Türk sanat müziğinin duayen sesi Muazzez Abacı, hayranlarını yasa boğan bir haberle aramızdan ayrıldı. Geçtiğimiz hafta kızı Saba Abacı’yı ziyaret etmek için gittiği Amerika Birleşik Devletleri’nde kalp krizi geçiren usta sanatçı, tedavi gördüğü hastanede 78. yaş gününde yaşamını yitirdi.
Sanat dünyasının en güçlü seslerinden biri olarak kabul edilen Muazzez Abacı, kariyeri boyunca sayısız unutulmaz esere imza atmış, Türk sanat müziğine gönül veren milyonların hafızasında derin bir iz bırakmıştı.
Sanat Dünyasında Büyük Üzüntü
Muazzez Abacı’nın vefatı, sanat camiasında ve sevenleri arasında büyük üzüntüye yol açtı. Usta sanatçının ölüm haberinin ardından çok sayıda sanatçı ve hayranı, sosyal medyada taziye mesajları paylaşarak duydukları derin üzüntüyü dile getirdi. Sanatçının cenaze programının ilerleyen saatlerde açıklanması bekleniyor.
Bir Ömür Sanatla Geçti
1947 yılında Ankara’da dünyaya gelen Muazzez Abacı, müzik hayatına 1966’da Ankara Radyosu’nda başladı. 1973’te “Bir Sen Kaldın İçimde” adlı plağıyla büyük çıkış yakalayan sanatçı, kısa sürede Türkiye’nin en tanınan seslerinden biri haline geldi.
1970’li ve 1980’li yıllarda İstanbul gazinolarının en çok aranan assolistleri arasında yer alan Abacı, “Şakayık” ve “Vurgun” gibi unutulmaz eserleriyle adını ölümsüzleştirdi. 1990 yılında yayımladığı “Vurgun” albümü, Türk sanat müziği tarihinin en çok ses getiren çalışmalarından biri olarak kabul ediliyor.
Sanat yaşamı boyunca sayısız 45’lik, uzunçalar ve albüm yayımlayan Abacı, güçlü sesi ve sahne duruşuyla her dönemde kendine hayran bıraktı.
Özel Hayatında Fırtınalı Dönemler
Muazzez Abacı, ilk evliliğini polis memuru Abdurrahman Abacı ile yaptı ve bu evlilikten kızı Saba Abacı dünyaya geldi. Daha sonra avukat Atilla Kurtbaş ve ünlü kabadayı Hasan Heybetli ile yaptığı evliliklerle gündeme geldi.
Bir Devrin Sesi Sustı
78 yaşına bastığı gün hayata gözlerini yuman Muazzez Abacı, geride onlarca unutulmaz eser, bir dönemin duygularına tercüman olmuş bir sanat mirası ve milyonların kalbinde silinmeyecek bir yer bıraktı.