Konya
Açık
24°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,1702 %0.14
53,9838 %-0.07
6.058,51 % 0,61
Konya Postası Gazetesi Ekonomi Madencilikte 'Süper Bölgeler' İçin 400 Milyar Dolar Gerekli

Madencilikte 'Süper Bölgeler' İçin 400 Milyar Dolar Gerekli

Küresel kobalt rezervlerinin yaklaşık yüzde 80'i, mangan rezervlerinin yüzde 44'ü Afrika Kıtası'nda yer alırken küresel grafit rezervlerinin yüzde 21'i Afrika'da işlenmeyi bekliyor

Madencilikte 'Süper Bölgeler' İçin 400 Milyar Dolar Gerekli
Okunma Süresi: 3 dk

Türkiye'nin de arasında bulunduğu; Afrika, Orta Doğu ve Güney Asya'daki maden zengini ülkelerin oluşturacağı "Süper Bölgeler" için 400 milyar dolarlık ilk yatırım tutarına ihtiyaç duyuluyor.

Merkezi İskoçya'da bulunan araştırma ve danışmanlık şirketi Wood Mackenzie tarafından hazırlanan ve Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Gelecek Mineralleri Forumu'nda sunulan "Süper Bölgeler: Enerji Dönüşümü Nasıl Sağlanır?" başlıklı rapora göre, maden zengini "Süper Bölgeler" dünya genelinde enerji dönüşümünün gerçekleştirilmesi için büyük katkı sağlayacak.

Rapordan derlediği bilgiye göre, enerji teknolojileri için gerekli minerallerin üretiminde küresel güç olmanın mümkün olup olmadığı tartışılırken kritik madenlerin çıkarılması, rafineri ve döküm gibi alt ve üstyapı işlemleri için yatırım planları gerekiyor.

Aralarında Türkiye'nin de yer aldığı; özellikle Afrika, Orta Doğu ve Güney Asya'daki maden zengini ülkelerin oluşturacağı "Süper Bölgeler" için 400 milyar dolarlık ilk yatırım tutarına ihtiyaç duyuluyor.

Süper bölgeler ekonomik, coğrafi ve kültürel olarak benzerlik gösteren ve maden rezervi açısından zengin, işleme yeteneği ve finansal desteği bulunan ve işlenen madenler için ekonomik talep yaratabilen ülkeleri kapsıyor.

Afrika kıtası maden rezervlerinde lider

Rapora göre, enerji dönüşümü için ihtiyaç duyulan mineral maden çeşidi ve miktarı açısından Afrika kıtası lider konumda bulunuyor.

Küresel kobalt rezervlerinin yaklaşık yüzde 80'i, mangan rezervlerinin yüzde 44'ü bu kıtada yer alırken küresel grafit rezervlerinin yüzde 21'si Afrika'da işlenmeyi bekliyor. Kıtada bakır ve kalay rezervleri ise "benzersiz" olarak değerlendiriliyor.

Ancak kıtadaki gelişmemiş finansal ekosistem, altyapı olanaklarının yetersiz olması ve Afrika ülkelerine yatırım iştahının yeterli olmaması, bu kaynakların kullanılmasındaki "zorluk" olarak değerlendiriliyor.

Orta Doğu'nun madencilikte önemi çok büyük

Madencilikte "Süper Bölgeler"in oluşturulmasında Orta Doğu ve Afrika'nın finansal ve altyapı problemlerinin çözümü için önemli rol oynayacağı düşünülüyor.

Trilyon dolarlık devlet fonlarını yöneten Orta Doğu ülkeleri, fiziksel altyapı ve madencilik konularında bölge dışında yatırım yapma tecrübesine sahip bulunuyor.

Orta Doğu ülkelerinin, bu tecrübelerinin madencilikte Süper Bölge içinde mineral tedarik zinciri oluşturulmasında kaldıraç etkisine sahip olacağı ifade ediliyor.

Ancak Orta Doğu'nun mineral kaynakları, maden rezervleri ve üretiminin kısıtlı olması, bölgede farklı işbirlikleri ihtiyacını doğuruyor.

Orta Doğu, küresel petrol rezervlerinin yüzde 35'ine sahip ancak kobalt, nikel, lityum ya da grafitte anlamlı miktarlarda üretim gerçekleştiremiyor.

Rapora göre bu durum Süper Bölge'deki yatırım olanaklarının ortaya çıkmasına yardımcı oluyor.

Güney Asya yüksek talep potansiyeline sahip

Rapora göre, Güney Asya Bölgesi ne Orta Doğu gibi finansal yeterliliklere ne de Afrika gibi doğal kaynaklara sahip ancak talep ve üretim tarafında güçlü yönleri bulunuyor.

Örneğin Hindistan'ın 2020'ye kadar 152 gigavat güneş enerjisi kurulu gücü, 2050'ye kadar ise 19 milyon elektrikli araç hedefi mineral talebinin bu bölgede oldukça fazla olacağının göstergesi durumunda bulunuyor.

Limanlara yakınlık, düşük üretim maliyetleri ve rekabetçi iş gücü gibi bölgenin öne çıkan avantajları tedarik zincirinin üretim ve satışa dönük operasyonlarının buradan yürütülmesini kolaylaştırıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız