinde yaşanabilecek büyük bir deprem sonrası 3 metrenin üzerinde tsunami olabileceğini söyledi. -

Türkiye'de tsunami olabilir
Okunma Süresi: 4 dk

Boğaziçi Üniversitesi Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Doç. Dr. Kalafat, Türkiye'de Muğla-Antalya bölgesinde yaşanabilecek büyük bir deprem sonrası 3 metrenin üzerinde tsunami olabileceğini söyledi. -

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Doç. Dr. Doğan Kalafat, 

Dünya, daha önceden bilinse de tsunaminin yıkıcı etkisiyle 2004'te yüzbinlerce insanın hayatını kaybettiği Endonezya'nın Sumatra adası açıkları ve 2011'deki Japonya Tohoku'daki depremlerinin ardından tanıştı.

Tsunamiler daha çok okyanuslar gibi açık denizlerde etkili gözükse de geçtiğimiz yıl İzmir Seferihisar açıklarında meydana gelen deprem sonrası sahilde yaşanan ani su yükselmesi, bunun Türkiye'de de belirli bir ölçeğe kadar tehlikeli olabildiğini gösterdi.

Boğaziçi Üniversitesi Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Kalafat, "1-7 Mart Deprem Haftası" kapsamında AA muhabirine merkezin çalışmaları ve Türkiye'deki tsunami riski üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Kalafat, araştırma merkezi kurma çalışmalarına 2004'teki Endonezya Sumatra depremi sonrası meydana gelen tsunami felaketinden sonra başladıklarını anlatarak, 2017'de Birleşmiş Milletler'in Oşinografi Komisyonu'nun tsunami uyarı merkezi olmak için bazı altyapı çalışmalarını tamamlayarak akreditasyon yaptıklarını kaydetti.

Ağırlıklı olarak Doğu Akdeniz'de tsunami gözlem ve uyarı merkezi olarak çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Kalafat, merkezdeki en önemli özelliğin sismik istasyonların yanı sıra su seviyesi istasyonlarının da bulunması olduğunu dile getirdi.

"Marmara'da 2 metre civarında bir su yükselmesi bekleniyor"

Kalafat, üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye'deki tsunami açısından riskli bölgelerle ilgili şunları aktardı:

"Ağırlıklı olarak Ege ve Akdeniz bizim için daha riskli. Güney batı sahillerimizde, Girit, Muğla, Gökova, Fethiye, Antalya civarında 3 metrenin üzerinde tsunami olma olasılığı var. Akdeniz'de Girit yayı diye tabir ettiğimiz alan aslında Afrika plakasının Ege-Anadolu plakasının altına daldığı bir levha sınırı. Büyük depremler de levha sınırlarında oluyor. Tarihsel kayıtlara da baktığımızda Girit ve 12 Adalar civarında önemli tsunamiler olmuş. Marmara'da ise ağırlıklı olarak beklediğimiz tsunami, örneğin 7 şiddetinde büyük bir deprem sonrası olabilir. Marmara'da 2 metre civarında bir su yükselmesi bekleniyor. 2 metrelik su seviyesinin yükselmesi bile belirli bölgelerde problem ve hasar yaratabilir."

Kalafat, sahile yakın bölgelerde özellikle Akdeniz bölgesi için tsunamiye yönelik çalışmalar yapılması gerektiğini vurgulayarak, Marmara Denizinin içinde de bin metrenin üzerinde, çeperleri kalın, genç alüvyonlarla ve sedimanlarla çevrili üç derin çukur olduğunu anlattı.

Büyük bir deprem sonrasında etkilenen sediman tabakalarının hareketine bağlı olarak tsunami olasılığının görüldüğünü belirten Kalafat, Marmara'da beklenilen tsunamilerin heyelan kaynaklı olduğunu vurguladı.

"Deprem sonraki tehlikeyi önlemek için önemli"

Doç. Dr. Doğan Kalafat, deprem olmasa bile tsunamiyle ilgili erken uyarı verebilecek kapasitelerinin bulunduğunu ifade ederek, deprem sonrası ikinci bir tehlikeyi bertaraf etme adına bunun önemli olduğunu kaydetti.

Kalafat, "Yaklaşık 4 ila 7 dakika arasında tsunamiyle ilgili erken uyarıyı verebiliyoruz. Bu süre de önemli. Çünkü toplum bu bilgiyi aldıktan sonra tsunami tahliye noktalarından güvenli bölgelere ulaşabilir. Türkiye çapında su seviyesi istasyonlarını daha sık konumlandırarak, buradan gelecek hem deprem hem de su seviyesi bilgisiyle tsunaminin boyutu, gelişmesi ve erken uyarı verme kapasitemiz var." ifadelerini kullandı.

Özellikle Ege Denizi ve Akdeniz'de yaşanacak depremler sonucu oluşabilecek tsunamilere karşı tedbirli olunması gerektiğini belirten Kalafat, Türkiye'deki tsunaminin açık denizlerde olduğu gibi büyük felaketlere yol açmayacağını anlattı.

"6'nın üzerindeki depremde tsunami riski var"

Kalafat, sahil bölgelerindeki yapıların zarar görebileceğini dile getirerek, şöyle devam etti:

"Deniz tabanında olacak deprem sonrasında toplumun şunu bilmesi gerekir, örneğin depremin büyüklüğü 6'nın üzerine çıktıysa tsunami olabilir. Uyarlılara dikkat edip, sahilden uzaklaşarak, mümkün olduğu kadar yüksek kesimlere tahliye olunmalı. Toplum bunu bir refleks olarak düşünmeli. Tsunami tabelaları da bir bilinç oluşturması açısından da önemli."

Geçmişte Fethiye açıklarında meydana gelen 6'nın üzerindeki bir deprem sonrası insanların günlerce tsunami olacağı endişesiyle panik halinde hareket ettiğini hatırlatan Kalafat, olası bir tsunaminin depremden 20-30 dakika sonra yaşanabileceğini ve günler sonra gelmesinin mümkün olmadığını kaydetti.

Tsunami gözlem istasyonları

Türkiye'deki tsunami gözlem istasyonları hakkında bilgiler veren Kalafat, enstitülerinin haritalı mesaj gönderimi gerçekleştiren tek hizmet sağlayıcı olduğunu ifade etti.

Türkiye'de 25 su seviyesi istasyonu bulunduğunu bildiren Kalafat, istasyonların ağırlıklı olarak Marmara'da ve tüm Türkiye sahilleri boyunca yer aldığını kaydetti.

Bu istasyonların sayısının artmasının önemli olduğunu anlatan Kalafat, "Ülkemiz doğal afetler açısından riskli bir bölgede. Dolayısıyla depremler ve sonrasında oluşacak tsunamilerle ilgili toplumumuzun bilinçli olması gerekiyor. Aynı zamanda depreme dayanıklı binalarda oturmanın yanı sıra deniz sahiline sıfır, dere yataklarına hiçbir şekilde ev yapmamamız gerekir. Buralar depremde ve deprem sonrası oluşabilecek tsunamilerde hasar görecektir." diye konuştu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız