Konya
Parçalı bulutlu
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
50,0531 %0.06
56,2788 %0.11
6.630,13 %1.44

7 günde 2 acı

Hatay'da, depremde mahsur kaldıkları evlerinden, bedensel engelli oğlu Kerem Gülşen (27) ile komşularının yardımıyla kurtarılan Fazilet Gülşen (68), ''Eşimi kaybettikten 7 gün sonra deprem oldu. Deprem olunca oğlum 'Ne oluyor?' diye çığlıklar attı. Antrede dolapların devrilmesiyle mahsur kaldık. 7 günde 2 acı yaşamak bizi kahretti" dedi

7 günde 2 acı
Okunma Süresi: 2 dk

Hatay'ın Defne ilçesi Aşağı Okçular Mahallesi'nde oturan emekli sınıf öğretmeni Fazilet Gülşen, bedensel engelli oğlu Kerem Gülşen ile Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Aksaray'a geldi. Hayırseverlerin tahsis ettiği evde kalan aile, yaşadıklarının etkisinden kurtulmaya çalışıyor.

Depremden 7 gün önce eşinin öldüğünü anlatan Fazilet Gülşen, "Eşim Atıf Gülşen'i kaybettikten 7 gün sonra deprem oldu. Hem onun üzüntüsü hem de depremle ikisinin bir arada olması çok kütü oldu ve bizi kahretti. Bizim bakıcımız sabah gelip, akşam gidiyordu.

Eşim ölünce sizi bırakmayacağım ve sizle kalacağım, dedi. Deprem olduğu gün sarsıntıdan oğlumun üzerine babasının duvardaki fotoğrafı düştü. Oğlum 'Ne oluyor?' diye çığlıklar attı. Evimizin üst tavanı kartonpiyer olduğu için üzerimize düşmeye başladı. Bakıcımız da 'Bizi kurtarın' diye bağırmaya başladı.

18 yıldır aynı evde kalıyorduk. Antremizde dolapların devrilmesi sonucu evde mahsur kaldık. Komşularımız kapıyı kırarak içeri girdiler. Dolabın üstünden Kerem'i kaydırarak çıkardılar. Daha sonra ben ve bakıcımız çıktık. Biz zeminin üstünde oturuyorduk. Evimiz depremde ağır hasar aldı.

Mutfak dolabımız yerinden çıkmış ve tüm mutfak eşyalarımız da yerlerdeydi. Evden çıkınca saatlerce arabada kaldık. Soğukta üşüyünce komşumuz bizi köylerine götürdü. 10 gün orada çadırda kaldık. Oğlum ve ben çadırda hastalandık. Daha hastalığı üzerimizden tam anlamıyla atamadık" diye konuştu.

KEREMİN SEVGİSİ İÇİMİZE İŞLEMİŞTİ

'KEREM'İN SEVGİSİ İÇİMİZE İŞLEMİŞTİ' 

Oğlu Kerem'in evlatlık olduğunu söyleyen Gülşen, "Oğlum haftanın 2 günü rehabilitasyon merkezinde fizyoterapi görüyor. Biz Kerem'i 1 haftalıkken evlatlık almıştık. Annesi beslenemediği için çocuğu düşürmek için ilaç almış. Yan etkisi olarak engelli kaldı. Adana'ya doktora götürdük. Doktor bize zeka yönünden beyninin hiç etkilenmediğini, bedensel engelli yaşamını sürdüreceğini söyledi.

Biz de eşimle beraber oğlumuzu canımızdan çok severek onu kabullendik. Yakınları bize, 'geri verin' dediler. Biz kabul etmedik. Çünkü onun sevgisi içimize işlemişti. Hiçbir zaman bir dediğini iki etmedik. Babası onun her istediğini yerine getirirdi" dedi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız