Konya
Açık
18°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,0560 %0.03
54,0630 %0.2
6.095,63 % -0,74
Konya Postası Gazetesi Ekonomi Schaller, iş gücü piyasalarının yeni bir döneme girdiğini belirtti

Schaller, iş gücü piyasalarının yeni bir döneme girdiğini belirtti

Dünya İstihdam Konfederasyonu Başkanı Schaller, küresel iş gücü piyasalarında tamamen yeni bir dönem yaşandığını belirterek, çalışanların esneklik arayışının giderek arttığını bildirdi

Schaller, iş gücü piyasalarının yeni bir döneme girdiğini belirtti
Okunma Süresi: 4 dk

Dünya İstihdam Konfederasyonu (WEC) Başkanı Bettina Schaller, son yıllarda küresel çapta yaşanan işten çıkarmalar, salgın sonrası değişen çalışma koşulları ve dünya ekonomisindeki yavaşlamanın iş gücü piyasalarına etkisine ilişkin, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Yüksek enflasyon ve ekonomilerdeki zayıflamanın etkisiyle son birkaç yıldır geniş çaplı işten çıkarmalar görüldüğünü anımsatan Schaller, teknoloji sektörünün en fazla etkilenen sektör olduğunu dile getirdi.

Schaller, salgın dönemi de dahil olmak üzere teknoloji sektöründe uzun yıllar boyunca çok fazla işe alımın olduğunu ifade ederek, özellikle son iki yıldır görülen işten çıkarmaları bu durumun düzeltilmesi olarak yorumladıklarını söyledi.

Yaygın işten çıkarmalara rağmen iş gücü piyasalarının direnç gösterdiği ve işsizliğin 2023’te küresel çapta yüzde 0,2 azalarak yüzde 5,1’e gerilediği bilgisini paylaşan Schaller, “Ancak insanlar salgın dönemi öncesinde olduğu gibi artık aynı saatlerde çalışma eğiliminde değil." dedi.

Schaller, salgın dönemi ve sonrasında uzaktan ve hibrid çalışmayı deneyimleyen çalışanların tam zamanlı olarak ofise geri dönmeye direndiğini gördüklerini kaydederek, tüm gelir seviyelerindeki ülkelerde, ortalama çalışma saatlerinin 2019’daki seviyelerin altında kalmaya devam ettiğini ve sonuç olarak, bazı gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerde bakım, ulaşım, perakende, imalat ve inşaat gibi kilit sektörlerde iş gücü açığının ciddi boyutlara ulaştığını bildirdi.

Şu anda iş gücü piyasalarında tamamen yeni bir dönem yaşandığını belirten Schaller, şöyle devam etti:

"Bana göre bu dönemin en belirleyici dinamiği çalışanların giderek artan ‘esneklik’ arayışı. Çalışma durumunda olan profesyoneller artık sadece maaş değil çalışma saatleri, nerede çalışacakları, ne tür sosyal ve ek gelirleri olacağı gibi birçok konuda daha yüksek taleplerde bulunuyorlar. Birçok ülkede, serbest çalışanların oranı maaşlı çalışanları geçmeye başladı. Özellikle sağlık ve bilgi teknolojileri sektörleri başta olmak üzere farklı sektörlerde giderek daha fazla profesyonel esnek kontratlarla çalışmayı benimsiyor veya proje bazlı çalışıyor. Örneğin ABD’de, ‘seyahat eden hemşire’ kavramının hızla yaygınlaştığını ve bu şekilde çalışan hemşire sayısında patlama olduğunu gördük. Bu insanlar bir hastane çalışanı olmak yerine özel istihdam hizmetleri ajanslarına katılıyor ve kendi taleplerine göre esnek kontratlar yaparak çalışıyor. Bu yeni dinamik, tüm şirketlerin ve hükümetlerin de adapte olmasını gerektiren bir durum ve aynı zamanda işgücü piyasalarının nasıl işlediğine ilişkin tüm yaklaşımı önemli ölçüde etkiliyor."

"Yetenek açığı hızla artıyor"

Schaller, çalışanların esneklik arayışı ve iş gücü piyasalarındaki yetenek açığının aynı dönemde yaşandığına dikkati çekerek, "Burada Küresel Kuzey ve Küresel Güney olmak üzere bir ayrım yaşandığını görüyoruz. Avrupa ülkeleri ve ABD’de ciddi bir yetenek açığı söz konusu. Öte yandan, Küresel Güney dediğimiz daha çok gelişmekte olan ülkelerde geniş bir yetenek havuzu var ve ancak bu ülkelerde de kayıt dışı çalışmanın oldukça yüksek olduğunu görüyoruz." dedi.

Şirketlerin oldukça dar olan bu yetenek havuzu karşısında çalışanlar açısından cazip olması ve üretimlerini sürdürülebilmeleri için yeni koşullara adapte olması gerektiğine değinen Schaller, iş gücü piyasasındaki yeni dinamikler ve küresel ekonomideki yavaşlamanın yanı sıra dijitalleşmenin de işgücü piyasasını etkilediğini ifade etti.

Schaller, şirketlerin, süreçlerini dijitalleşmeyle uyumlu hale getirmeye çalıştıklarını aktararak, "Hala erken dönemlerdeyiz ancak mevcut çalışanların bir kısmının dijitalleşmenin gerektirdiği yetenekleri olmadığı görülüyor ve bu nedenle dijitalleşmenin etkisiyle önümüzdeki dönemde daha fazla işten çıkarma göreceğimizi düşünüyoruz. Bu da bazı sektörlerde iş gücü açığı ciddi boyutlarda olmaya devam edecek." değerlendirmesinde bulundu.

İşverenlerin yüzde 75’i aradığı yetenekleri bulamıyor

Yetenek açığı, belirli bir beceri setine yönelik talebin piyasadaki mevcut arz tarafından karşılanmadığı durumu ifade etmek için kullanılıyor.

Uluslararası iş gücü çözümleri şirketi Manpower Group’un son araştırmasına göre, küresel çapta işverenlerin yüzde 75’i aradığı yeteneği bulamıyor. Bu oran 2015’te yüzde 38 seviyesindeydi.

Japonya yüzde 85 ile en fazla yetenek açığının görüldüğü ülke olurken, bunu yüzde 82 ile Almanya, Yunanistan ve İsrail, yüzde 81 ile İrlanda, Portekiz ve Hindistan, yüzde 80 ile İngiltere takip ediyor.

Bu oran Türkiye’de yüzde 76, İtalya’da yüzde 75 ve Belçika’da yüzde 74 ve ABD’de yüzde 70. Finlandiya ise yüzde 59 ile en düşük yetenek açığı oranının görüldüğü ülke konumunda bulunuyor.

Sağlık ve yaşam bilimleri yüzde 77 ile en yüksek yetenek açığının görüldüğü sektörler olarak öne çıkarken, bunu yüzde 76 ile tüketici hizmetleri, bilgi teknolojileri ve ulaşım, lojistik ve otomotiv sektörleri izliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız