ABD- İsrail'in İran'a yönelik başlattığı ve Orta Doğu ülkeleri hava sahasının kapanmasına da neden olan savaş, 2026 yılında rekor seyahat beklentisi içindeki dünya turizminde dengeleri değiştirdi. Petrol fiyatları ve uçuş maliyetlerinin artmasına neden olan savaş sebepli güvenlik algısı, hem Türkiye ve Antalya'da hem de dünya genelindeki tüm turizm destinasyonlarında yaz dönemine yönelik rezervasyon akışını yavaşlattı.
Savaş dünya turizmini etkiledi, rezervasyonlar azaldı

SAVAŞ SENARYOLARI DEĞİŞTİRDİ
Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkan Yardımcısı Ercan Çek, 10 gün öncesine kadar her şey çok iyi giderken, İran'a yönelik başlatılan savaşın hem Türkiye, Antalya hem de dünya turizminde bütün senaryoyu değiştirdiğini açıkladı. Çek, "2026'nın en az 2025 kadar güzel geçmesini, maliyet, kur baskısının olmaması ve daha iyi bir sezon yaşamayı planlarken, artık bu senaryonun tam tersine döndüğünü maalesef görmüş bulunuyoruz. Bu savaş senaryosu hiçbir turizmcinin işine gelmez. Bir bölgeyi kazandırıp, bir bölgeyi kaybettirmesi diye bir şeyin uzun vadede mümkün olduğunu bugüne kadar hiçbir krizde görmedim" dedi.
Savaş dünya turizmini etkiledi, rezervasyonlar azaldı
REZERVASYON AKIŞI DURDU
Bu krizde hükümetin çok istikrarlı davrandığını ve Türkiye'yi ateşe atmama adına yapıcı adımlar atmasının bir avantaj olduğunu da belirten Ercan Çek, "Bu bizim için kötü senaryonun içerisinde bir avantaj. Ama baktığımız zaman Orta Doğu'daki hem insan hareketliliği hem de turizm hareketi bitti. Bunu en son ITB Berlin'e gittiğimizde TUI CEO'sundan bile duyduk. İlk günlerde bunun Antalya, İspanya, Portekiz'e iyi yansıyacağı gibi yorumlar yapıldı ama böyle olması mümkün değil tabii ki. Antalya'yla yönelik Avrupa'dan rezervasyon akışında yüzde 60-70'lere varan duruş olduğunu gördük. Bazı rezervasyon iptal taleplerinin az da olsa varlığını hissediyoruz" diye konuştu.
Savaş dünya turizmini etkiledi, rezervasyonlar azaldı

RUSYA PAZARINDA YÜZDE 50 YAVAŞLAMA
Rusya pazarı hala hareketli olmakla birlikte, rezervasyon hızında yüzde 50'ye yakın yavaşlama olduğunu dile getiren Çek, "Bunların geçici olduğunu ümit ediyoruz. Sakin kalıp gözlemlemek lazım ama savaşın etkisinin başka bölgelere yansımayacağını düşünmek hata olur. Biz temkinliyiz, süreci takip ediyoruz. Buna göre kriz yönetimimizi yapıyoruz. Türk turizmcileri olarak da bu konudaki kaslarımız çok gelişmiş. Beklemedeyiz, ona göre adımlarımızı atacağız. Çok felaket bir senaryo beklemiyorum. Ama sezona başlarken bundan 10 gün önceki söylemlerimizden bir iki adım geri attığımızı da belirtmek isterim" dedi.
SAVAŞ VE PETROL TURİZMİ ETKİLİYOR
Hürmüz Boğazı'nın dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği kritik bir bölge olduğunu kaydeden Çek, "Bu süreçte uçak biletleri, yakıt, genel tüketimleri düşündüğümüzde turizm hareketini ciddi etkileyecek. Çünkü turizm hareketini ciddi etkileyen iki olay ekonomi ve savaş. Şu anda petrol fiyatlarından dolayı ekonomik anlamda etkilenecek bir yapı görüyoruz. Savaş zaten insanları en çok ürküten olay. İki tane turizm hareketinin beğenmediği bileşiği bir noktada görüyoruz. Çok uzun süreceğini de zannetmiyorum. Çünkü hiçbir ülkenin ekonomisi bunu kaldıramaz. Bir ay gibi bir süreç düşünüyorum. En azından komşu ülkeleri etkileme alanının biteceğini düşünüyorum. Bu anlamda tedbirli, sakin ve gözlemci olarak, gözlemleyen bir yönetim olarak bekliyoruz" dedi.
Savaş dünya turizmini etkiledi, rezervasyonlar azaldı

‘O BÖLGENİN TURİSTİ BİZE GELMEZ’
Savaş nedeniyle uçuşa kapanan BAE, Dubai, Katar gibi Orta Doğu ülkelerine gidemeyen ve rezervasyonlarını iptal eden turistin Türkiye'ye yönelebileceği yönündeki beklentileri değerlendiren turizmci Ali Kızıldağ, "Şöyle bir algı var; savaş nedeniyle Orta Doğu destinasyonlarına, özellikle Dubai, Katar, Abu Dabi, Umman gibi ülkelere seyahatlerin olmayacağı, rezervasyonların iptal edileceği ve buralardan Türkiye'nin pay almasının söz konusu olabileceği gibi söylemler var. Buna çok katılmıyorum. Çünkü sonuçta turizm barış ortamında gelişen, yeşeren, büyüyen bir sektör. Böyle bir ortamda kitle turizmi, aile turizmi yapan bir destinasyon olarak böyle bir beklentimizin olmasının doğru olduğunu düşünmüyorum" dedi.
KRİZ YÖNETİMİ UYARISI
İnsanların savaş ortamında en güvenilir yer olarak evlerini tercih edeceklerini belirten Kızıldağ, "Evlerinden çıkmamayı yeğlerler. Böyle bir ortamda da turizm gelişmez. Ben global olarak da bu sene turizmin beklenen performansı göstereceğini zannetmiyorum. O nedenle hani, 'İşte oraya gitmeyenler bize gelir' veya 'Oradakiler iptal eder Türkiye'ye gelir' gibi düşünmemek lazım. Bizim bütün radarlarımızı açıp, bütün riskleri iyi analiz edip, 2026 turizm sezonunu hem kamu hem özel sektör olarak kriz yönetimi performansında yönetmemiz lazım. Bütün verileri çok iyi analiz etmemiz ve dünyayı çok iyi araştırmamız, çok iyi okumamız lazım" diye konuştu.
‘REZERVASYONDAKİ DURAKLAMA BİZİ ENDİŞELENDİRİYOR’
Bir an önce bu savaşların bitmesi dileğinde bulunduklarını kaydeden Ali Kızıldağ, "Sezona daha girmedik, önümüzde iki aylık bir süreç var. Bu süreçte bu savaşlar daha barışçıl bir ortama evrilirse, onun yarattığı pozitif algıyla sezonu kurtarabiliriz, daha iyi bir performans bile sergileyebiliriz. Rezervasyonlarımızda iptal yok veya çok az. Ancak normalde bu dönemde ciddi rezervasyon akışı olurdu. Bir duraklama var. Bu bizi çok endişelendiriyor" dedi.
Savaş dünya turizmini etkiledi, rezervasyonlar azaldı

‘MALİYET ARTIŞI PAKET FİYATLARINA YANSIR’
Savaşın tüm dünya turizmini ve insanların psikolojisini olumsuz etkilediğini ifade eden turizmci İsmail Çağlar, "Biz kitle turizmi yapıyoruz. Hava yollarında fiyatların artması paket fiyatlarını da etkileyecek. Son 10 yılda zaten savaşlarla ilgili devamlı bir kriz halindeyiz. Biz artık bunlarda biraz uzmanlaştık diyebiliriz. Ona göre tekrar fiyat ve pazar ayarlamaları hızlı bir şekilde yapılacaktır. Orta Doğu'dan ciddi misafir alan bölgeler vardı. Özellikle Antalya'nın Kundu bölgesini buna örnek gösterebiliriz. Burada şu an için rezervasyonlar durdu. Ciddi düzeyde iyi fiyatlara rezervasyon aldığımız bölgeleri, hava sahasının kapalı olması olumsuz etkiledi" dedi.
‘DUBAİ'NİN MİSAFİRİ BİZDEN FARKLI’
Sektörün süreci yakından takip ettiğini, alternatif pazar hazırlıklarının yapıldığını da anlatan Çağlar, "Tekrar bir fiyat ayarlaması yapmamız gerekecek gibi görünüyor. Orta Doğu'ya gidemeyen tatilcilerden illaki Türkiye'ye rezervasyon olacaktır ama tabii farklı turizm türleri Dubai ile Antalya. Mısır dersek evet Mısır bize benzer bir turizm yapıyor, tam pansiyon, bir aile turizmine yönelik ama Dubai'nin alıcısı farklı. Biraz daha lüks segment, alışveriş odaklı, tüketicisi tamamen farklı. Ayrıca zaten BAE'ye yaz sezonunda ciddi misafir akışı olmuyor. Ümit ediyoruz zaten bu o kadar uzun sürmez" diye konuştu.