• 19 Ekim 2016, Çarşamba 8:33
YUSUFERDOĞAN

YUSUF ERDOĞAN

MİLLET-ÜMMET-MİLLİYETÇİLİK-(2.BÖLÜM.)

                Yazının ilk bölümünde konuya genel hatlarıyla tam olmasa da bir giriş yapmıştık. Aynı ciddiyetle konuyu kaldığımız yerden işlemeye devam edelim. O halde önce Irkçılık ile ilgili hususları görelim:

                İslam ırk gerçeğini belirtir. Yani; Irk, soy, kavim, sosyal bir gerçektir. Biyolojik bir özelliktir. Çünkü Cenabı Allah(c.c.) (Hucurat 10’da);mealen buyuruyor ki;”Ey insanlar sizi bir erkek ve dişiden yarattık. Birbirinizi tanımanız için, sizi milletlere kabilelere böldük, şüphesiz Allah katında en şerefliniz en takva sahibinizdir:”

                Hz. Peygamber(s.a.v.) efendimiz “ırkçılığa çağıran bizden değildir, ırkçılık için savaşan bizden değildir. Irkçılık üzere ölen bizden değildir.”(Müslim) buyurur. Şimdi insanın aklına şöyle bir soru gelse ve dese ki;”eğer ben kavmimi seviyorsam bu ırkçılık olur mu? ” diye… Böyle bir soruyu sahabeden biri “Ya Resulullah, kişinin kavmini sevmesi ırkçılık sayılır mı? Diye sorar….Hz.Peygamber”Hayır sayılmaz,Lakin ırkçılık,kişinin kendi kavmine zulüm’de yardımcı olmasıdır”(İbnuMace,Fiten 7) demiştir.    Yani sırf kendi kavmindendir diye ayrıcalık yapmak haksız iken onu savunmak zulüm oluyor. Küfre rıza da zulümdür. Zulme rıza da zulümdür. İlk ırkçılığı şeytan yapmıştır. Kendisinin ateşten yaratıldığını söylemiş ve topraktan yaratılan ilk insana( Hz. Âdem’e)  secde etmeyip, böbürlenerek Rabbimizin emirlerine itaat etmemiştir.

IRKÇILIK HAREKETLERİNDEN TESPİTLER

                Emeviler ırkçılık yüzünden yıkılmışlardır. Meşrutiyetten sonra Osmanlı’yı parçalayan ırkçılıktır.     1.ve 2.dünya savaşının temelleri ırkçılık esaslıdır. Bosna Hersek savaşını Sırplar ırkçılığın gereği olarak yapmışlardır. Avrupa’nın ortasında bir Müslüman ülke istemiyorlardı. Sırplar böyle bir cinayeti Dünya kamuoyunun vurdumduymazlıktan gelmesi ve müsamaha göstermesi üzerine işlemişlerdir, bu onları iyice şımartmış olup aynı zamanda Sırpların işlediği bu cinayete dolaylı yoldan da katkı sağlamışlardır.      (BM nezdinde)

                Bugün Doğu hadiselerinin temelinde ırkçılık yatar. Hatta Kâbe Arab’ın olsun bize Çankaya yeter, demeler, ezanın onsekizyıl Türkçe okutulması, Hititlere atalarımız diye sahip çıkmalar, hatta Mimar Sinan’ın kafatası kemiklerinin ölçülmesi Osmanlı’ya karşı duyulan bir öfkenin sapmaları değil midir?  Burada maksat; ırk’ı, din yerine ikame etmeye çalışmaktır.

MİLLET

Bugün sorunların temelinde yatan neden bundan ibarettir.”Acaba Hangisi  ?” biz hangisini nasıl ve ne şekilde ne maksatla kullanıyoruz? Kafa karışıklığına neden olan ve çözümlenmesi gereken husus bu. Yüce Kitabımız Kur’an’da “Millet öncelikle Din anlamındadır”.Arapça bir kelimedir. Millet/mille izlenen gidilen yol”anlamındadır.(Zemahşeri sayfa 790-Tehzibül-luga) İbrahim milleti, Yahudi milleti, Nasranî milleti gibi… Yüce Kitabımız Kur’an’ı kerim’de millet kelimesi onbeş yerde geçer ve hepside”hak ve batıl olmak üzere” Din anlamında kullanılmıştır.(Ali İmran 95,en-Nahl 123,Sa’d 7,el-Bakara 120,el-Araf 88,89-Yusuf 37,İbrahim 13,el-Kehf 20)

                Hadislerde de ayetlerdeki gibi  “din” anlamında kullanılmış ve ayrıca bir dinin mensupları ara   sındaki  guruplar için mezhep/fırka  manasında da  kullanıldığı olmuştur.(Müsnet 2,332,Ebu Davud, sünnet 1,Tirmizi, İman 18)

                İslami literatürde millet ayet ve hadislerdeki geçtiği şeklinde kullanılmıştır. Bazı alimler, Allah’ın  koyduğu kurallara “millet” derken, bazıları tabirin sadece dini tebliğ eden peygamberlere nispetle”  Muhammedi’n milleti” şeklinde kullanılabileceğini belirtmişlerdir.(Ragıb el Isfahani).Bazı alimler ise, milleti doğrudan şeriat anlamında kullanırlar, bazıları millet’iihlas,tevhid,adalet gibi asli temel ve  usullere tahsis ederler ve din’in hükümlerini de  şeriat derler(el mu’temed  11,34)

OSMANLI’DA İSE;

                Din anlamında kullanılmıştır.Hatta dini gurupları ifade etmek için de kullanılmıştır.İslam milleti,Ermeni milleti,Yahudi milleti,Papa’nın milleti gibi….Lozan antlaşmasında azınlıklar ile ilgili hükümler   Osmanlı’daki bu tanımlamaya  göre ifade edilmişlerdir.

BATILILAŞMA VE KAVRAM FARKLILIĞI

                Millet kavramı 1789 yılında ki Fransız İhtilali ile beraber doğu toplumlarında kullanılan din/   inanca bağlı ve buna ait kültür ortaklığını ifade ederken, ihtilal sonrası Avrupalıların buna yükledik leri yeni anlam sonrası; tüm toplumlar bundan etkilenmişlerdir. Özellikle de bizim toplumumuzda bu kavram asli anlamından uzaklaşarak bir nevi yozlaşmıştır. Hatta öyle ki 20.yüzyılın başlarından itibaren   “aynı atadan gelen insanlar topluluğu şeklinde” kullanılmaya başlanılmıştır ve bugünde yüklenilen anlam, “aynı devlet çatısı altında kader birliği yapmış insanlar topluluğu”diye belirtilir. Bugün günümüzde milleti millet yapan temel değerler nedir? Diye baktığımızda: Dil, din, vatan, kültür birliği, tarih birliği, ülkü birliği gibi esasların olduğu görülür. Ancak her millet için bütün bu temel değerlerin hepsi bir arada bulunmayabiliyor. İsviçre’de tarih ve vatan birliği, Amerika’da vatan, din ve ülkü birliği esas alınır. Bizde ise bu çerçeveden baktığımızda ilk temel değer olarak saydıklarımızın hemen hepsinin mevcut olduğunu görürüz.(devam edecek)


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık