Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada hem hükümeti hem de yürütülen süreçleri hedef alan çok sert açıklamalarda bulundu. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü vesilesiyle sözlerine başlayan Davutoğlu, “Beni esas kaygılandıran devlet yönetimindeki büyük zaaflardır” dedi.
“Engelli vatandaş bin liralık yardımla akülü sandalye alamıyor”
Engelli bireylerin sorunlarının yıllardır çözümsüz bırakıldığını ifade eden Davutoğlu, devletin engellilere “lütuf değil hak” temelli yaklaşması gerektiğini vurguladı.
“Devlet tekerlekli sandalye için sadece bin lira yardım yapıyor. İki yüz bin liralık akülü sandalyeye bin lira veren devletin neresini savunacaksınız?” dedi.
“Asgari ücret fiilen 14 bin liraya düştü”
Ekonomiye ilişkin çarpıcı hesaplamalar yapan Davutoğlu, son bir yılda asgari ücretlinin 7 bin lirayı aşkın kayıp yaşadığını belirtti: “Gerçek asgari ücret bugün 14 bin liraya düşmüştür. Müzakereler 28 bin liradan başlamalı, net 35 bin liranın altında olmamalıdır.”
İşveren ve işçilerin aynı anda memnuniyetsiz olduğuna dikkat çeken Davutoğlu, “Bu hükümet faizcilerin avukatı, emekçinin zalimi olmuştur” ifadelerini kullandı.

“Üst düzey yöneticilere seyyanen zam, öğrenciye 3 bin lira burs!”
Akademisyenlerin, memurların ve öğrencilerin ekonomik olarak ezildiğini söyleyen Davutoğlu şöyle konuştu: “Rektöre, YÖK başkanına 30 bin lira zam var; öğrencinin bursu hâlâ 3 bin lira. Bir öğrenci ayda bir tavuk döner bir çay içse bütçesi bitiyor.”
“Tarımda çöküş var, üretici perişan”
Üçüncü çeyrekte tarımda %12,7’lik gerilemenin altını çizen Davutoğlu, üreticinin ithalat politikalarıyla ezildiğini ifade etti: “Konya Ovası’na su taşıyacak Mavi Tünel’i bile siyasi hırs yüzünden yıllardır tamamlamadılar.”
“Süreç yönetilemiyor, herkes sorumsuzca konuşuyor”
Son günlerdeki siyasi tartışmalara değinen Davutoğlu, yürütülen sürecin ciddiyetsiz bir şekilde ele alındığını vurguladı:
“Darbe, cellat, Stockholm sendromu gibi kelimeler havada uçuyor. Bu dil süreci öldürür. Herkes soğukkanlı olacak. Devlet ciddiyeti bunu gerektirir.”
“Tehdit dili Türkiye’yi karanlığa gömer”
Kandil’den gelen açıklamalara da tepki gösteren Davutoğlu, “Türkiye’ye tehdit dili olmaz. Bu ülkeye tehdit yönelten herkes sürece zarar verir. Devlet hepimizindir.” dedi.
“Sayın Cumhurbaşkanı ve tüm taraflar masaya dönmeli”
Süreci yönetenlerin şeffaf olması gerektiğini vurgulayan Davutoğlu, çağrısını şu sözlerle tamamladı:
“Herkes başını iki elinin arasına alıp düşünmeli. Sayın Cumhurbaşkanı çıkıp sürecin hangi aşamada olduğunu millete anlatmalıdır. Aksi halde büyük bir hayal kırıklığı yaşanır.”