Konya
Açık
24°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,4233 %0.08
53,2145 %-0.24
6.838,29 % -0,62
Ara
Konya Postası Gazetesi Dünya Arakanlı Müslümanlar, Budist Arakan Ordusu'nun tehdidi altında

Arakanlı Müslümanlar, Budist Arakan Ordusu'nun tehdidi altında

Özgür Rohingya Koalisyonu kurucularından Nay San Lwin, Arakanlı Müslümanların (Rohingyalar) şimdi de Budist milis grup Arakan Ordusu'nun saldırıları altında ezildiğini belirterek, güvenli bölge kurulması çağrısı yaptı.

Okunma Süresi: 4 dk

Rohingya hakları aktivisti Lwin, İstanbul'da AA muhabirine, Arakanlı Müslümanların Budist Arakan Ordusu tarafından maruz kaldığı saldırıları değerlendirdi.

Lwin, Myanmar'ın Arakan eyaleti ve çevresinde 550 bin Arakanlı Müslümanın yaşadığını ve bu bölgelerin, Myanmar ordusunun varlığına rağmen, orduyla çatışma halinde olan Arakan Ordusu'nun kontrolü altında bulunduğunu kaydetti. Lwin, "Arakan Ordusu'nun Arakanlı Müslümanlara yönelik tutumu, Myanmar ordusundan farklı değil. Son birkaç ayda Arakan Ordusu, 2 bin 500'den fazla Arakanlı Müslümanı öldürdü." dedi.

Arakan Ordusu'nun baskı ve saldırıları sonucu Arakanlı Müslümanların tıpkı eskiden olduğu gibi bugün de öldürülme ve zulme maruz kalma korkusuyla Bangladeş'e sığınmak zorunda kaldığından bahseden Lwin, son birkaç ayda 30 binden fazla Rohingya'nın topraklarını terk etmek zorunda kaldığını aktardı.

Lwin, Arakan'da kalan Müslümanların ciddi tehdit altında olduğunu ve Arakan Ordusu'nun Arakanlı Müslümanları bitirme konusunda Myanmar ordusunun "yarım kalan işini" tamamladığını ifade ederek, "Myanmar'ın askeri lideri General Min Aung Hlaing 2018'de bu meselenin (Arakanlı Müslümanlar) İkinci Dünya Savaşı'ndan beri tamamlanmamış bir iş olduğunu söyledi. Arakan Ordusu tamamlanmamış işi bitiriyor. Arakanlı Müslümanlar büyük tehdit altında." diye konuştu.

- "Güvenli bölge oluşturmak şu an için tek çözüm"

Nay San Lwin, Bangladeş'te 1,2 milyondan fazla Arakanlı Müslüman'ın mülteci olarak yaşadığını, ancak koşullarının son derece kötü olduğunu aktararak, Bangladeş'teki hükümet değişikliğiyle politikaların da değişebileceğini ve yeni geçici hükümetin "güvenli bölge" fikrini tartışmaya açtığını ifade etti.

Arakan Ordusu'nun, Arakanlı Müslümanların topraklarını kontrol etmeye devam ettiği sürece, Bangladeş'e sığınan mültecilerin geri dönüşünün mümkün olmadığını vurgulayan Lwin, Arakan'ın şu anda geri dönüş için uygun olmadığını ve bu nedenle kurulacak güvenli bir bölgenin tek çözüm olabileceğini söyledi.

Lwin, Budist Arakan Ordusu'nun, Myanmar ordusuna karşı savaşmaya başladığında Arakanlı Müslümanların temel insan haklarına saygı göstereceği yönünde vaatlerde bulunduğunu ancak bu konuda Myanmar ordusundan farklı davranmadığını hatırlattı. Ayrıca Lwin, Arakan Ordusu'na yönelik uluslararası baskının, özellikle Çin gibi bu orduyla güçlü bağlara sahip ülkelerden gelecek baskının kritik önemde olduğunu dile getirdi.

- "İnsani yardım göndermek yeterli değil"

Nay San Lwin, Bangladeş'teki geçici hükümetin başına başdanışman sıfatıyla getirilen Nobel ödüllü Muhammed Yunus'un önerdiği, uluslararası toplumun korunma ve güvenlik sorumluluğunu üstlendiği güvenli bölgenin uygulanabilir tek seçenek olduğunu ancak bunun yeterli olmadığını belirtti. Lwin, "Arakanlı Müslümanlar, Arakan Ordusu veya Myanmar ordusu yönetimi altında hiçbir zaman güvende olmayacak. Myanmar'daki genel durum ise her geçen gün daha da kötüleşiyor. Askeri rejim, ülke genelinde sivilleri öldürmeye devam ediyor." ifadesini kullandı.

Arakanlı Müslümanların nüfusunun azlığı nedeniyle yaşanan krizin uluslararası toplumun öncelikleri arasında üst sıralarda yer almadığını dile getiren Lwin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin sorunun çözümünde güçlü bir etkisi olabilecekken, uluslararası toplumun yalnızca insani yardım göndermekle yetindiğini belirtti.

Lwin, gönderilen insani yardımlar için Arakanlı Müslümanların uluslararası topluma minnettar olduğunu ancak bunun yeterli olmadığını vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:

"Uluslararası toplum, insani yardımların ötesine geçerek daha büyük bir çözüm koalisyonu oluşturmalı. Bangladeş'i destekleyerek güvenli bir bölge oluşturulmasını sağlamalı. Ancak mevcut durumda sessizlik ve sadece insani yardımlarla yetinmek durumu daha da kötüleştiriyor. Myanmar ve Arakan Ordusu, dokunulmazlık duygusuyla suç işlemeye devam ediyor. Arakan Ordusu'nun ağustosta 200'den fazla Arakanlı Müslüman'ı öldürdüğü bir katliam gerçekleşti, ancak hiçbir ülke bu konuda açıklama yapmadı. Bu sessizlik, hem Arakan Ordusu'na hem de Myanmar ordusuna suç işleme özgürlüğü tanıyor."

- UCM'den Myanmar askeri yönetim lideri General Min için tutuklama talebi

Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Başsavcısı Kerim Han, 27 Kasım'da, Myanmar askeri yönetim lideri General Min Aung Hlaing hakkında, Arakanlı Müslümanlara (Rohingya) karşı işlediği suçlar nedeniyle tutuklama emri çıkarılmasını talep etti.

UCM Başsavcısı Han, Myanmar'daki askeri yönetimin lideri General Min hakkında, tutuklama emri çıkarılması için mahkemeye başvurdu.

Han'ın UCM sayfasından yayımlanan yazılı açıklamasında, tutuklama talebinin Arakanlı Müslümanlara karşı işlenen insanlığa karşı suçlardan olan sınır dışı etme ve zulüm suçları olduğu belirtildi.

Han, kapsamlı bir soruşturma sonucunda Min Aung Hlaing'in 25 Ağustos-31 Aralık 2017 tarihlerinde Arakanlı Müslümanlara yönelik sınır dışı etme ve zulüm suçlarından cezai sorumluluğu olduğuna dair makul gerekçeler bulunduğunu bildirdi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *