• 22 Nisan 2017, Cumartesi 8:55
YUSUFERDOĞAN

YUSUF ERDOĞAN

REFERANDUMUN DİLİ

Vicdanımız evetti,  inanmıştık buna

Milletçe son verildi vesayetin ruhuna.

……

15 Temmuzun tescil edilmesi gerekiyordu. Dış güçlerin hain planlarının içerdeki maşaları son çare olarak büyük bir kalkışma ile millete rağmen silah gücüyle iktidarı ele geçirmek ve tekrar ağırlaştırılmış sıkıyönetim dönemlerine geri dönmek ve aynen Mısır örneği bir uygulamayı devreye sokmak için harekete geçmişlerdi. FETÖ’nün sinsice devlete sızması ve takiyyeci olarak vasfını sürdürüp, gizlenen dış odaklı bir mihrak temsilcisi sıfatıyla her taraftan devleti sarmaşık gibi dolaması şayet başarılı olsaydı halimiz Suriye’den kötü olurdu. Yüce Rabbim bu fitne fesat hallerine fırsat vermedi, insanımız kanı canı pahasına tankın önüne ölümüne yatmayı göze alarak durum bertaraf edildi. Ama bunlar duracaklar mıydı? Hayır(şimdi rahatlıkla kullanabilirim artık bunu).Nitekim durmadılar, hatta durdurulmadılar. Halen yine takiyyeci olarak kendini gizleyen kriptolar tehlike olarak devam etmektedir. Sadece FETÖ mensupları değildi ortalıkta dolaşan, fitne çalan, toplumsal mühendisliğe soyunanlar. Almanya, pkk’nın maddi manevi temsilcisi ve destekleyicisi olarak bizzat devlet eliyle yürütülen kampanyalarla, en son güne kadar Nein üzerinde ısrarla durdular. İktidardan tek bir devlet yetkilimizi oradaki gurbetçilerle buluşturmadılar ve engellediler. Türkiye’deki vesayetçi sistemin şu anki devamı onların işlerine geliyordu, Türkiye İslam dünyasına lider olmamalıydı, Türkiye mazlumun yanında yer almamalıydı ve sömürge için sesini çıkarmamalıydı, kendilerine bağımlı olarak yaşamalı ve Ortadoğu’da söz sahibi olmamalıydı. Resmi yetkililer, tüm Alman makamları ve BND sırf bunun için çalıştı, yani ülkesinin geleceğini düşünerek hareket ettiler. Hans böyle yapıyordu. Hans’ın istediği bağımlı ve kendi sorunlarıyla boğuşan bir Türkiye olmalıydı. Keza İngiltere bir tek bile damla sızdırmazken bizdeki olaylara ketummuş gibi gözükürken en büyük desteği sağlıyorlardı. Nerede uzun bacaklı bir İngiliz geçse orası adeta fitne yerine dönüyor ve için için kaynıyordu her şey.

Sadece bunlardan ibaret değildi Türkiye’mizdeki gelişmelerin seyri ile ilgili yapılan çalışmalar. Avusturya, Nederland, Belçika, İsveç, Bulgaristan gibi Avrupa haçlı zihniyeti İslam düşmanı kimlikleriyle bizdeki değişim olayını kendi doğal meseleleri gibi algılayarak, Hayır cephesi lehine maddi ve manevi destek ve ajanlarını sonuna kadar kullandılar. Bunlar onlardan beklenendi. Gâvurdan dost elbette olmazdı. Ama kâğıt üzerinde sözde müttefik idik. Lakin bunların icraatı hep aleyhte gelişmiş Türkiye her ağır meselede kendi haline bırakılıp yalnızlaştırılmak istenilmiştir. Öyle ya Türkiye gerçek doğal liderinin seçkin söylemiyle “Dünya beşten Büyüktür”demiştir. İşte her sahada tüm kaynaklarını ve savaş baltalarını ortaya çıkaran batı ve yine ikiyüzlü ABD destekli pensilvanya ihanet şebekesi, pkk’nın başaramadığı alanda kendileri bil fiil devreye girerek, sonuç almak için açıktan devlet imkânlarını da kullanıp, bunu o kanalla olsun, BND veya CİA eliyle olsun Ülkemizde at oynatmaya kalkıştılar. Çünkü emir efendileri ABD’den gelmişti. Bu vatansız haymatlosların din kisvesi altında yürüttükleri propagandalar ile devletin her sahasına çıkarları için yerleşen elemanları ülkemizi felç etmek için çekinmeden işbirliğini sürdürmüşler ve 15 Temmuzu kendilerine milat olarak seçmişlerdi. Hepsi batının planlarının adım adım uygulamasından başka bir şey değildi. Taşeronları da içerideki haymatlos FETÖ’cülerdi.

Halkımızın sağduyusu ve aklıselim davranışı Yüce Rabbimin yardımıyla bu olay bildiğiniz gibi bertaraf edilse de 16 Nisan içinde planları olan bu mahlukaların yine en büyük destekçileri batı ve ABD idi. Neyse ki halkımız yine aklıselim davranışı ve sağduyusuyla kirli planlara geçit vermemiş ve vesayet sistemi artık tarihe gömülmüştür. Benim tuhafıma giden şu. HANS hayır derken neden içerideki HASAN buna destek verdi. HANS’ın gerekçesi vatanımızı bölmek parçalamak ve yok etmek idiyse HASAN neye dayanarak ve üstelik vatan sevdasıyla ciğerinin tutuştuğunu söyleyerek, onların değirmenine su taşıdı? Üstelik Sayın Bahçeli merkezin kararı olarak EVET vereceklerini söylemesine rağmen. Hangi akıl ve nasıl bir akıl ki; Türkiye’nin bölünmesi için kırk yılı aşkın bir süredir kan döken bir vampir olan PKK’nın(mademki evet demek bölmek olacaksa bunu PKK’nın canı gönülden desteklemesi gerekmez miydi?) HAYIR, kullanmasını bunu hayra yormamak lazım diyerekten vatan sevdasıyla karşı olmaları gerekirken, niye verdikleri HAYIR oyu ile PKK’nın verdiği HAYIR oylarını onların istediği bir şekilde sandıkta buluşturdular bu ağır bir vebal değil miydi? Bunu söylemek zorundayız ve eğer söz konusu vatansa gerisi teferruattır sözüne sık sık atıfta bulunanlar olarak kendimizi, vicdanımızı sorgulamak zorundayız.

Allah’tan her türlü engellemelere rağmen başta halkımız ve sonra bilhassa Almanya’da her türlü zorluğa maruz kalan vatandaşlarımız EVET tercihleriyle onların heveslerini kursakta bıraktı ve iyi bir ders verdiler. Dikkat edin ABD ve İngiltere’de HAYIR oyları fazlaydı. Niçin FETÖCÜLERDEN dolayı. Tıpkı Silivri’de olduğu gibi.

Daha hesaplar kapanmadı elbet. Batılı haçlı Siyonist sürüsü ve onların uşaklığını yapanlar yine boş durmayacaklar. Başkanımızın dediği gibi “boşuna uğraşmayın atı alan Üsküdar’ı geçti” dese de su uyur düşman uyumaz diyerek, tedbiri elden bırakmayacağız. Almanya’daki gurbetçilerimizin basiretine, yetişemeyen İstanbul halkına yazıklar olsun diyorum bunca yatırım ve özveriye rağmen. Kendilerine bir tek çivi çakamayan çakmalara rağbet ettikleri için üzüldüm. Anlaşılan Ergün Göknel’i Nurettin Sözen’i ve Bedrettin Dalan’ı özlemişler.  

Biz yine birliğimizi ön plana çıkarıp,” Biz Birlikte Varız” Diyoruz ve “ YENİ TÜRKİYE HAYIRLI OLSUN” Rabbim yar ve yardımcımız olsun inşallah.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık