Konya
Parçalı bulutlu
4°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,2270 %0.05
52,9330 %0.03
6.571,08 % 0,00
Ara
Konya Postası Gazetesi Dünya Gazze’de hakikatin sesi susturulmak isteniyor

Gazze’de hakikatin sesi susturulmak isteniyor

Filistin İçin Uluslararası Gazeteciler Ağı, İsrail’in gazetecileri hedef alarak medya üzerindeki baskısını artırdığını açıkladı. Şehit gazeteci, Gazze’nin acılarını dünyaya taşıyan nadir seslerden biriydi.

Okunma Süresi: 4 dk

İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'ne yönelik sürdürdüğü ayrım gözetmeyen saldırılarda öldürülen gazeteci sayısı tarihte benzeri görülmemiş seviyelere ulaştı.

Son olarak İsrail'in 10 Ağustos akşamı Gazze kentindeki Şifa Hastanesi yakınında gazetecilerin kaldığı çadıra düzenlediği saldırıda aralarında Enes eş-Şerif'in de bulunduğu 6 gazeteciyi hedef alarak öldürmesi, dünya kamuoyunda büyük tepki topladı.

Filistin İçin Uluslararası Gazeteciler Ağı Kurucusu Abdulfettah Seyuri, AA muhabirine, İsrail'in Gazze'deki gazetecilere yönelik saldırılarını değerlendirdi.

Filistinli gazeteci Seyuri, İsrail'in sahada başarılı olamadığı için gazetecileri hedef aldığını belirterek "Enes eş-Şerif, Gazze’deki tüm acı sahnelerin; ölüm, kasıtlı aç bırakma politikasıyla halkı kışkırtma, Gazzeliler ve gazetecilere baskı gibi tanığıydı. Bu saldırı, işgalin, hakkın sesini ve gerçeği dünyaya iletmek isteyen her gözü susturmak istediğini gösteriyor." dedi.

Enes eş-Şerif’in hedef alınması sıradan bir olay olmadığını ve bunun İsrail için hakikatin sesi ve gerçeğin görüntüsünün en büyük tehlike olduğunun bir göstergesi olduğuna dikkati çeken Seyuri, İsrail'in şehit ettiği gazeteci eş-Şerif'in Gazze’de kadınların ve çocukların katledilmesinin, Gazze halkının kuzeyden güneye ve tüm bölgelerden zorla göç ettirilmesinin canlı bir tanığı niteliğinde olduğunu anımsattı.

Seyuri, "Gazze’ye yönelik saldırı başladığından beri İsrail, gerçeği gizlemek için sistemli bir politika izliyor. Bu, medya altyapısını yok etmekle başlayıp tüm gazeteci ve muhabirleri ortadan kaldırmakla bitiyor. Enes eş-Şerif sahada, Gazzelilerin günlük yaşamını belgeleyen, aktaran ve bizzat yaşayan biriydi. O, başka bir yerden gelmedi. Gazze’nin oğluydu, şehit oğlu ve şehit kardeşiydi. Dolayısıyla bilgi, görüntü ve kelimeyi gerçek bir duyguyla, bizzat yaşadığı bir dramdan aktarıyordu." ifadelerini kullandı.

Suikastlerle medya kuruluşlarını korkutmaya çalışıyorlar

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş'un Enes eş-Şerif'i Gazze'nin cesur gazetecisi olarak niteleyerek taziye sunduğunu ifade eden Seyuri, şerefli insanların ümmetten bu şekilde dayanışma ve destek görmesi gerektiğini zira İsrail'in uluslararası mekanizmaları caydırıcı olarak görmediğini söyledi.

Seyuri, Gazze'de şehit edilen gazeteci sayısının 238'e yükselmesini "gerçek bir felaket" olarak nitelendirerek "Modern tarihte bu kadar yüksek sayıda gazetecinin hedef alınması görülmemiştir. Oysa bütün uluslararası ve hukuki metinler, gazetecinin çatışma sırasında korunmasını öngörür. Gazze’de şu anda yaşanan en büyük mesele, gazetecilerin sesinin Siyonist oluşumu Batı karşısında yorması ve zor durumda bırakmasıdır. Çünkü Batı kamuoyu, harekete geçirici güçtür." dedi.

Öğrenci protestoları, medya gösterileri ve Avrupalı siyasi kadrolardan gelen tepkilerin, Gazze’den ulaştırılan görüntülerin açık bir etkisi olduğuna dikkati çeken Seyuri, tüm İslam ülkelerinin Gazzeli gazetecileri tüm kapasiteleriyle desteklemeleri, İsrail'le medya normalleşmesinin durdurulmasını ve dünyadaki bütün gazetecilerin yürüyüş ve protesto düzenlemesini talep etti.

Seyuri, talep ettiği bu adımların, Filistin anlatısını güçlendireceğini ve İsrail'in en rahatsız olduğu şeyin her asker ve her direnişçinin kamera tarafından kayıt altına alınması olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:

"Filistin’de gazeteciler tarafından aktarılanların delillere ve gerçeklere dayandığını ispatlamaktadır. Önceki çatışmalarda, bilgi kaynağı yalnızca Batı medyasıydı. Şimdi ise bizde, sahada adım adım hareket eden seçkin gazeteciler var. Enes eş-Şerif ve arkadaşlarının suikastının önemli yönlerinden biri, medya kurumlarını korkutarak gerçeği karartmaktır. Buna en iyi örnek, Enes eş-Şerif’i 'terörist' ilan edip, gazeteci kılığına girdiğini iddia etmeleridir. Böylece onun itibarını zedelemeye, çevresindeki gazetecilere olan güveni sarsmaya çalıştılar. Bazı gözlemciler, bu suçlamaları iftira ve gazetecinin yaptığı doğru haberin bastırılması olarak değerlendirdi ve bunu, dürüst gazetecilere yönelik kara propagandanın bir parçası saydı."

Enes eş-Şerif'in de aralarında bulunduğu 6 gazetecinin öldürülmesi

İsrail ordusunun, 10 Ağustos akşamı Gazze kentindeki Şifa Hastanesi yakınında gazetecilerin kaldığı çadıra düzenlediği saldırıda, Al Jazeera muhabirleri Enes eş-Şerif ve Muhammed Kurayka'nın da aralarında bulunduğu 6 gazeteci hayatını kaybetmişti.

Katar merkezli Al Jazeera televizyonunun saha muhabiri olan Şerif, Gazze’deki medya ablukasını kıran, açlık ve İsrail katliamlarını dünyaya duyuran nadir seslerden birisiydi.

Al Jazeera muhabirleri Enes eş-Şerif ve Muhammed Kurayka’nın da aralarında bulunduğu 6 gazetecinin hayatını kaybettiği saldırının ardından, savaşın başlangıcından bu yana İsrail tarafından öldürülen gazeteci sayısı 238’ye yükseldi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *