• 05 Ağustos 2020, Çarşamba 9:24
YUSUFERDOĞAN

YUSUF ERDOĞAN

KAFALAR BOZUKSA KAR ETMİYOR ÇABALAR (1)

Her ne kadar bozuk saat bile günde iki defa doğruyu gösterse de çarpık zihniyetten doğru çıkmaz, diyerek sözlerime başlamak ve geçmiş mübarek kurban bayramınızı bir kez daha tekrara kutlamak istiyorum. Rabbim inşallah cümlesiyle nice bayramlara ulaştırsın inşallah. Bu girizgâh başlamadan sonra, bende eski alışkanlık olsa gerek bir dörtlük paylaşıp bu meyanda konuşmalarımızı pekiştirelim.

Çay’ın da bir derdi vardır hele de bulgur pilavının
demlenmeyen bir insanda fikir ne gezer?
Bırak dertleriyle baş başa kalsın, yalan dünyanın
atma içine hiç bir derdini, altında ezer...
(#yusuferdoğan)

Dünyanın dertleriyle her gün hem hal oluyor her gün bunlarla mücadele ediyoruz. Rabbim hiç kimseye kaldıramayacağı yük yüklememiştir. Kimimiz sabır göstererek, bunları Rabbe iltica ederek karşılar kimimiz ise feryadı figanla dokuz mahalleye sesini duyurup ortalığı birbirine katar. Bunların hepsi dediğimiz gibi kul olabilme şuuruyla yaşadığımız imtihan çeşitlerimiz ve fakat tahammül, sabır, gayret ve teslimiyet babında bu hikmetli alanın içinde kalanlar ve bir de bu çizginin dışında olup dünyevilik takılanlar var. Mühim olan burada idrak farkındalık ve samimiyetle gönlün kalesini rabıtalı hale getirip sabır tutmaktır.

Ülkemizin şu son yüz yıllık serüvenine baktığımızda tüm yaşananların toplumun kültürel hançeresine dayatılan bir kasatura gibi sürekli acı ve kıvranma ile problemlerin artarak devam ettiği,  kültürel kimlik yozlaşmasının halkın ahalisini birbiriyle çatışır hale getirdiği, aydın ve halkın kahır ekseriyetinin aralarındaki uyuşmazlığın ayyuka çıktığı, aydın dediğimiz kesimin halktan kopuk ve fildişi kulelerinde yaşadığı, halkı küçümsediği görülür. Halk ise onların nezdinde, sadece üreten, askerlik yapan ve vergisini veren bir konumda düşünüldüğü için devlet, millet ve yönetim işlerine karıştırılmadığı ve oy deposu olarak kalması gerektiği fikrine alıştırıldığı ve öyle kalması gerektiği, kıl beşi karışma başkalarının işine düz mantığıyla adeta leğende un ve su karışımı hamur gibi yoğrulduğu görülür. Artık bu intibalar her ne kadar vatandaşın nezdinde günümüzde geçersizleştirilse de hala eski hastalık özlemlileri nezdinde, dağdakilerin oyu ile aydının oyu bir olmamalı denilerek savunulur. Hâlbuki halkımız önünde liyakatli bir lider olduğunda yapamayacağı ve başaramayacağı hiç bir şey oktur ve her şeyin üstesinden gelmek gibi, her acıya dayanmak gibi sabırlı olduğu da tarihen sabittir. Bundan dolayı biz her fırsatta tarihimizi hafızamız olarak asla yanımızdan ayırmadan problemleri çözmek için başucu olarak kullanmak zorundayız.

Şimdi efendim bu girişten sonra asıl konulara kısa da geçiş yapmak istiyorum. Her olayın çözümü varken kimileri üstüne vazife olmayan hususlarda ahkâm keser kimileri okumadan âlim yazmadan kâtip olur ve bizde de nedense pek fazla görülür. Efendim günün birinde şöyle bir gelişme yaşanmıştı bizde. Yani toplum nezdinde. Bir örnek vereyim mesela. Müftülerin nikâh kıymasını sağlayacak yasa tasarısının ardından başlayan tartışmaya türkücü İbrahim Tatlıses de dâhil olmuş ve sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunarak, 'resmi nikâhı müftü kıyacaksa imam nikâhını da belediye başkanı mı kıyacak?' diye sormuş ve devamla şu açıklamalarda bulunmuştu..

“Arkadaş dünya neredeyse tersine dönecek. Gecenin bu saatinde tartışılan şeye bak; resmi nikâhı müftüye kıydıralım mı kıydırmayalım mı? Burdan yak. Peki, bende bir şey soracağım; resmi nikâhı müftü kıyacaksa imam nikâhını da belediye başkanı mı kıyacak? Hade canım!...DEMİŞ .!(gazetelerden)

………Şimdi  yukarıda dedim ya bizde herkes alim,herkes prof mübarek.Keşke varsın olsun diyorum lakin herkesin her konunun, her alanda uzmanı olması sizce mümkün mü? Senin konuşman gereken şeyler ve yerler vardır, benim konuşmam gereken yerler ve konular vardır. Anlaşılan kafalar Caner Tıslamana göre odaklanmış sanki..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık