Konya
Açık
29°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,0434 %0.2
53,7187 %-0.12
6.225,55 % 0,12
Konya Postası Gazetesi Dünya Yağış düzensizliğine neden olan El Nino sel ve kuraklığı tetikliyor

Yağış düzensizliğine neden olan El Nino sel ve kuraklığı tetikliyor

Prof. Dr. Yusuf Demir, El Nino hava olayının yağış rejimlerinde meydana getirdiği değişimlerin mevsim normallerinin altında veya üstünde yağışa neden olduğunu bu durumun da sel ve kuraklığa yol açtığını kaydetti.

Yağış düzensizliğine neden olan El Nino sel ve kuraklığı tetikliyor
Okunma Süresi: 5 dk

Anadolu Ajansının yaklaşık 1 yıl süren El Nino'nun etkilerini ele aldığı haber dosyasının üçüncü bölümü, bu hava olayının yağış rejimine olan etkisine ayrıldı.

Geçen yıl başlayan ve bu yılın nisan ayında sona eren El Nino, dünya genelinde sıcaklıkların artmasına neden olurken iklim değişikliği ile birleşen bu sıcaklık artışı, yağış düzenlerinde istikrarsızlığa yol açıyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) verilerine göre, 2023 Aralık ile 2024 Ocak ve Şubat aylarını kapsayan kış mevsiminde yağış miktarı, 1991-2020 aralığı baz alınarak hesaplanan ve kış mevsimi normali olarak kabul edilen 205,3 milimetrenin yüzde 7 altında kaldı ve 190,5 milimetre oldu.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine normallerin üzerinde, diğer bölgelere ise normallerin altında yağış düşerken, yağış miktarı en fazla yüzde 29 ile Ege'de azaldı.

Bazı şehirlerde yağış miktarlarındaki değişimler arasında büyük farklar oluştu. Konya, Afyonkarahisar, Denizli, Burdur, Aydın çevreleri ile Çorum'un kuzey kesimlerinde 2024 yılı kış mevsimi yağışları yüzde 40'ın üzerinde azalırken Elazığ, Tunceli, Bingöl, Diyarbakır, Siirt, Şırnak, Van ve Hakkari çevreleri ise yağışların yüzde 40'tan fazla artış gösterdiği iller oldu.

El Nino'nun yağış rejimleri üzerindeki etkisine ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölüm Başkanı  Yusuf Demir, El Nino'nun genellikle kış aylarında ve geçiş mevsimlerinde yağış miktarında azalmalara neden olduğunu, büyük oranda kuraklığı tetikleyici etki gösterdiğini ancak bu sürecin bölgelere göre değişiklik gösterdiğini söyledi.

El Nino hem kuraklığı hem seli tetikliyor

Türkiye'de geçen yaz mevsiminden itibaren yaşanan yağış miktarındaki azalma ve yağış rejimindeki değişikliklerin küresel ısınma ile birleşerek etki düzeyini artıran El Nino'dan kaynaklandığını belirten Demir, "El Nino dönemlerindeki iklimsel değişimler özellikle Amerika Kıtası'nda, Pasifik Okyanusu'nda etkili oluyor. El Nino, bu bölgelerin doğu enlemlerinde genellikle kuraklık, batı enlemlerinde ise şiddetli yağış ve taşkınlarla kendini gösterir. Ülkemizde özellikle yağış rejimi üzerinde etkili olması sonucu ani ve şiddetli yağışların yaşanma sıklığı artmaya başladı. Yağış rejimindeki değişim kuraklık periyotlarının artmasına, tarımsal üretim ve su kaynaklarının etkilenmesine neden oluyor." dedi.

El Nino'nun, döngüyü tersine çevirerek havayı normalden daha fazla ısıtan bir sıcaklık anomalisine neden olduğunu ifade eden Demir, bir bölgede suyun ısınması ve buharlaşmanın artmasıyla yağışın o noktaya düşeceğinin anlaşılmaması gerektiğini, yatay taşıma adı verilen sistem nedeniyle yağışa geçebilecek su buharının başka bir bölgeye taşınarak oraya yağış bırakabileceğini anlattı.

Kış aylarında yağış miktarı ve dağılımında meydana gelen değişimlerin ana sebeplerinden biri olarak gösterilen El Nino'nun, Türkiye'nin birçok noktasına kar yağışının düşmemesine veya yetersiz düşmesine neden olduğunu aktaran Demir, "Son aylarda El Nino etkisinin azalmasıyla yağış rejimi tekrar değişmeye başladı ve özellikle yaz aylarının sonunda, sonbahar başlangıcında düşmesi beklenen yağışlar üzerinde bu sürecin önemli etkisi olacaktır. Ani ve şiddetli yağışların belli bölgelerimizde görülme riski fazla." diye konuştu.

Küresel ısınma nedeniyle yağışların kuzeye doğru daha çok artacağı ancak bu artışın bütün bölgede yaşanmayacağı, Güney Avrupa'da ise yaz yağmurlarının büyük ölçüde azalacağı ve belirgin bir kuraklık beklendiği şeklindeki tahminlere atıfta bulunan Demir, ülkelerin temel su potansiyelini belirleyen yağış ve iklim unsurlarında meydana gelebilecek değişikliklerin doğrudan su kaynaklarını etkileyeceğini dile getirdi.

Yağış rejiminde değişim yer altı sularını tehdit ediyor

İklim değişikliğinin yağış rejimlerinde yol açtığı değişiklikler nedeniyle mevsim normallerinden farklı yağış miktarlarıyla karşılaşıldığına dikkati çeken Demir, şöyle devam etti:

"Türkiye'de karlı günlerin azalması ve sonbahardaki yağmurların aralık aylarının ortalarına kadar uzaması, son yıllarda yaşadığımız iklim düzensizliklerinin göstergesi. Kar yağışlarının azalması, değişken hava olayları, ani su baskınları, kuraklık, fırtınalar artık sıradan hava olayları şeklinde karşımıza çıkıyor. İklim değişiminin nedeni olarak gösterilen sıcaklık değerlerinde de bir oynama söz konusudur. Yağış rejimindeki değişim ve kar yağışlarının azalması yer altı su beslenmesini etkilerken yer altı su kaynaklarından beslenen su kaynaklarında düzensiz akış gelişiyor. Bu da yer altı su azalması, taban suyu düşmesi ve tarımsal kuraklığın tetiklenmesinde önemli etkiye bir etkiye sahip."

Yağış rejimindeki düzensizliğin su kaynaklarının debi, kapasite ve kalitesini yakından ilgilendirdiğini, yer altı suyunun azalmasının da su kalitesini, pınar, dere ve çayların debi ve akış rejimini etkilediğini vurgulayan Demir, Karadeniz'in can damarları olarak nitelendirilen pınarların da son yıllarda hızla kuruma eğilimine girdiğinin altını çizdi.

İklim değişikliği ve El Nino etkisini azaltmak için fosil yakıt kullanımını en aza indirmenin, temiz enerji kaynaklarına geçmenin ve enerji verimliliğini artırmanın önemine değinen Demir, su kaynaklarının verimli şekilde kullanılması ve korunması için yapılabilecekleri şu şekilde sıraladı:

"Doğadaki olayların yüzde 98'i meteoroloji kaynaklıdır. Dünyada afet sıralamasında ilk başta kuraklık bulunurken bizde bu depremdir. Her ülkenin de özel koşulları vardır. El Nino olaylarını izlemek ve önceden tahmin etmek için erken uyarı sistemleri oluşturulabilir. Bu sistemler kuraklık, sel, aşırı sıcaklık gibi olayların potansiyel etkilerini belirleyebilir ve bu etkilere karşı hazırlıklı olmak için zaman sağlar. Toplumsal duyarlılığı geliştirmek, su yönetimini organize etmek, özellikle yerel yönetimleri bu süreçte etkin kullanmak, su israfı, tasarrufu, kirlilik ve çevre konularında eğitim çalışmalarına hız vermek, su hasadı, su verimliliği konularında güncel politikaları geliştirmek önemli ve sürece olumlu katkı yapacak çalışmalardır."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız