Konya
Açık
29°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,1697 %0.14
53,9976 %-0.05
6.085,55 % 1,06
Konya Postası Gazetesi Ekonomi Türkiye'nin Jeotermal Potansiyeli İçin Yatırım

Türkiye'nin Jeotermal Potansiyeli İçin Yatırım

Türkiye'nin "2053 Net Sıfır Emisyon" hedefinin gerçekleşmesine katkı sağlayacak en temel enerji kaynaklarından biri olan jeotermal enerjide keşfi tamamlanmış 62 bin megavatlık jeotermal potansiyel için yeni yatırımlara ihtiyaç duyuluyor

Türkiye'nin Jeotermal Potansiyeli İçin Yatırım
Okunma Süresi: 3 dk

Türkiye'nin geçen yıl sonunda jeotermal enerjide santral kurulu gücü yaklaşık 1700 megavat seviyesine ulaştı.

Türkiye'de jeotermal enerji, daha çok Ege Bölgesi'nde bulunan yatırımlarla seracılık, konut ısıtma, termal turizm, sebze meyve kurutma gibi birçok alanda kullanılıyor.

Jeotermal enerji kurulu gücünde dünyada 4. sırada bulunan Türkiye'de, kesintisiz elektrik üretim sağlayan yenilenebilir enerji kaynağı olarak jeotermal enerji önemli bir işlevi yerine getiriyor.

Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Türkiye'nin "2053 Net Sıfır Emisyon" hedefinin gerçekleşmesine katkı sağlayacak en temel enerji kaynaklarından birinin jeotermal enerji olduğunu belirterek, "Keşfi tamamlanmış jeotermal kaynaklarının gücü 62 bin megavat, bu potansiyelimizi kullanabileceğimiz yatırımlara ihtiyacımız var. Türkiye, jeotermal enerji potansiyelini hayata geçirirse dünyada açık ara lider ülke olabilecek." diye konuştu.

"YEKDEM fiyatlamalarında jeotermale pozitif ayrımcılık yapıldı"

Kındap, 1 Mayıs 2023'te güncellenen Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM) fiyatlarında jeotermal enerjiye pozitif ayrımcılık yapıldığını memnuniyetle gözlemlediklerini belirtti.

Güncelleme sonrasında jeotermal enerjiye dayalı elektrik üretiminde devlet desteğinin kilovatsaat başına 9,5 ila 11,5 sent arasında değiştiğini ve destek mekanizması uygulama süresinin 10 yıldan 15 yıla uzatıldığını dile getiren Kındap, şöyle devam etti:

"Fiyat eskalasyonu aylık yapılmak üzere düzenlendi ve fiyat belirlemede yüzde 60 dolar ve avro sepeti yüzde 25 Üretici Fiyat Endeksi, yüzde 15 Tüketici Fiyat Endeksi’nden oluşan bir formül uygulanmaya başlandı. Bunlar elbette güzel gelişmeler. Ancak yatırım maliyeti en yüksek yenilenebilir enerji kaynağı olan jeotermalde mevcut alım fiyatı, tamamı dövize endeksli olan finansman, yatırım, işletme ve bakım maliyetlerini destekler seviyeden uzaklaşıyor. Ayrıca yatırımcılarımız için yurt içinden döviz kredisi kullanmak neredeyse imkansız noktaya ulaştı."

Organize tarım bölgelerinde jeotermal enerji dönemi

Enerji üretimi dışındaki jeotermal kullanım alanlarında da güzel gelişmeler olduğunu ifade eden Kındap, "Bunların başında organize tarım bölgeleri (OTB) geliyor. Sayın Bakanımız İbrahim Yumaklı'nın bu yöndeki açıklamalarını sektör olarak büyük mutlulukla izlemekte ve desteklemekteyiz. 41 ilde toplam 60 OTB'nin yatırım sürecini devam ederken, Aydın Efeler ve Denizli Sarayköy organize tarım bölgelerinde üretime başlanmasından mutluluk duyduk. Sarayköy’deki OTB’nin ihtiyaç duyduğu jeotermal kaynak, JED kurumsal üyesi bir şirketimiz tarafından sağlanıyor." dedi.

Kındap, yakın gelecekte dünyada gıda ve su krizlerinin yaşanabileceğini, bu nedenle de Türkiye'nin geleneksel tarım üretimini topraksız tarım ve jeotermal seracılık uygulamalarıyla desteklemesi gerektiğini belirterek, “İnsanımızı sağlıklı, ucuz ve erişilebilir gıdayla buluşturmak zorundayız. Bu alanda açık ara dünyanın üretim üssü olma potansiyeline sahip konumdayız. Jeotermal kaynaklarımızla Anadolu coğrafyasının her yerinde istediğimiz sebze ve meyveyi üretebilecek imkana sahibiz. Bu alanda yatırım yapmak isteyen çok sayıda yatırımcımız var." diye konuştu.

Sektör olarak, Türkiye'nin zengin jeotermal varlıkları dikkate alındığında seracılıkta başlayan ivmenin termal turizm alanında da gerçekleşmesini dilediklerini dile getiren Kındap, şunları kaydetti:

"Ülkemize gelen turist sayısı yaklaşık 45 milyon iken, termal turizmden yararlananların sayısı 3 milyondan az. Bu sayının hemen hemen tümü yerli turistlerden oluşuyor. Bu alanda da alacak daha çok yolumuz var. 10 milyonun üzerinde turiste hizmet vererek sadece termal turizmden 20 milyar doların üzerinde döviz girdisi elde edebileceğimizin altını çizmek isteriz. Bu alanda da stratejik bir bakış açısına, destek mekanizmasına ve yerli, yabancı yatırımların önünün açılmasına ihtiyacımız var."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız