• 20 Ağustos 2016, Cumartesi 9:42
YUSUFERDOĞAN

YUSUF ERDOĞAN

ON BEŞ TEMMUZ

Bir darbeye; karşı darbe ile en güzel cevap

Temmuz’un on beşinde milletimizle verildi

Kimdi bize karşı efelenip, darbeye kalkışan?

Ol kim ki; ol affedilmez, hemen yere serildi…

Tarihimizin en önemli sayfalarından birini bundan sonra on beş temmuz alacaktır. Gerek canı ile her şeyini ortaya koyan milletimiz nezdinde gerekse kurumsal bir yapı olarak devletimiz nezdinde, vatanına göz koymuş her kim olursa, vatan sevdalısı imanlı yüreklerin şehit veya gazi olmayı göze alarak hiç düşünmeden ve o an için ölümü dahi aklına bile getirmeden sadece Allah rızası için canını seve seve vermekten çekinmediğinin gerçek bir destanıdır on beş Temmuz 2016…

Milletimizin her yaştan ferdinin ruh, namus ve bedenimiz üzerinde başkalarının ameliyat yapmasına/veya yapılmasına karşı, asla müsaade etmeyeceğinin, bunun içinde canını hiç çekinmeden ortaya koyduğunun asil bir duruşu ve akıttığı asil kanı ile imzaladığı bir tarihi gündür on beş temmuz…

Sultan Alparslan’ın Malazgirt’te toplanan iki yüz bin kişilik Bizans tehlikesine karşı; topladığı elli bin İslam evladı ile ve Yüce Rabbim’in izni ve yardımıyla bu amansız mücadeleyi kazanıp ”Size öyle bir yurt bırakıyorum ki; ebediyen Türk yurdu olarak kalacaktır” sözlerinde yatan sırra vakıf iman ve cehd ile hareket eden vatan sevdalısı yürekli insanımızın; Sayın Başkomutanımızın bir emriyle meydanları doldurup, Sultan Alparslan’ın iman dolu veciz sözüne bağlılığını bir kez daha tescil ettiği bir yürek inkişafıdır on beş temmuz…

Anadolu’muzun sürekli bilhassa batılı iblisler nezdinde ayak altı olarak geçiş ve kullanım hakkı istedikleri, dünyanın en önemli stratejik mevkilerinde bulunan ve en önemli bir coğrafya’ya tarihe kültüre sahip medeniyetlerin kesişme noktasındaki Müslüman Türkiye’ye bu kadar yüklenmelerinin altında yatan temel neden olan İslam kalesi vasfını kırmak ve İslam’ın son kalesi olan bu yurdu, bu umudu kırmak ve yiğit insanını köle etme gayesiyle ucuz numaralar ve fitne rüzgarıyla yıkmak isteyenlerin yıllardır kendi içimizde oynadıkları oyun ve kumpaslarla, sözde içimizde yetişip bizdenmiş gibi gözüküp saman altından yürüttüğü türlü oyun ve hilelerle, tam batılı güçlerin istediği gibi oyunun kuralını onların tarzında oynayarak, İslamı, Müslümanı ve Türk’ün şahsında tüm kardeşliği ayaklar altına alıp yıkmak isteyenlerin bu planını deşifre edip anlayarak ve gösterdiği üstün direniş anlayışı ve sahiplenme duygusunun iman dolu vecdinin şahlanışı olan bir direnişi dost ve düşman herkese karşı sergileyen yiğit Anadolu insanımızın ölüme severek ve koşarak gittiğinin bir özetidir on beş temmuz…

Batılıların çamur gibi cıvık ve kaypak zihniyetlerinin eseri olan bu tür kalkışmalarının, kendi içimizde bir ihanet şebekesine havale edilip milletimizi birbirine kırdırtmak ve bir iç savaş çıkarmak senaryosuyla vizyona koydukları bir filmin asla figüranları olmayıp buna fırsat vermeyen, başkalarının hevesini kursağında bırakarak tarihin en asil milleti olduğunu hem hainlere hem de onarlı besleyen hain batılılara öğreten ve onlara birde insanlık adamlık dersinin verildiği, kendisini derdest etmek isteyenlere karşı, yine karşı bir darbeyle ben daha ölmedim dediği bir vatanseverlik, iman ehlilik ve gönül birlikteliği olan bir mayadır on beş temmuz ve bu maya kanı bozuklarda asla tutmamıştır.

On beş temmuz bir dik duruşun bir asil şahlanışın ve asalet rüzgârının küfül küfül estiği ve Avrupa’ya insanlık demokrasi ve vatanperverlik dersinin yüreklerine kazına kazına verildiği tarihe not düşülen şerefli bir vesika kaydıdır. Can, mal ve namus bizim için kutsaldır ve kutsal değerler uğruna vazgeçilir.

On beş temmuz sürekli etrafımızda kurulan sahte iskeleler ile üzerimizde ameliyata kalkışanların yüreğimize dokunan tamirhane heveslerini alaşağı ettiğimiz ve köprüleri atıp onlara eyvallah etmediğimiz bir İslam Türk’ünün vasfıdır…

Yabancıların planlarının bitmeyeceğini öğrendiğimiz ve her zaman uyanık ve kardeş olmamız gerektiğini bir kez daha anladığımız, sözde dost diye takdim edilenlerin bize dost yüzlerinin olmadığını gördüğümüz ve vatan için canımızın malımızın ortaya konulup cihat ruhunun daima diri tutulması aşkını öğrendiğimiz gündür ve biz bunu aşkla yazdık on beş temmuzu.

Ferasetimizin ön görüsüyle toplumsal bilinci diri tutarak bilhassa NATO ve Avrupa Birliği gibi ABD gibi Siyonist heveslisi kuruluş kurum ve devletlerin iştihalarının kabardığı ve üzerimize saldıkları kendilerini yıllardır gizleyen takiyyecilere karşı fırsat vermeyerek, tehlikeyi bertaraf edip yinede her zaman ve her anımızda gözümüzü dört açmamız gerektiğini öğrendiğimiz gündür on beş temmuz…

On beş temmuz; ayıdan post gâvurdan dost olmaz dediğimiz atasözümüzün ne kadar doğru ve geçerli olduğunun,” kâfirleri dost edinmeyiniz “ayeti celilesinin rahmeti tecelliyesinin ruhumuzu aydınlattığı, bizi kendimize getirdiği ve Allah’ın yardımı olmadan hiçbir şey yapamayacağımızı ve zaferin ancak Allah’a ait olduğunun ve bizimde ancak, sadece O’nun rahmetini umarak çalışmamız gerektiğinin inanılmaz bir kanıtıdır… İslam da en büyük kanser münafıklar ve onların inşa ettikleri mescidi dırardır.     Rabbim bunların şerrinden sana sığınıyoruz… Bize yardım eyle. Âmin.

 

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık