• 19 Haziran 2019, Çarşamba 8:48
YUSUFERDOĞAN

YUSUF ERDOĞAN

YAZ TATİLİNDE NE YAPALIM

14 Hazirandan itibaren beklenen tatil başladı. Son gün çok hareketli geçer elbette. Sadece çocuklar için değil Sayın Velilerimiz içinde öğrencilerin getireceği karne onlara da heyecan yaşatmaktadır. Aslında eve gelen karne çocuğun değil bence Velinin karnesidir desek yeri var. Niye öyle cümle kurdum? Nedeni gayet ortada. Çocuğuyla ilgilenen veliler ile çocuğuyla ilgilenme konusunda yeterince adım atamayan veliler arasında açılan bir makas aralığı vardır da onun için. Hani inancımızda”hiç bilenle bilmeyen bir olur mu? Ayetinden hareketle ilgilenen ile ilgilenmeyen arasında da bir fark vardır.

Şimdi şunu da bu münasebetle değinmeden geçemeyeceğim. Evet, çocukların başarısı başta bizim geleceğimizin, Türkiye’mizin başarısı demektir. Bunları göz ardı etmeyeceğiz. Lakin her çocuktan da aynı akademik ve sportmenlik sanata yönelik başarıyı tek tornadan çıkma gibi olmalı şeklinde görmemek lazım. Herkesin ilgi alanı, yeteneği, başaracağı yerleri, başarılı olabileceği yönleri ve eğilimleri farklıdır. Bunu göz önüne alarak değerlendirme yapmak lazım.

Tabii ki eğitimde çocuğun farkını ortaya çıkaracak, onu buluşlara ve yeni uygulamalara/alanlara yöneltecek tabir caizse yaratıcılık ruhu diyorlar ya! Hani onu ortaya çıkaracak, beyin fırtınası yapabilecek yetilerini keşfetmek için iyi bir eğitim ortamı gereklidir. Bunun da başarılı olabilmesi okulları adeta bir eğitim kompleksine dönüştürmek, buraları kampüse hazırlamak ve çocuğun uygun ortamlarda çalışabileceği atölyeleri teorik ve pratik hazırlamak gerekir.

Bir çocuk en çok ilgi duyduğu alanda/ortamda çalışabilmeli. Kendini orada keşfedecek ortamlar bulmalı. Zevkle yapabileceği bir ortamı olmayan veya sadece teori gibi ezbere dayalı soru cevap türü ortamlarda belki de heder edilen birçok öğrenci vardır. Her şeyin eğitimde düşünülmesi yani arz talep doğrultusunda bir eğitim ortamı hazırlanması büyük buluşlara imza atılması ve genç nesillerin heba edilmemesi demektir.

Herkes bilim adamı akademisyen olmayabilir. Sanat, spor, meslek ara elemanı, sanayi erbabı, hizmet sektörü vs. hangi alanda olursa olsun çocuğun başarabileceği sevebileceği bir alanı vardır. Biz öyle bir ortam hazırlayalım ki; sevdiği ortamda büyüyenler ister bilimsel ister sanatsal olsun mutlaka kendini gösterecektir. Bu başarılar mutlak olarak kişilik ve karakteri de beraberinde etkileyecek, ülkesinin ve kendisinin mutluluğu için çalışan bireylere dönüşecektir.

Belki bütün bunlar ileride ulaşmak mümkün olacaktır. Lakin eğitim alanında mademki 2023 vizyonu diyoruz bu vizyonu benimseyen bir yönetimin de bu ortamlara doğru adım atması ve eğitimi yerel kalkınma basamaklarına dönüştürüp her çocuğun kendi ortamında en iyi verimi elde etmesine olanak hazırlanmalıdır.

Evet, bu girişten sonra şunları da bu yaz tatili sürecinde ortamı değerlendirmek, boş durmamak, eğitimin sürekli bir süreç olduğunu anlamak için hem velinin hem öğrencinin hayatın devamlı bir üretken mekanizma olduğunu kavraması gerekir. Dünyamız saatte 1670 km hızla dönüyor ve bu dönüşü devam ediyor ve hiç durmaksızın şikâyet etmeksizin devam ediyor. Öyleyse biz insanlar da aynı şekilde bu dönüşün ritmini çalışarak üreterek kendimizi yenileyerek yakalamamız lazım. Peki, ne yapabiliriz yaz tatilinde öyleyse? Aldığım bir rehberlik sitesindeki paylaşımları bilginize sunuyorum.

“Öğrencinin ders yılı boyunca öğrendiği bilgiler uzun yaz tatili boyunca unutulmaktadır. Çok iyi öğrenilmeyen ve tekrar yapılmayan bilgiler çok kısa süre sonra bile unutulur. Bence daha da önemlisi ise yanlış geçirilen yaz tatilinin “beyin” için de olumsuz olmasıdır. Beynimiz de kaslarımız gibidir, çalıştıkça daha güçlü ve verimli olur. Özellikle çocukluk ve ergenlik dönemlerinde beyin ne kadar aktif olursa o kadar gelişecektir. Beyinlerinin aktif olması beyni kullanma kapasitelerini olumlu etkileyecektir. Yapılan birçok araştırma gösteriyor ki zekâ genetik ve çevresel faktörlere bağlı. Doğru düzenlenmiş çevresel faktörler ile zekâ puanını artırmak mümkün.

Öğrenciler yaz tatilinde tabi ki dinlenmelidir. Fakat yaz tatili demek saatlerce TV izlemek, bilgisayar oyunları oynamak anlamına gelmemelidir. Birçok veli okul zamanında TV ve bilgisayar kullanımına sınır koymakta, yaz tatilinde ise sınırlar kaldırılmaktadır. Tatil boyunca TV ve bilgisayar oyunları için daha fazla süre verilebilir fakat kesinlikle bir sınır olmalı, bu süre çocuğun inisiyatifine bırakılmamalı. TV ve bilgisayar oyunlarının diğer zararlarını bir kenara bırakırsak beyin gelişimine de olumsuz etkisi vardır. TV izlerken ve çocukların sürekli oynadıkları bilgisayar oyunlarında beyinleri pasif durumdadır. “İşlemeyen demir pas tutar.” atasözü beynimiz için de geçerlidir. Beynimizi kullanmazsak körelmektedir.

Bu durum sadece çocuklar için değil yetişkinler için de geçerlidir, fakat çocukların beyin gelişimleri daha hızlı olduğu için çocuklar daha fazla etkilenmektedir. Hatta çağımızın en sıkıntılı hastalıklarından olan Alzheimer hastalığına yakalanma riskini azaltmak için; yabancı dil öğrenmek, bulmaca çözmek, kitap okumak gibi beyni aktif tutan aktiviteler önerilmektedir. Sürekli yaptığımız işler (TV izlemek, sohbet etmek, bisiklet sürmek, yemek yapmak v.b.) beynimizi geliştirmez, çünkü bu işleri beynimiz düşünmeden yapabilir. Araba sürmeyi yeni öğrenen birisinin beyni aktiftir. Kişi yaptığı her hareketi düşünerek yapar ve beyinde yeni nöron bağlantıları oluşur. Araba sürme konusunda ustalaştığınızda ise araba sürme işini beyin otomatik olarak yapar ve beyin pasiftir. Bu nedenle sohbet ederken, tam dikkatinizi vermeden de araba kullanabilirsiniz fakat bir şeyler ters gittiğinde -yola köpek çıkması gibi-otomatik pilottan çıkıp dikkatinizi vermeniz gerekir. Çocuklarımızın beden sağlığı ve psikolojilerine verdiğimiz önemi beyin gelişimleri için de vermeliyiz. Sonuçta bizim en önemli hazinemiz çocuklarımız, çocuklarımızın en önemli hazinesi ise beyinleri.

Tatilde Ne Yapsınlar?

Tatilde çocuklarımız öncelikle dinlenmeli ve beyinlerini, bedenlerini ve psikolojilerine iyi gelecek faaliyetlerde bulunmalılar. Bunlar; -Tüm öğrenciler kitap okumalı. Geleceğe, sınavlara ve beyinlerine yapabilecekleri en iyi yatırım olacaktır. -Spor, sanat, sosyal faaliyetlere katılsınlar. Bu demek değil ki kurstan kursa koşsunlar. -TV ve bilgisayar oyunlarına sınır konulmalı. -Yoğun olmamakla birlikte ders tekrarı yapılabilir. -Klasik testlerden çözmek yerine mantık muhakeme gücünü artıracak testler çözmeleri daha faydalı olacaktır. -Birlikte zekâ oyunları (Ben oynuyorum bazıları çok eğlenceli) oynayın, eğlenceli ve faydalı. (Abbalone, Mangala, Paradux, Reversi, Pentagon, Koridor v.b.)”

Ve bunların dışında; eğer veliler çocuklarının Kur’an öğrenmelerini istiyorlarsa mutlaka bunu uygulasınlar. Çocuk dini çalışmalarını yapsın, eksiklerini gidersin, hayatta boş bir varlık olmadığını anlasın. Sonunun ne olacağı, Yaratıcı ve Sonsuz olan Bir Gücün varlığı ve hepimizin en sonunda Allah’a kavuşacağımızı bilsin ve kendisinin kıymetli ve değerli bir varlık olduğunu anlasın. Başıboş olmadığını bu dünyanın imtihan yeri olduğunu bilsin/anlasın. Anlasın ki; İyi kötü ahlak, din etik hak hukuk adalet kavramları yerli yerine otursun. İyi tatiller güzel evlatlarımız. Rabbim yar ve yardımcınız olsun.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık