Konya
Parçalı bulutlu
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
50,0544 %0.06
56,3747 %0.27
6.611,95 %1.17

BAK DİNLE BAĞ KUR

Karatay Belediyesi Kent Konseyi ile Sen Değerlisin Derneği, meydana gelen büyük depremlerin ardından Konya’da misafir edilen aileler ve çocuklarıyla ilgilenecek gönüllülere yönelik olarak bir eğitim semineri düzenledi

BAK DİNLE BAĞ KUR
Okunma Süresi: 5 dk

Karatay Belediyesi Kent Konseyi ve Sen Değerlisin Derneği işbirliğiyle “Afet Sonrası Çocuklara Nasıl Yaklaşmalıyız” konulu bir semineri düzenledi.

Karatay Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen seminer; Karatay Kent Konseyi, bünyesindeki Gençlik, Kadın ve Çocuk Meclislerinin başkanları, koordinatörleri ile Çalışma Gruplarındaki gönüller, Sen Değerlisin Derneği üyeleri, gönüllüleri ve diğer STK’lara yönelik olarak gerçekleştirildi.

EĞİTİM SEMİNERİ DEPREMZEDE AİLELERE KARŞI YAKLAŞIMIZA KATKI SAĞLAYACAK

Seminer öncesinde kısa bir konuşma yapan Karatay Kent Konseyi Başkanı Abdurrahim Arslan, eğitim seminerinin Konya’da misafir edilen depremzede ailelere ve çocuklarına katkı sağlayacağını belirtti.

Abdurrahim Arslan; “Kaybettiğimiz bütün vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Hepimizin ülke olarak başı sağ olsun. Çok zor dönemlerden geçiyoruz. Depremin meydana geldiği ilk andan itibaren yoğun bir çalışma içerisindeyiz. Bugün burada Gençlik, Kadın ve Çocuk Meclisleri başkan ve koordinatörleri ile Çalışma Gruplarındaki tüm gönüllerimiz, Sen Değerlisin Derneği üye ve gönüllüleri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, eğitimciler ile meslek uzmanları var. Konya’da 30 binin üzerinde misafiri ağırlamaya başladık. Konya’da misafir ettiğimiz ailelerini ve çocuklarımıza nasıl davranmamız gerektiği ile ilgili bir eğitime ihtiyaç duyduk. Bu noktada alanında uzman Fatih Hilmi Çetin hocamız destek oluyor. Bundan sonraki süreçte çocuklarımıza daha bilinçli bir şekilde yaklaşacağız. Karatay Belediyemiz afetin oluştuğu ilk andan itibaren yoğun bir çalışma içerisinde ve her türlü programa destek veriyor” dedi. 

TRAVMA YAŞANMAMASI İÇİN 3 ÖNEMLİ KURAL; “BAK, BİNLE VE BAĞ KUR”

Seminere konuşmacı olarak katılan Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Doç. Dr. Fatih Hilmi Çetin, katılımcılara deprem sonrasında çocuklara ve ailelere yönelik doğru yaklaşım, şok, akut stres tepkisi, travma sonrası stres bozukluğu, psikolojik ilk yardım gibi daha birçok başlıkta sunum yaptı, bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Doğal afetlerin travmatik bir süreç olduğunu söyleyen Doç. Dr. Fatih Hilmi Çetin, bu sürecin travma sonrası stres bozukluğuna dönmemesi için en önemli kuralın “Bak, Dinle ve Bağ Kur” olduğunun altını çizdi. Hilmi Çetin; “Yaraları hep birlikte saracağız. Bu tür olaylar travmatiktir. Doğal afetlerde bunların en başında gelenlerinden biridir. Doğal olarak bu süreci başından itibaren başından yaşayan herkes bizzat etkileniyor. Travmadan sonra zihinsel ve ruhsal açıdan nasıl bir süreç ortaya çıkıyor. Ortalama bir ay kadar bir süreç sonrasında normal yaşama dönüş başlar. Akut stres dönemi normal bir süreçtir, yaşanması gereken bir süreçtir. Sadece doğru bir şekilde yaşanması için desteklenmesi gerekir. Akut stres döneminde yaşanılan bütün belirtiler doğal tepkilerdir. Bu dönemde uyku bozukluğu yaşanıyor. Küçük bir veya yüksek sesten korkma ve hemen deprem oluyor kaygısını yaşama, buna eşlik eden tansiyon problemleri, kalp çarpıntısının artması gibi fizyolojik sıkıntılar oluşuyor. Bir iki gün içerisinde başlayan bu süreç ortalama bir ay kadar sürebilen bir dönem. Konya’daki misafirlerimizde de bu belirtileri göreceğiz. Bunlar yaşanması gereken normal bir süreç. Akut stres döneminden fizyolojik yoğunluk yaklaşık bir ay sonra azalmaya başlar ve normal düzeye gelir hayatımıza devam ederiz. Travmanın etkisi kalıcı olmamış olur. Ama bir kısım var ki travmadan etkilenen bu stres dönemi azalmaz ve travma sonrası stres bozukluğu adıyla bilinen bir psikiyatrik hastalığa dönüşür süreç. Buradaki kritik durum Akut stres yaşayanların, travma sonrası stres bozukluğu yaşamaması için bizlere düşenler var. Psikolojik ilk yardımı 3 aşamada planlıyoruz; Bak, Dinle, Bağ Kur” dedi.

ÇOCUKLARLA OYUNLAR OYNAYIN

Depremlerin travma oluşturma açısından çocukları etkilediğini belirten Doç. Dr. Fatih Hilmi Çetin, depremi yaşayan çocuklara yaklaşırken bazı söylemlerden uzak durulması gerektiğine dikkati çekti.

Fatih Hilmi Çetin sözlerini şöyle tamamladı; “Çocukların yanında dehşet hikayelerini konuşmamak gerekiyor. Yine deprem yaşayan kişinin kendi hikayesinin sosyal mecralarda paylaşılmaması gerekiyor. Kişi kendi hayat hikayesini başka bir yerde okuduğunda aslında çözmüş olduğu travmasını yeniden yaşamasına vesile oluyor. Çocukların soru sormasına izin verilmeli. Çocuklar travma anlarında soruları daha sık tekrarlar bizlerde büyükler olarak her seferinde sakin bir şekilde çocukların sorusuna cevap vermeliyiz. Açık net ve birbirine yakın cümleler kurulmalı. Çocukların depremin ilk gününden itibaren maruz kaldıkları görüntüler, hikayeler ve kayıpları onlarda duygu düzenleme güçlükleri yaşayabiliyorlar. Çocuklara depremin bir doğa olayı olduğunu söylemeliyiz ve depreme karşı çaresiz olmadığımızı bilimsel verilerle anlatmalıyız. Çocuğun yaşına uygun bu etkinlikler gerçekleştirilebilir. Mesela aileler birlikte deprem çantası hazırlayabilir. Odaların köşelerini su koyabilir. Birlikte çök ve kapan hareketleri yapılabilir. Bu yapıldığında çocukta depremle baş edilebileceği algısı oluşur ve kaygılanması azalır. Yine çocuklar için en önemlisi oyun oynamak. Göz seviyelerinde konuşmaya ve anlayabilecekleri kelimeler ve açıklamalar kullanmaya çalışın. Kendinizi tanıtın ve onlara yardım için orada olduğunu belirtin. İsimlerini öğrenin. Ailelerinin yanlarındaysa çocuklarla ilgilenmeleri için ailelerini destekleyim. Yaşlarına göre ilgileri hakkında sohbet etmeye çalışın. Bunların yapıldığında akut stresin hızlıca normale döndüğünü görüyoruz.” (Haber Merkezi)

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız