• 14 Ekim 2017, Cumartesi 10:00
YUSUFERDOĞAN

YUSUF ERDOĞAN

KÜRTÇÜLÜK AKIMI

Dünyadaki fitnenin elebaşılarından olan İngilizlerin meşhur tarihçisi Arnold Toynbee’nin bir tespiti:” İngilizler Musul’u işgal ettiği andan itibaren Kürt milliyetçiliğini teşvike başlamışlardır.”Der.

Avrupalılar coğrafi keşifler, sözde aydınlanma dönemi ve sanayi devrimi derken buhar gücünün sanayide kullanılmasıyla birlikte otomasyon sistemine geçip ilk kez İngiltere’de sanayi devrimini yakalamışlar ve büyük bir sömürgecilik yarışına da girişmişlerdir.

Her şeye kendi menfaat menfezleri açısından bakan ve halen dünyevi ihtiraslarını doyuramayan ve bunun içinde kendi kurdukları hümanist anlayışlı demokrasi maskeli sistemlerini medeniyetlerinin otağı ilan edip bunu da bilhassa güç kullanarak pazarlayan batı medeniyeti yamyamlarının en doyumsuzlarından olan İngilizler:  üzerlerinde güneş batmayan imparatorluk sömürgeli topraklarıyla bu güçlerini ABD’ye teslim edene kadar dünya siyasetine baş olmuşlardır.

Osmanlı Devletini yıkan İngilizlerdir. Gerçi Kut’üL Amare’de Türk tokadını yemiş olmalarına rağmen ders kitaplarımızda bundan pek bahsedilmese de, onların unutamayacakları ve bizimde unutmamamız gereken tarihimizin bu gerçeğini çocuklarımıza/gençlerimize anlatmak gerekir.

Hindistan’da tekstil ustalarının kendi ekonomilerine zarar vermesini önlemek isteyen İngilizler nasıl ki binlerce rakamdan bahsedilen el kesimini gerçekleştirmişlerse bugünde dünyayı bilhassa İslam Dünyasına karşı hınçlarını sessizce ve derinden istihbaratlarıyla yürütmektedirler.

Kendilerinin ne kadar aşağı olduklarını yine kendileri söylüyor. Bakın sizlere bir örnek işte: İngiliz yazar William Howitt "Hıristiyan Batı denilen bu soyun, dünyanın dört bir yanında boyunduruğu altına alabildiği milletlere karşı gösterdiği vahşet ve zulmün bir benzerine hiçbir çağda ne kadar yabanıl, ne kadar kaba ve ne kadar merhametsiz ve utanmaz olursa olsun başka hiçbir soyda rastlanamaz" diyor. Bunun dramatik bir hikâyesi Hindistan'daki yerli kumaş üretimini yok etmek için İngilizlerin 1760'lı yıllarda gerçekleştirdikleri, Hindistanlı dokumacıların kumaş dokurken düğüm atan başparmaklarını keserek onları kumaş üretemez duruma düşürmesidir....

Bugün Kürt kardeşlerimizle birlikte sahiplendiğimiz binyıllık bir medeniyet geçmişimiz olmasına rağmen, birlikte ağlayıp birlikte bir sofranın etrafına çöken insanlar olarak et-tırnak misali birbiriyle bağlantılı kız alıp vermiş aynı ortak hedefleri paylaşmış bir toplumu ırkçılık cereyanına/akımına kaptırarak isyan çıkartılmasını başaran batılılar, yine hızlarını alamayıp Türklerin nezdinde İslamı yok etmek için hedef tahtasına oturttukları Türkiye’yi açık bir lisanla yeniden Osmanlı’nın akıbetini tattırmanın telaşı içerisindeler.

Bölgemizde Arap Baharı adı altında başlatılan ve Suriye’ye sıçramasıyla beraber dünyanın hemen bütün milletlerinin at oynattığı meydana dönüşen Bu topraklarda Irak diye gücünü yitirmiş ve bölünmenin eşiğinde maskelilerin cirit attığı istihbarat örgütlerinin gizliden yeraltı örgütlenmesi savaşı verdikleri bu coğrafya: Sayın Bahçeli’nin tabiriyle artık tarihine sığmaz oldu.

Adım adım kendinden emin ve kararlı bir politika izleyen Devletimizin şu an İdlip hedefli ÖSO destekli güvenliğimizi ilgilendiren harekâtını cansiperane destekliyoruz. Dediğimiz gibi artık cetvelle çizilen bu sınırlar tarihimize dar gelmektedir. Binaenaleyh tarihin yeniden Türk Milletinin dirilişine şahit olduğu günlerin eşiğindeyiz. Kararlıyız azmimiz ve irademiz ve halkımızla hak, adalet ve hukuk kavramlarını yeniden islamın potasından çıkma haliyle tanıtacağız tüm dünyaya.

Kürt ve Kürtçülük farklı şeylerdir. Tıpkı Türk ve Türkçülük gibi. Kendini asla Türklük kardeşliği çatısından doğal bir hal tavrı ile(seleksiyon) ayırmadan/ayrılmadan Türk kültür ve geleneğinin/göreneğinin bir parçası olarak yaşayan ve Türk’ün öz kardeşi olan Kürtleri ayırmak mümkün değildir.

Tarihi boyunca Türk kimliğinin birleştiriciliği etrafında kaderini birlikte yaşamaya ahdetmiş insanları bugün emperyalizm pençesinde ezmek ve ayırmak istemektedir. Bunun içinde üretilen çakma Kürtçülük akımı ile beyinler ele geçirilip kalplere ekilecek kötülük tohumları ile yeni fidelerin yetiştirilmesi gayreti hız kesmeden devam ediyor.

Bir zamanlar aynı coğrafyada birlikte olduğumuz bugün Moğol, Bulgar ve Macar diye anılan devletler kendi doğal ortamlarında bilhassa İslamiyeti reddedip batlılı istilacılarla karışık ve nesli değişen bir topluluğa dönüşmüşlerse, Kürtçülük akımının ideologlarıda aynı serüvene bağlanarak Kürtlerinde böyle bir yeni yapılanmaya kaymasını ve ayrılmalarını öngörüyor. Ve bu süreç ne Moğol ne Bulgar ne de Macarların doğal halleriyle örtüşmeyen bir haldir. Emperyalizmin bilerek el attığı ve kurgulanmış bir mücadele olan ve dini tarihi geçmişi olarak bir İsrail Siyonist yapımı ideolojisi olarak Nilden Fırata kadar uzanan ve arzı mev’uda ön ayak teşkil edecek olan bugün bağımlı ve Türkiye’miz için İslam için geleceğimiz için oldukça tehlikeli bir hal alacak Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi’nin aldığı kararların altında işte bu Siyonist fesatçıların ve ABD’nin parmağı vardır.

Kuzey Irak’ta ilan ettikleri bölgesel otonominin tek gayesi Irak’tan ayrı bir devlet kurmaktır. Ama bu yapılanma halkın istediği gibi özgür değil, temeli gövdesi ve çatısı tamamen dışa bağımlı ve köleleşmiş bir ruhun parçalarıdır.

Ben diyorum ki; Böyle bir devlet asla olmayacaktır. Bunlar Kürtçülük akımı ile bölgemizin güneyini ve doğusunu ellerinden gelse bu yeni oluşuma eklemlemek peşindeler. Fakat bu olmayacaktır. Bizi Türk ve Kürt diye bölmek parçalamak isteyenlere bu fırsatı vermeyeceğiz. Bu milletin öz evlatları olan Kürtler, her zaman Türklük dairesi içerisinde kalarak omuz omuza Malazgirt’te, Çanakkale’de, Kut’ül Amare’ de, canlarını Türkiye için ortaya koymuşlardır ve koymaya devam edeceklerdir.

Ne hain PKK, Ne çakma Kürtçülük İdeolojisi ne YPG/YPJ ne ABD ne İsrail ne Almanya bizim birlikteliğimizi kardeşliğimizi bölemeyeceklerdir. Kürtçülük emperyalizme hizmet eden bir sistem anlayışıdır. İran Irak ve Suriye topraklarında kurmak istedikleri hayallerinde Arzı Mevud’un sahipleri üst akıllarıdır.

Bölgemizin zenginlik kaynakları olan kurmanç, zaza ve goranları emperyalizmin pençesinde Kürtçülük akımı ile koparmak isteyenler Kürt Irkı diye damardan girerek ruhları kirletmeye gayret etseler de bunlara anladıkları dilden tokadı vurup, Ortadoğu haritasını be sefer biz oluşturacağız. Bunun içinde kanımız ve canımız pahasına tüm iç ve dış ihanet odaklarına rağmen, FETÖ’cülere rağmen, İngiliz, Amerikan, Alman uşak ve kuklalarına rağmen, tüm hain şebekelere rağmen, inşallah başaracağız. “Kanımız aksa da Zafer İslam’ındır,” laf değil icraatımız diyoruz…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık