Tahıl ambarı olarak bilinen Konya'da 2 milyon 200 bin hektarlık bir ekim alanında yıllık yaklaşık 2,5 milyon ton buğday üretimi yapılıyor. Geçtiğimiz yıl hasat sezonunda 1,7 milyon ton buğday rekoltesi alan ve istediği verimi alamayan Konya Ovası çiftçileri bu seneki rekolte ve fiyatlardan memnun. Bu yıl buğday rekoltesi 2,5 milyon tona çıkarken, bu artış gelecek yıl buğday ekim alanlarının artacağı anlamına geliyor.
Geçtiğimiz sezon hem ekimde hem de hasat sezonunda ciddi sıkıntılar yaşadıklarını dile getiren Ziraat Yüksek Mühendisi Celil Çalış, “2021 yıllında gerçekten hem sonbahar yağışları, hem de kış aylarında istenilen yağışların olmaması ve bahar yağışlarının geç kalmasından kaynaklı ciddi bir sıkıntı yaşamıştık. Konya özelinde baktığımız zaman 2 milyon 200 bin hektarlık bir tarım arazimiz var. Bunun 600 bin hektarını sulu tarımda kullanmaktayız. Bu sulu tarımda ağırlıklı olarak şeker pancarı, mısır, ay çiçeği ve bir miktar buğday ekimi yapılıyor. Bu yıllara bağlı olarak buğdaydaki fiyat politikası, tam hasat zamanı açıklanan fiyatlarla üreticinin istediğini alamaması gibi nedenlerden dolayı buğdaydan çok ciddi bir kaçış oldu. Son 10 yılda 9 milyon hektarlık buğday ekimi, 7 milyon hektara kadar düştü. Konya’daki çiftçiler girdi fiyatlarından dolayı daha ucuza ekebileceği ve daha az masraf edeceği tarım ürünlerine kayıyor” dedi.
.jpg)
KIŞI SIKINTISIZ GEÇİRECEĞİZ
Tarım Bakanlığının ve TMO’nun üretici ve sürdürülebilir tarım için attığı adımların olumlu ve karşılık bulduğunu söyleyen Çalış, “Türkiye’de buğday hasadının sonlarına doğru geldik. Yıllardır hasat ortasında yapılan fiyat açıklaması üreticiyi gerçekten zorda bırakmıştı. TMO’nun az alım yapıyordu. 2006 yılında çıkarılan tarım kanununda da dendiği savaş ve olağanüstü halde ülke ihtiyacının en az yüzde 10’unu TMO tarafından depolanır sözünü biz hep hayata geçmesini istemiştik. Geçen yıl böyle bir alım olmadı. Çünkü TMO’nun açıklamış olduğu fiyat serbest piyasanın altında kaldı. TMO bu sene dünya piyasası üzerinde bir alım fiyatı açıkladı. Buğdayda bin lira ve arpada da 500 lira destek vereceğini açıkladı. Bunu da yaparken 5 milyon ton buğday ve 1. 5 milyon ton arpa alımı yapıp, kışa böyle girmek istediğini ortaya koydu. Bu son derece ülke tarımının veya hububat tarımının sürdürülebilirliği açından son derece önemli bir hamleydi. TMO yaptığı bu açıklamayla buğdayda ve arpada hedeflediği rakamı tutturdu. Geçen sene Türkiye 9 milyon buğday ithal etmişti bu rakama bu sene inşallah gerek kalmayacak. Bu sene ülke genelinde buğdayda 19 milyon ton rekolte arpada ise 6 milyon ton rekolte olduğu Tarım Bakanlığı tarafından açıklandı. Konya ise 2,5 milyon tonluk bir buğday rekoltesi ile Türkiye’deki buğday üretiminin yüzde 13’ünü karşılamış durumda. Bu arpada ise 800 bin ton civarında. Bu TMO’nun elindeki stokla birlikte 2022 -2023 kış aylarını ve önümüzdeki hasat sezonuna kadar ki süreci tarımsal ticaret açısından sıkıntısız geçireceğimizin bir göstergesi. Devlet şuanda birimleri ile birlikte tüketiciyi korumak için uğraşıyor. Biz eğer üreticiyi korur daha az maliyette üretim yapılmasını sağlarsak tüketici zaten ürünleri ucuza alacaktır. Yani tüketicinin korunması üreticiyi korumaktan geçer” diye konuştu.
.jpg)
İSTENİLEN REKOLTE YAKALANDI
Konya ve Türkiye genelinde bu sene yaşanan yağışlar sayesinde istenilen rekolte ve kalitenin yakalandığını ifade eden Çalış, “ Bir önceki hasat zamanında Türkiye genelinde buğday rekoltesi 16 milyon ton, arpa rekoltesi ise 4 milyon tondu. Geçen sene Konya’da buğday rekoltesi 1,7 milyon ton arpa rekoltesi ise 500 bin ton civarında olmuştu. Konya’da bu sene güzel bir kış yaşadık. Buğday ve arpa rekoltesinde ciddi bir artış söz konusu oldu. Bu sene buğdayda 2,5 milyon arpada ise 800 bin ton gibi bir rekolte elde ettik. Mesela bu sene Konya’da kuraklıkla ilgili bir çalışma yapılmadı. Sadece sosyal kuraklık dediğimiz üretim maliyetleri ile ilgili problemler yaşadık. Geçen sene oluşan fiyatlardan dolayı zaten yüzde 15’lik bir buğday ekim alanı artmıştı. Geçen sene buğday fiyatları beklenen düzeyde olduğu için bu sene ekili buğday alanları yüksekti. Bu yıl TMO’nun arpa ve buğdayda açıkladığı fiyatlar; buğdayda 6,45 artı bin TL destek olmak üzere 7,45, arpada ise 5,70 artı 500 TL olmak üzere 6,20 TL olarak açıklandı. Bu açıklanan fiyatlar çiftçileri bir nevi memnun etti. Nedeni ise açıklanan fiyat piyasa üzerinde bir fiyat. Bu da bizlere önümüzdeki sezon buğday ekimlerinde artış yaşanacağını gösteriyor. Hasadın geç başlaması ise ne rekolteye ne de kaliteye herhangi bir olumsuz etkisi olmadı. Sadece nisan ayında beklediğimiz yağış, Mayıs’ın ortasından sonra yağdığından dolayı hasat sezonumuz geç başlamış oldu” ifadelerini kullandı.


GEÇEN SENEYE GÖRE İTHALAT AZ OLACAK
Bu sene elde edilen rekoltenin iyi olduğunu ancak iç tüketim ve ticaret için yeterli olmadığını dile getiren Ziraat Yüksek Mühendis Celil Çalış, “Bu seneki buğdayda elde ettiğimiz rekolte ülke için yeterli değil. Ülkemiz un ticaretinde dünyada birinci ve makarna ticaretinde de ikinci konumda. Kendi ürettiğimiz toplam ürün; 86 milyon nüfus, 4 milyon sığınmacı, 20 milyon turist varlığını besleme anlamında yetersiz. Bizim 20 milyon ton kendi iç tüketim için ihtiyacımız var, 5 milyon tonda ticaret için eklersek 25 milyon tonluk bir ihtiyacımız var. Bu sene 19 milyon ürettiğimizi düşünürsek geriye 7 milyon tonluk bir açık zaten var. Ticarette düşündüğümüz zaman ürettiğimizin yüzde 20’si kadar yani 7 milyon ton kadar bir buğdaya ihtiyacımız var” dedi.

ÜRETİM PLANLAMASI GEREKİYOR
Son zamanlarda dünyada yaşanan sıkıntıların tarımın dünya ve Türkiye için ne kadar önemli olduğunu vurgulayan Çalış, “Türkiye 23,5 milyon hektarlık ekip dikilen tarım arazisi varlığıyla Türkiye’de yaşayan toplam nüfusun ihtiyaç duyduğu buğday, arpa, mısır, ay çiçek ve pancarı gibi hububatları üretebilecek potansiyele sahip. Biz bu 23,5 milyon hektarlık arazilerin 7 milyon hektarını su ve yağış yetersizliğinde dolayı nadasa bırakıyoruz. Biz iyi bir üretim planlamasıyla 23 milyon hektarlık arazi varlığının tamamın da Türkiye’nin toplam ihtiyacının tamamını üretebilecek potansiyele sahibiz. 2018 yılında yürürlüğe giren adı olan ancak uygulanamayan havza bazlı üretim destek programını Tarım bakanlığı uygulayamadığından dolayı her ürün her bölgede desteklendiği için üretim planlamasını gerçekleştiremiyoruz. Üretim planlamasını yapacak olursak bu aksaklıkların birçoğunu ortadan kaldırabiliriz. Türkiye tarım ülkesi ve ekonomik kalkınmanın adresi tarımdır. Son zamanlarda yaşanan küresel krizde bir kez daha görmüş olduk ki ertelenemeyecek ve ihmal edilmeyecek şey tarım sektörüdür. Buğdayın dünyada stratejik bir ürün olduğu son zamanlarda yaşanan olaylarla daha da ön plana çıkmış vaziyette” ifadelerini kullandı. (Mustafa GENÇ)