• 31 Ocak 2018, Çarşamba 7:24
YUSUFERDOĞAN

YUSUF ERDOĞAN

MEHMETÇİĞİMİZ İÇİN KAMPANYA

Şu kopan fırtına Türk Ordusudur ya Rabbi

Senin uğrunda ölen ordu budur ya Rabbi

Ta ki yükselsin ezanlarla müeyyed namın

Galib et, çünkü bu son ordusudur İslam’ın.

……….Ruslara esir düşen Ürgüplü Mustafa Fevzi ihtilalden sonra Sibirya’daki esir kampından kaçarak Polonya’ya gelmiş temas kurmak zorunda kaldığı Bir Alman Subayı kendisini şöyle tanıtmıştı yanındakilere:

“Bunlar Türk Subayı! Çanakkale’de düşmanı denize dökmüşler, Rus cephesinde savaşıp esir düşmüşler. Oradan kaçmışlar ve şimdi yine cepheye gitmek üzere bir an önce Anadolu’ya ulaşmak istiyorlar. Bu millet ölmez! Yaşasın Türk Milleti !”

……….Sakarya Meydan Muharebesinden sonra kazanılan zafer Başkomutan Gazi Mustafa Kemal ‘in Mehmetçiğe şöyle seslenmesiyle hitam bulmuştu:

“Takdirim sanadır.

Hayretim sanadır.

Dünyanın hiçbir ordusunda yüreği seninkinden temiz, yüreği seninkinden sağlam bir askere rastlanmamıştır.

Her zaferin mayası sendedir.

Her zaferin en büyük payı senindir.

Kanaatinle,

İmanınla,

İtaatinle,

Hiçbir korkunun yıldıramadığı demir gibi sağlam ve temiz kalbinle düşmanı alt eden büyük çaban için sana minnet ve şükranımı söylüyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bana verdiği yeni rütbe senindir. Bu rütbe ile yükselen, ordudur.

Cenabı Allah, giriştiğimiz kurtuluş mücadelesinde şerefli silah arkadaşlarıma kendilerini belirleyen soyluluğun, yiğitliğin, kahramanlığın hak ettiği kesin kurtuluşu da nasip etsin.”

……….Cezayirli Albay Muhandul Hacc:

“ Osmanlı geldiğinde biz korsandık. Yüzlerce kabileden oluşuyorduk. Millet oluşumuzu Türklere borçluyuz.”

Tunus Milli Kütüphane Müdürü Osman Ka’ak anlatıyor: Tunus’a milli benliğini veren Türk idaresi ve Türk dönemidir. Onlardan önce Tunus yoktu ve onlardan sonra da Tunus her zaman vardı. Bize has kurumları bize bırakanlar da Türklerdir. Bugün bir Afrika Müslümanlığı varsa bunu Türklere borçluyuz…

Bir Mısırlı Profesör’de Osmanlı olmasaydı Tunus ve Cezayir Hıristiyan olurdu. Portekiz vardı ve Arap Körfezinde idi. Osmanlı olmasaydı şimdi Kuveyt Farsça konuşuyor olacaktı. Osmanlı olmasaydı İran bütün Arap âlemini eline geçirecekti.

………Beş yerde yaram var yazamam mektup/Çoktandır oğlumdan haber yok deyip/Elin beş vakit namaz da açıp/ Kendini kedere salmasın anam.

……..Gurbette ölürsem adımı anma/ Ayrılık….hiç bana yanma/ Şehittir evladın bir ölü sanma/ Gözlerin yaşlarla dolmasın anam.

……..Kalkıp ta kuşlarla seher seher /Bana bir Fatiha okursan eğer/ O büyük armağan ruhuma değer/ Ellerin saçını yolmasın anam…. (Muallim Hikmet Recep)

Hepimizin yüreği ayrı bir şehitliktir. Biz şehitlerimizi yüreklerimize gömer onu orada taze tutarız. Onu besleriz âmin ve dualarımızla, içimize akıttığımız gözyaşımız çiçek açtırır yüreğimizde. Yediveren gibi kokar şehitlerimizin ruhu kanı ve güzelliği.

Zaten Anadolu baştanbaşa bir şehitlik diyarı ve abidesi değil midir? Malazgirt ruhu ile giriştiğimiz her mücadelede yiğit Anadolu insanı bin yıldır kültürel ve din kardeşliğinin dokusunu ve şehit ve gazilikle perçinleştirmiş ve haklı olarak şairin dediği gibi;

Ecdadımızın heybeti ma’rufu cihandır

Fıtrat değişir sanma bu kan yine o kandır….

Dizeleri Türk’ün manevi atmosferini en güzel şekilde yansıtan ve teslimiyetin en ufak bir zerre şüpheye düşmeksizin Yüce Yaratana iltica etmenin ve O’nun şanına layık bir kul olabilmenin özverisini özünde taşıyan insanımızın halis muhlis güzelliğini öngören bir anlayışın gerçekliğidir. Ne mutlu ki İslam olarak yaşadığımız bu güzel beldemizde hep aynı şuuru ve kardeşlik güzelliğini şu an Afrin savaşında da idrak etmekteyiz.

Ne diyordu Tank’ın üstünde Mehmetçiğimiz: BEKLEMESİNLER. Ne demek ti bu BEKLEMESİNLER;

Derin bir ufuktu. Teslimiyetti. Samimiyetti. Allah’a,(c.c.)şeksiz şüphesiz iltica ve sığınma idi. O’ndan yardım dileme idi. Biz Nizamı Âlem Ülküsü ile yoğrulmuş mayamızın, KIZILELMA ideali ile yol haritasını oluşturmuş duruşumuzu, alnı pak ve temiz, asil bir kanın mensupları olarak damarımızda dolaşan hali ile İslam Sancağını omuzlayan,  mazlum milletlere el uzatan bir din ve bir Osmanlı Misyonunun temsilcisiydik. Peki, bu değişti mi? HAYIR. Şimdi yine barış, huzur, mutluluk, gelecek hayatiyet,  haysiyet, şeref ve insanlık adına yine haksızlığa ve zulme boyun eğmemek için namusumuz ve vatanın birliği ve selameti için yine cephedeyiz. ÖYLEYSE; VAR MIYIZ KONYALILAR OLARAK:  eğer gazete sahibimizde uygun görürlerse kampanya başlatmaya: MEHMETÇİK İÇİN. ŞEHİTLERİMİZ İÇİN. ANALAR İÇİN. TÜRKİYE İÇİN. GELECEĞİMİZ İÇİN. ORDUMUZUN ZAFERİ İÇİN, BAŞKOMUTANIMIZ İÇİN, MADDİ-MANEVİ DESTEK ADINA KAMPANYA BAŞLATMAYA VAR MISINIZ?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık