• 07 Aralık 2016, Çarşamba 7:36
YUSUFERDOĞAN

YUSUF ERDOĞAN

REİSİMİZ: YALNIZ DEĞİLSİNİZ

Yalnızım dedin geçen ki konuşmanda. Hâlbuki yalnız değildin. Allah’a inanan bir iman erinin yalnız olması mümkün mü? Değil tabiî ki. Siyasi arena içerisinde bulunduğundan beri, tüm çalışma ve çabası hak ve halk olan çalışan birinin yalnız kalması düşünülemez. Belki seninle aynı düşünceyi paylaş(a)mayanlar olacaktır, doğal seyrinde, ama bu tek başına ortada kalakaldığın türden değildir. Seni anlamayanlar olacaktır, bilhassa dünya konjöktüründe siyasi arenada mevta haline gelmiş birçok siyasiler, halkı nezdinde, gerçek yalnızlık uykusunda bulunurlarken ve onlar sana gıpta ile bakarlarken senin bu aktif dünya siyasetine yön veren çıkışlarınla yalnızları oynaman zaten mümkün değildir…

Belediye başkanlığı döneminizde İstanbul’un içinden çıkılamaz almış başını gitmiş kangren haline gelmiş problemlerini duruşunuz ve ekibinizle nasıl çözdüyseniz şimdide Rabbimin nasip ettiği Cumhurbaşkanlığı makamınızda dünya’nın uyuşuk gaddar ve öldürmekten zevk alan sözde liderlerine karşı yol gösterici ve çözüm üretici kararlılığınızla kendinizden emin davasına inanmış bir iman eri hüviyetinde milletinizi yeni umutlara seferber etmeye memur halde yolunuza vakarla ve ümitle devam ederken niçin yalnız kalasınız ki?

Çıktığınız kutlu yol dikensiz gül bahçesi değildi. Türkiyenin kendi içerisinde birikmiş yüzlerce öteden gelen kangrenli problemleri ile birlikte ele aldığınız dünya siyasetine de aynı zamanda yön veren makul mantıklı ve masumların darda kalmışların düşmüşlerin elinden tutan hallerinizle yalnız bizim coğrafyanın değil Ortadoğu ve dünya coğrafyasının da adından söz ettiren en çok konuşulan gerçek lideri haline geldiniz. Siz sadece bizim medeniyetimizin insanına değil, bizim kültür coğrafyamızın sorunlarıyla değil, ülke bölgesel ve dünya genelindeki çıkışlarınızla gerçek bir değer olduğunuzu çok yakinen ispatlayan ve buna insanları inandırdığınız bir müspet yol haritası üzerindesiniz. Niçin yalnız olacaksınız ki?

İlk başbakanlığınız döneminde art niyetli Amerikan ve batı normlarına teslim olmuş onların kılıcını çalmaktan hoşlanan iş birlikçi kapitalist zurnaların size”Başbakan olursanız yabancılarla hangi dilde konuşacaksınız?” sorusunu maksatlı soran bu kendi değerlerinden uzak batı taklitçisi zurnanın son deliklerine verdiğiniz o “Türkçe konuşacağım”cevabı zaten milli olduğunuzun ve yerli olduğunuzun yeterli ispatıydı. TİKA vasıtasıyla gidilmedik yer çalmadık kapı bırakmayarak İslam ve Türk kimliğinin kalplerde ses getiren nizamı âlem ülküsünü taşımasaydınız bu kadar idealist bir kimliğe nasıl sahip olabilirdiniz? Onun için yalnız değilsiniz.

Siz zarafet, aşk, muhabbet ve inançla kendi davasına sahip çıkan ve her gün okuluna düzenli olarak giden, derslerine muntazam çalışan ve hakka ve halka hesap vereceğini bilen ve geleceğin Türkiye’ sinin bizim omuzlarımız üzerinde yükseleceğine kani olan ve bunun için donanımlı olmanın gereğine inanan bir öğrenci heyecanıyla her gün sınıfın kapısını açan ve bizim dilden konuşup halkıyla hemhal olan bir lider iken nasıl yalnızım diyebilirsiniz?

Sizi bir dünya takip ederken size imrenen devletler ve uluslar var iken ne olur bize şu kadar zaman liderinizi verin denilirken asla yalnız değilsiniz? Ta Avustralya’dan Yeni Zelandaya, Japonya, Yunanistan İran ve ABD dâhil Pakistan’a Azerbaycan’a batı Avrupa ülkelerine varıncaya kadar Rusya dâhil kendi kültürel kimliklerinde size hayranlık duyuyorlarsa küresel çapta bir kimliğiniz vardır. İsrail ve Filistin halkı sizi unutabilir mi? Hangi dünya dili, hangi dünya insanı sizin yerinde ve zamanında dünyanın en azgın canavarına karşı ”ONE MİNUTE” diyebildi? Bunlar nasıl unutulur ki?

Sizi kuyunuzu kazmak isteyenlere karşı gizli ajandanız olmadığı için hep yüzünüz ak dolaştınız. Hep millete yöneldiniz. Devleti hortumculara karşı sülüklere karşı cepçilere karşı, kapitalizmin uşağı holdingleşmiş kartelleşmiş halkın kanını sömüren vurgunculara karşı direnç gösterirken, halk inanç ve kimlik mefhumundan dolayı sizi tercih etti. Siz gelince laiklik elden gider vurgusu yapanlar ve devleti babasının çiftliği gibi kullanan kural tanımazlara karşı da yol gösterici oldunuz. Onlarda anladılar kendilerinin insan olarak başkalarının inançlarına saygılı olmayı. Hem ne laiklik elden gitti nede başörtüsü takmakla sol ve sosyalistlerin diline doladıkları, lafazan icatlarıyla aya gönderdikleri! Uydularına başörtüsü engel oldu. Ha Cumhuriyette eksen kayması da olmadı. Cumhuriyet gazetesinin bilerek attığı yandan çarklı başlık olan”Tehlikenin farkın damısınız” sözü absürt bir hale geldi. Aslında biz tehlikenin farkındaydık nasıl mı? Asıl tehlike insanların haklarını kısıtlayanlar ve insanı merkeze almayanlardı. İşte biz toplum olarak bunun farkındaydık. Gizli ajandası olanlar ülkeyi zor durumda bırakmak için müstevlilerin siyasi emellerine alet oldular. Ülkeyi içinden çökertmek ve yönetmek isteyenler sizi ve ülkeyi bertaraf etmek istediler. Ama onların dediği değil, Allah’ın dediği oldu.15 Temmuz Milli Kurtuluş Bayramı ile halk arkanızdaydı ve direnişin sembolü Ulu batlı Hasanların yerini Ömer Halisdemirler aldı. İşte yalnız değildiniz Başkanım. Kürtlerde anlayacaktır, anladılar da. Sizin yaptığınız temizliğin gayesini ve FETÖ terör örgütünün PKK ile işbirliğini anlamayan kalmadı. Bu asilerin bu din ve vatan düşmanlarının kimlerin peşine takıldığını millet anladı. Söndü sahte hocaların balonları. Söndürüldü baronların azgın kükremeleri. Dolarında ateşi sönecek. Halkımız söndürecek evelallah. SİZ KURAN OKUYAN, BİZİ ANLAYAN İÇİMİZDEN BİRİ OLARAK, HALKIN DİLİYLE KONUŞAN BAYRAĞA KURANA SAHİP ÇIKAN, TAKSİCİLERLE SİMİT YİYEN VE EVLERDE DİZÜSTÜ OTURAN BİRİ OLARAK, YALNIZ DEĞİLSİNİZ BAŞKANIM. SİZ BİZSİNİZ. BİZDEN BİRİSİNİZ. İÇİMİZDENSİNİZ. HALKIN İÇİNDEN GELEN YİĞİTSİNİZ. ÖZÜMÜZDENSİNİZ. SİZİ BUNUN İÇİN SEVİYOR VE YALNIZ BIRAKMIYORUZ.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık