• 26 Haziran 2019, Çarşamba 9:08
YUSUFERDOĞAN

YUSUF ERDOĞAN

METROPOLUN DİYOJENLERİ

Nasıl bir tercih hakkı? Nasıl bir duruş göstergesi anlamak mümkün değil. Aklım almıyor olan biteni. Taşı taşın üstüne koymayanlarla, gecesini gündüzüne katanların, tankın önüne yatıp bu ülkeyi koruyan ve  Fetö’nün mermilerine göğüs gerip ölümüne vatanı savunanlarla, ayak ayaküstüne atıp belediye başkanının evinde fetö kalkışmasını keyfle seyredenleri aynı kategoride mütalaa edip hizmetleri göz ardı eden bakar körleri anlamakta zorlanıyorum.

İstanbulun altını üstüne getirip ta ecdadımız Abdülhamit Han’dan beri projesi oluşturulan ve ancak günümüzde faaliyete geçirilen projelerin varlığını bile bilmeyenlerin ecdat düşmanlığı yapmakta gâvurları bile geride bırakanların mükâfatlandırıldığı bir seçim yaşadık ve yine mavi gömlekli yunan hayranı konstantin bebesini sevindirdiler.

Diyojen elinde lamba ile adam ararken biz İstanbul da acaba diye koskoca bir soru işaretini sayfamıza koymak zorunda kaldık. Yahu hiç mi yapılan işlerin yapılan çalışmaların ve bu Allah rızası için yapılan çalışmalardan pay çıkarılmaz. İnsan bu kadar nankör müdür? Cumhurbaşkanımız Sayın Tayyip Bey’in büyük özverili çalışmaları ve canını dişine takan hatta can güvenliğini dahi ortaya koyan mücadelesi ile düzlüğe geçen  Türkiye ne yazık ki; kendisinden beklenilen esas mücadeleyi en hassas nokta olan  İstanbul seçimlerinde göstermemiştir.

Bir çok yakın arkadaşı bu iş pazara kadar değil mezara kadar demelerine rağmen zamanla topuklarının üzerinde gerisin geriye dönmüşler ve sağda solda artık ileri geri konuşmaya eleştirmeye başlamışlardır.Bir dava uğruna yola koyulanlar zamanla davalarını unutarak insanları yalnız bırakmayı menfaati ön plana almayı tercih etmişlerdir.İnsan demek ki dava uğruna değil de menfaati uğruna can yoldaşı şeklinde görünüyormuş.Yazıklar olsun diyorum gerçekten yazıklar olsun bunlara.

Cennetmekan Abdülhamit Han Hz.de dediği gibi bu millet nedense çabuk unutuyor her şeyi.Sanki balık hafızalı gibi.

İnanın hala şoktayım diyebilirim.Hala inanasım gelmiyor olanlara.

Eski çöp yığınlarını, haliçin önünden geçilemeyen kokularını, iskinin borularından tısss gelen levent kırca parodilerini, yalanla dolanla talan edilen peşkeş çekilen yandaşlık ahbap çavuş ilişkilerini, elinde gazyağı tenekesiyle kuyruğuna kadar kire batan kokularını, kısaca kemal sunal filmlerini aratmayacak sahneleri özlemiş İstanbullu. Lağım içinde pislikten yüzen  akıntılardan imtina etmeyip rogardan kusan kokuların hayatına ilişmesinden memnun izmirli nasıl mutluysa, demek ki köprüler, otoyollar marmaraylar, havaalanları 3. köprü memnun etmedi istanbulluları.Ergün Göknel maceralarına Ferdi Tayfur güzellemelerine aşık olmuş istanbullu.Mutlu mutlu yaşayın.Milletin gözüne içine  baka baka it deyip yalan söyleyen yunanlı fatihe karşı 5 yıl boyunca sunun referansınızı.Alsınlar işe devletin kritik noktalarına pkk bitlilerini, kandil artık istanbulda. Eko’da onların uydusu.Şimdi güle oynaya ekmek almaya giden berfinlerin türküsünü çığırın .Ömer Halis Demir'in sıktığı kurşunların vatan için değerini unutup sırf muhalif olma adına ne idiği belirsiz bir zangoçu kendinize  başkan seçtiniz.Yazıklar olsun istanbul size.Ulubatlının,Sultan Fatihin, Eba Eyyup El Ensarinin Ak Şemseddin Hz.nin kemiklerini sızlattınız.Bizanslı entrikacı ve avanelerine fırsat verdiniz.yazıklar olsun istanbul. İslambol olamadınız.

İnsan Kur’anın diliyle şöyle anlatılır.

         “ Çok zalimdir, cahildir.” (Ahzab, 72)

“ Acelecidir.” (Enbiya, 37)

“ Menfaatine çok düşkündür.” (Rum, 36)

“ Allah’a karşı pek nankördür.” (Âdiyat, 6,7)

“ Haris ve cimridir.” (Fecr, 17 )

“ Kıskanç ve hasetçidir.” (Nisa, 128)

“ İnsan zayıf yaratılmıştır.” ( Rum, 54)

Hayatımızın ölçüsü araçlar oldu, hakikat artık kalp yuvasından söküldü. Hayatımızı siyaset ve menfaatler şekillendirmeye başlayınca insan daha çok dünyevileşti.

Ölçümüzü hakikate değil sırtımızı siyasete dayayıp mücadelemizi menfaat ölçeğinde sürdürdüğümüz müddetçe biz adam gibi hizmet edenleri değil, milletin gözünün içine baka baka yalan söyleyen zangoçları tercih ederiz. Buda şunu açıkça gösteriyor. Biz neye layıksak onunla idare ediliriz.

Ey İstanbullular artık şikâyet etmeye hakkınız yok. Çünkü Ekrem geldi sihirli değnek gibi. Bundan sonra hiçbir sorununuz olmayacak. Sakın ha. Her uğradığınız bundan sonraki varsayalım herhangi bir olumsuzluk karşısında bakın şimdiden uyarıyorum sorumlusu hükümet diyemeyeceksiniz. Her şeyin çözümünü Konstantini yöneten Yunanlıdan bekleyeceksiniz. Ona göre, artık bir çiprasınız daha oldu. Gözün aydın İstanbullu. Siz İslambolu tercih etmediniz, siz konstantini istediniz. Musmutlu yaşayın.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık