• 04 Kasım 2015, Çarşamba 0:00
YUSUFERDOĞAN

YUSUF ERDOĞAN

TEŞEKKÜRLER TÜRKİYE

Zafer kazanabilirsin Allah nasip eder, yardım eder, milletin basireti ilede muvaffak olabilirsin ama hiçbir zaman tevazu elden bırakılmamalı. Sayın Başbakanımız ve Konya’mızın medarı  iftiharı Sayın Davutoğlu hocamız kısa olarak ilk seçim açıklamasında özelde komşularına ama genelde herkese partili partisiz farketmez asıl meselenin tevazulu olunulması gerektiğini vurguladı. Anlaşılıyorki 7 Haziran seçimleri parti nezdinde iyi analiz edilmiş iyi dersler çıkarılmış ve çalışmalarda bu meyanda yoğunlaşmış. Elbette parti kurmayları en başta 7 haziran seçimlerinden kendilerine en fazla ders çıkarması gerekenlerdi. Halkın nabzının tutulması ve ne istediğinin bilinmesi önemli idi.İşe koyulurken elbette yeni işe başlayan bir çalışan heyecanı ile tabir caizse ilk günkü aşkla başlanmalıydı.İşte böyle bir atmosfer yada diğer bir deyimle fabrika ayarlarına dönen bir ak parti tekrar seçmen nezdinde kabul görmüş ve tek başına iktidarın her şeye hayır çeken ve koalisyonu değil hep muhalefette kalmayı hayırlı olarak düşünen ve böyle görmeyi yeğleyen bir anlayışın yerine daha önce alışkın olduğu uzun soluklu bir hava ile halk kesin kararını verip yine iktidara sen layıksın deme lütfunda bulunarak içinde bulunduğumuz puslu havayı dağıtmayı da bir nevi görev addetmiştir. Ben bir vatandaş olarak bundan mutluluk duyuyorum.Eminim başta Konya’mız olmak üzere bütün ülkemizin oy versin vermesin saygı değer insanları böyle bir tablodan mutlu olacaklardır. Mesele memleket meselesi ise particilik yerine yaşadığımız ülkemiz önde gelmeli. Hani söz konusu vatansa gerisi teferruattır sözünü çok kullanırız da maalesef asıl bu söz 7 Haziranda bir ümit tablosu olarak karşımızda duruyordu. Ama her ne hikmetse tabanın bile canla başla olur diye ümit ettiği fakat partili üst kurmayların bir şekilde ayak dirediği ve tercihen muhalefette kalmayı daha çok arzulayan bir yaklaşımın sergilendiği ”hayır” kelimesi baskın çıkarak sunulan bütün öneriler dayatılan çeşitli sebeplerle elin tersiyle itilip kaos ortamı sayılacak ve daha çok iç ve dış güçlerin beklediği puslu bir hava 1 Kasım tarihine kadar devam edecekti. 7 Haziran tablosundan çıkan sonuçlarla adeta gövde gösterisi yapanlar hatta muhalefette olmalarına rağmen kendilerini iktidarda imiş gibi lanse edenler, seçimlerden tek başına iktidar olamasa bile yine birinci parti olarak çıkmayı başaran iktidar partisine karşı ne yazık ki; Hiçbir şekilde tevazulu davranmadılar. Hatta bilerek küçümsediler. Her şeye olur olmaz hayır diyenler olduğu gibi, birlikte iyi salladık sarhoşluğuna kapılanlar ile sırtımızı maalesef kendi halkı yerine saçma sapan sözlerle pkk ypg ypj gibi terör örgütlerine bağlayanlar olmuştu. Aldıkları oy oranı ve çıkardıkları milletvekili sayısı ile halkın kendilerine emanet ettiği oylarla bir ölçüde havalara giren siyasiler, bu ara dönemde ne kendilerine yar oldular nede anlayışlarından zihniyetlerinden vazgeçtiler. Onların düşünmeleri gereken bir Türkiye aşkı olsaydı seçim zamanındaki söylemlerini bir tarafa bırakır ve siyaset üstü bir anlayışla el ele vererek yeniden Türkiye’nin istikrarı için birlikte bir umut olma gayreti gösterebilirlerdi.Fakat onlarda öyle bir anlayış yoktu.Muhalefet olmayı sürekli içselleştiren ve sadece eleştiri yapmakla görevli olduğunu zan eden bir anlayışa halkımızın iktidarı gönül huzuru içerisinde teslim etmesi bile eşyanın tabiatına aykırıdır.Nitekim sürekli olarak muhalefet vurgusu yaparak kendilerinin bu konuda yine nöbette olduklarını söyleyen vurgulamalarıyla, adeta iktidara sen yine devam et,bizim keyfimizi de bozma siz idare edin bizde bağırıp çağıralım demeye gelen eylem ve söylemleriyle gerçekte iktidar için hazır olmadıklarının işaretini de veriyorlardı.İktidar olmak yürek ve cesaret işidir.Taşın altına elini koymak ve Türkiye gibi yüzlerce yıl birikmiş ülke ve bölgesel sorunlarla uğraşmak öyle her yiğidin harcı değildir.Ama muhalefetten şu beklenirdi.Mademki;söz konusu olan ülkemiz,öyle ise hadi bırakın içeriyide dışardaki sorunlara karşıda ne bir çözüm üretebildiler ne de iktidarın yaptığını beğendiler.Hatta gidip Türkiye ye resmen düşman olan ülkelerin yöneticileriyle dirsek teması yaptılar. Biz diyoruz ki;Bu ülke kardeşlik diyarı olsun.Bu ülkede insanlar hep birlikte mutlu olmanın keyfini çıkarsın.Bu ülkede kardeşlik dokusu ayırım olmaksızın güçlensin.Bu ülkede tüm insanlar birlikte başarmanın zevkine varsın.Bu ülkede vatandaşlar adil paylaşımı tatsın.Daha fazla özgürlük daha fazla gelir payı olsun istiyoruz.Ama bütün bunlar lafla olmuyor.Birlikte çalışarak elde edilir.Hem bu ülkede yaşayacaksın hemde bu ülkenin temel değerlerine dinamit koyacaksın fiili varlığına son vermeye çalışacaksın ve böyle söylemlerle halkı devlete karşı silahlanın çağrısı yapacaksın.İşte buna halkımız müsaade etmedi.Sizler aldığınız üst akıllarla belki bu vaatlere karşı bilerek duyarlı kalabilir ve halkı manipüle etmek gibi bir gaflete düşebilirsiniz ama halkımız sağduyusu ile buna asla izin vermez ve nitekim vermedi de. Bu ülkede şu kesin anlaşılıyorki;Kürt’te, Türk’te hiçbir zaman siyasilerin uçuk söylemleri gibi düşünmedi ve onlar Türkiye için “barış istikrar huzur ve kardeşlik” dedi.Böyle bir tablo elbette sadece bizleri değil Bosna’yı ,Gazze’yi, Suriye’li,  Irak’lı dahil tüm mazlumları ve tüm Müslümanları sevindirdi.Gerçekten ben sevindim.Heyecanlandım ve bu heyecanla bu yazıyı kaleme aldım.Dilim sürçmüş veya bazı şeyleri hatalı söylemişte olabilirim. Ama bildiğim bir şey var ki; Bugün kardeşlik rüzgarları tüm İslâm coğrafyasında tevazulu olunulması gerektiğini müjdeliyor ve zafer “Allah’a inananlarındır” müjdesini veriyordu.Kardeşliğimiz daim olsun inşallah.Ülkemiz üzerinde oyun oynamak isteyenlere Rabbim fırsat vermesin.Şimdi sadece bizlerin değil tüm İslâm toplumlarının umudu olan bir Türkiye var karşımızda.Allah’ın izniyle daha güçlü ve kendini yenilemiş bir şekilde.İnşallah nice güçlü yarınlara,sadece 2023 için değil,daha nice gelecek güzel günlere eriştirmesini Yüce Rabbimden niyaz ediyorum. Bugün Gazze sevindi. Telaviv üzüldü. Bosna sevindi. Birlikte sevindik.Biz herkesi kucaklıyoruz ama ülkemiz üzerinde kendi menfaatlerini önde gören ve ülkeyi yıkmak emelli söylemlerde bulunanları alenen destekleyenlere de asla müsaade etmeyeceğiz.Her türlü bölücü ve parçalayıcı yada kuvvet bulucu; parelel, üçgen, dikdörtgen, kare vs. yapılanmanın da karşısındayız.Bu ülkeyi onlara asla teslim etmeyeceğiz ve kimseye de böldürmeyeceğiz.Bu böyle biline.1 kasım hayırlı olsun. Rabbim yar ve yardımcımız olsun inşallah.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık